İnceleme: Beware The Batman S01E02 [Secrets]


İncelemelere biraz geç başlasam da kısa sürede güncele yetişip haftalık Beware The Batman incelemesi olarak devam edeceğim. Yeni Batman animasyonumuz ilk bölümüyle kendini kimilerine sevdirse, kimilerine kızdırsa da ikinci bölümüyle yere daha sağlam basıyor. Dikkat, buradan sonrasında yarasalar spoiler dağıtıyor olacak.


Yeni bölümümüz bir "Beware The Batman'de daha önce" görüntüleriyle açılıyor. Bunun anlamı bölümler birbirinden bağımsız olmayacak ve klasik "her bölüm başka bir kötü" mantığından öteye geçerek bize genel bir hikaye sunacak. Serinin baş kötüsü Anarky, planlarını hazırlamaya başlasa iyi eder. Önceki bölümdeki kötülerimizin aksine 2. bölümde gayet insancıl, bazı yönleriyle tanıdık bir simayı andıran Magpie yer almakta düşman olarak. Atletik, zarar görmez, "shiny" (parlak) şeylere karşı inanılmaz bir zaafı olan, çalmak gibi engelleyemediği bir hastalığı olan çılgın bir karakter.


Bu bölümde öğreniyoruz ki Batman henüz ilk yıllarında ve sahneye yeni yeni çıkmaya başlamış. Hevesle Batman'le tanışmak isteyen Barbara Gordon'a babasının sert çıkışı ve Batman'in en az suçlular kadar tehlikeli olduğunu söylemesinden anlıyoruz ki daha ayrılmaz ikili Gordon/Batman tanışmamış bile henüz. Bölümün sonunda tanıştıklarında da ilişkilerinin temeli atılmış oluyor böylece. Ayrıca bölüm içinde bazı gazete manşetlerinde de "Batman: Kurtarıcı mı Tehlike mi?" gibisinden başlıkların yer almasından Batman'in daha yeni açığa çıktığını görüyoruz. Yamashiro'nun da Batman'i kostümünden dolayı aşağılaması klişe bir numara olmuş ama Batman ile karşılaştığında yaşayacağı şaşkınlığı düşünmek açısından güzel. Ayrıce Yamashiro'nun (Katana) bu bölümde biraz daha etkin olmaya başladığını görüyoruz. Koruması ve şoförü olarak Bruce Wayne'den de nefret etmekte öte yandan. Nefret etmekten öte küçük görmek diyebiliriz. 


Barbara Gordon'ı bu kadar erken görmemiz, haliyle akıllara"Sezon bitmeden Batgirl'i görebilir miyiz?" sorusunu getirtiyor. Jim Gordon'un da hala teğmen olduğunu görüyoruz. "Commissioner Gordon" ismini duyana kadar baya zaman geçecek gibi. Bunun yanı sıra "ilk yıl" etkilerini Batman'de de görebiliyoruz. Ne kadar güçlü olsa da hata yapıyor, Magpie'dan dayak yiyor. Kafamıza yerleşen kara şövalye imajını yakalaması için daha uğraşması gerekecek. Ama ilk bölümde belli olan, bu bölümde daha da ön plana çıkan bir şey var ki dizinin tüm aksaklıklarını silip atıyor: Dedektiflik! Tatsu ile Alfred'in geçmişteki bağlantılarını Shelock Holmes edasıyla şıp diye açığa çıkarması, Dr. Ravencroft'un odasına girdiği an bütün her şeyi gözden geçirip fikir üretmeye geçmesi gibi harika sahneler bulunmakta. Tüm bunların yanı sıra Bruce'un geçmişine de değinecekleri kanısındayım. Doktorun odasındaki mürekkep testleri karşısında gördüğümüz flashback sadece bir başlangıç olacak. 




Magpie ise bölüm sonuna kadar biraz fazla Catwoman benzeri bir karakter imajı çiziyordu. Çalma tutkusundan tutun Batman'e karşı tavırlarına kadar Selina Kyle gibi. Ama Batman'den "bir daha kafese sokamayacaksınız" diyerek kaçtığı anda karakterin biraz daha şekillendiğini ve bölüm sonunda çift kişilikli biri olduğunun ortaya çıkmasıyla dolu bir karakter olduğunu anlıyoruz.Magpie yakalanacağı zaman Bruce ve Gordon arasındaki yavaş ilerleyen dinamiği de görüyoruz. Gordon "dost değiliz" demesine rağmen gitmesine izin veriyor. Batman ise sistemi sorguluyor. Magpie'ı yaratan sistemden rahatsız ve tekrar Blackgate'e döneceğini öğrenince "Adalet bu mu?" diye soruyor. Buradan varsayıyorum ki Arkham henüz yok ve inşa edilmesi için en büyük desteğini Batman'den alacak gibi.


Artılar:

+Batman/Gordon ilişkisinin resmen başlamış olması. Önümüzdeki bölümlerde daha da derinleşecektir.
+Klasik düşmanların aksine yeni bir düşman daha. Ancak bu sefer ilk bölümdeki düşmanların aksine Magpie'ın motivasyonları daha mantıklı ve yerinde.
+Dünya'nın en iyi dedektifi bu bölümle birlikte lakabının hakkını daha çok vermeye başladı. 2 bölümdür söylüyorum ama bence dizinin en harika yönü bu.
+Bruce'un obsesif kompülsif bozukluğu! Evet, Bruce mükemmeliyet takıntılı. Yemek masasına oturduğunda hemen çatalı düzelttiğini fark ettiniz mi? Buna ek olarak çok önemli bir görevin ortasında 2 tane grafiticiye batarang fırlatması da var. Her bölümde ince detaylarla bunu gösterirlerse tadından yenmez.
+Harika diyaloglar ve dile dolanan replikler: "No more shiny shiny"

"Biri kalkıp neden bir yarasa kostümü giyer ki?"
"Bunun kostüm olduğunu kim söyledi?"

+Batman'in orijinine flashbacklerle erkenden giriş.

Eksiler:

-CGI bazen rahatsız edici olabiliyor.
-Magpie'ın bölümün çoğunu Catwoman kopyası gibi geçirmesi. Ama en azından kendi yolunu bulabildi sonunda.

BÖLÜM PUANI: 8.0
 


Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget