Green Lantern The Animated Series 19 '' Loss ''


 İnsan Avcıları’ nın olacağı yerde Kırmızı Fenerler’ in de olacağını söylemiştim, bu bölümle beraber tahminimde yanılmadığımı görmek muhteşem oldu. Homecoming bölümünden beri görmediğimiz Kırmızı Fenerler de böylelikle sahneye tekrar çıkmış oldular ama dönüşlerinin muhteşem  olduğunu da söylemek güç. Atrocitus’ un tutuklanmasından sonra Zilius Zox’ un başa geçmesini pek istemediğim doğrudur, bu bölümde neden bu konuda haklı olduğumu göstermiş oldu, gelecek bölümlerde de Kırmızı Fenerler’ i göreceğimizi düşünürsek Atrocitus’ u mumla arayacağımız kesin. Ama tabii ki asıl sorunumuz farklı, Anti-Monitor tehlikesi hala devam ediyor bildiğiniz üzere. Hala Anti-Monitor’ u yok etme konusunda tek bir adım bile ilerleyememiş ekibimizin, bu sorunu nasıl çözeceği hala muamma. Sonuçta Kırmızı Fenerler’ in sorun olduğu zamanlarda ekibimiz, onlarla savaşmak için başkalarıyla ittifak kurma çabasındaydı hatırlarsanız. Şimdiyse gemileriyle bir gezegenden öteki gezegene uçup, karşılarına çıkan İnsan Avcıları’ nı yok etmekten başka bir şey yapmıyorlar, bunun sonunun çok kötü biteceğini ve Anti-Monitor gibi bir düşmanın sonunun  hiç beklenmedik ve saçma bir şekilde olacağını düşünüyorum.

 

 Bu bölüm sayesinde bazı ‘’ dostları ‘’ tekrar görme şansımız oluyor, tabii bölüm içinde diyalogları olmasa da yine de onları görmek iyi geldi. Mesela bölümün başında, Prens Ragnar’ ı görüyoruz, birkaç saniyelik öfkeli bakışlardan ibaret fakat iki bölüm neredeyse kendisine tahsis edilmişti.* Ancak asıl önemli olansa Anti-Monitor’ un asıl oluştuğunu gösteren bir ‘’ flashback ‘’te gerçekleşiyor, okuyanlar bilir Anti-Monitor’ un yaratıcısı Krona’ yı. Kahramanların başına sadece Anti-Monitor dışında birçok dert açan Krona’ nın unutulacağını sanıyordum fakat, gerekli olduğu üzere kendini görme şansına sahip olduk.
 
 


Bu bölümle birlikte bazı işler de renk değişirdi.Geçtiğimiz bölümlerde Razer’ ın basit bir aşk hikayesi için diziye yerleştirildiğini söylediğimi hatırlarsınız belki, fakat bundan daha kötüsü yani en klişe olanı için bile diziye yerleştirilmiş olabilir. Ne mi demek istiyorum, artık bu bölümle beraber Aya’ yı kaybettik, ölmez sanılan robot bile öldü. Aslında bu noktada aklıma bir husus takılmadı değil.Hatırlarsınız ‘’ Homecoming ‘’ bölümünden sonra Aya’ yı bir laboratuara kapattıklarında,  kendisinin baş kısmının arkasında bulunan, tabir-i caizse bir hafıza kartı olduğunu ve burada Lanos ile değiştirildiğini görmüştük. Bu noktada kendisi yine gemiye yüklenemiyor olsa bile, o ‘’ hafıza kartı ‘’ sayesinde kurtarılabilirdi. Yani kısacası mantığa yatmayan bir husus olarak, bu ölüm – aslında yok oluş mu demeliydim, robotlar ölmez en nihayetinde – olmadı, belki de dediğim husus kullanılarak belki bir geri dönüş bile olabilir, ne dersiniz ?

 

 Son olarak Ysmault’ tan kaçırılan Zillius Zox’ un yokluğu – mantıklı düşünürsek – fark edilecektir elbet ve bana kalırsa İnsan Avcıları sorunu ve üzerine bu eklenince, yeni bir Kırmızı Fenerler ve Yeşil Fenerler savaşı izlememiz mümkün, tabii asıl sorun farklı olduğu için bu tek bölümlük hadise olarak kalacaktır en nihayetinde ama yine de belki böyle bir karşılaşmada önceki bölümlerde bize verilemeyeni, belki yeni bir savaşla vermiş olurlar. Böylelikle bir incelemenin daha sonuna geldik, herkese iyi seyirler diliyorum, hoşçakalın.

 
 

 * Kendisinin olduğu bölüm incelemeleri için bkz. Heir Apparent ve Regime Change
 
 
 
 

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget