Green Lantern The Animated Series 24 '' Scarred ''

 

Bölümün adının siz nereden çağrışım yaptığını biliyorum, Muhafız Scar geliyor aklınıza. Aslında  böyle düşünmeniz de yanlış değil çünkü bölümün kendisi Scar’a ayrılmış durumda. Bu bölüm Scar’ı tekrar karşımıza çıkarmakla beraber, Aya’nın orijinini de bize gösteriyor, anlayacağınız tek bölümle birçok şey görmüş oluyoruz. Finale bu bölümden itibaren son iki bölüm kalmışken artık heyecan dorukta, aklımızda birçok soru var; ‘’Nasıl bir final bizi bekliyor?’’, ‘’Büyük bir savaş mı göreceğiz yoksa Kırmızı Fener Birliği ile yapılan savaş gibi ufak çaplı mı olacak?’’. Genellikle Hollywood’dan çıkan işler, klişeleri kullanmayı çok sevdiklerinden, benim fazla bir umudum yok, az çok da finali tahmin edebiliyorum.

 

 Bölümümüz madem Muhafız Scar ile ilgili, isterseniz kendisinin kim olduğunu ve çizgi roman dünyasında neler yaptığını bilmeyen arkadaşlar için açıklayalım isterseniz. Çok da ünlü olmayan Scar’ın asıl hikayesi Sinestro Birliği Savaşı’ndan itibaren karşımıza çıkmaya başladı. Sinestro Birliği Savaşı esnasında Anti-Monitor tarafından yaralanmasıyla ‘’ Scar ‘’ adını aldı.  İlerleyen zamanda başka bir varlığın kontrolü altına girerek, diğer Muhafızların arkasından iş çevirmeye başladı ve onları maniple etti. ‘’ En Karanlık Gece ‘’ hikayesinde onu etkisi altına alan varlığın Necron olduğu anlaşıldı. Dizimize baktığımızda çizgi roman ile az biraz uyumlu olduğunu fark ediyoruz. Scar, dizide de Anti-Monitor tarafından yaralanıyor ve dizimizde de kötü safta yer alıyor, en azından birkaç bölüm önce böyle oldu. Bu bölümdeki ufak tefek detaylar da çizgi roman hikayesine göz kırpmadı değil.

 
 

İyi dediler kötü çıktı, robot dediler canlı çıktı. Kimden mi bahsediyorum? Tabii ki de Aya’dan. Kaç bölümdür robot ile canlı arasındaki aşkın mümkünlüğünü sorgularken, ufak tefek yanıtlarla da olsa ‘’Bu mümkün, çünkü o bir yapay zeka! ‘’ tarzında yanıtlarla tatmin olmaya çalışıyordum. Asıl bomba finalden birkaç bölüm önce patlamış oldu. Meğerse Aya, robot değilmiş ve Aya’nın özü, Yeşil Fener yüzüklerine de güç veren canlı varlık  Ion’dan geliyormuş. Şaşırdınız değil mi ? Duyunca ben de şaşırdım. O değil de, Aya’nın yok edilmesini ima eden tek bir sözcükte bile ortalığı yıkmaya hazır olan Razer, canlı olduğunu öğrenince daha da çekilmez hale gelecek, düşünüyorum da, iyi ki finale az kalmış.

 

 Bu bölümde gemimiz yüksek hızla ( ultra-warp ) seyahat ederken oluşan görüntü ve ışık değişimlerinin karakterlerin kostümlerinde hissedilmesine kadar düşünülmüş ince detaylar oldukça güzeldi. Bunun yanında Superman II filminden Ursa olarak tanıdığımız Sarah Douglas’ ın ‘’kötü kadın’’ olma kaderini yenemediğini de tekrar görmüş olduk, kendisi sesiyle Muhafız Scar’a hayat verdi, dürüst olmak gerekirse kendisine ‘’kötü kadın’’ rolleri yakışıyor fakat bundan sonraki bölümlerde karşımıza çıkmayacağını düşünüyorum. O değil de, kaç bölümdür şikayet ettiğim gemimiz de artık yok, yirmi dört bölümdür olaylara mekan olan gemimize böylelikle veda etmiş olduk. Bunun yanında ‘’ Kara Kitap ‘’ ve ‘’ Alpha Lanterns ‘’ gibi çizgi roman detaylarına hissettirmeden yapılan göz kırpmalar da bölüme gayet iyi tat vermiş. Fakat ne olursa olsun, Aya’nın orijin hikayesinin kötü olduğunu itiraf etmeliyim.

 

 Ekibimiz, Aya’yı yok etmenin bir yolunu hala bulabilmiş değil, bulsalar da Razer hemen müdahil olup bunu önlemeye çalışıyor zaten. Son iki bölüm kala, elimizde sadece küçük ufak tefek ipuçları ile finale gidiyoruz. Bundan sonraki bölüm ve final, iki bölüm olarak olayların neticelendirileceği bölüm olacak, umarım güzel bir final ile dizimize son veririz.

 
 
 
 
 
 

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget