İnceleme: Arrow S02E01 - City of Heroes



Yönetmen: John Behring

Senaryo: Greg Berlanti, Andrew Kreisberg, Marc Guggenheim

Oyuncular: Stephen Amell (Oliver Queen/Arrow), Katie Cassidy (Laurel Lance), David Ramsey (John Diggle), Willa Holland (Thea Queen), Emily Bett Rickards (Felicity Smoak), Colton Haynes (Roy Harper), Manu Bennett (Slade Wilson), Susanna Thompson (Moira Queen), Paul Blackthorne (Quentin Lance), Celina Jade (Shado), Colin Salmon (Walter Steele), Summer Glau (Isabel Rochev)

Yayın Tarihi: 9 Ekim 2013

İzlenme (ABD):  2,74 Milyon


Bu noktadan sonrası bölüm ile ilgili spoiler içermektedir. Uzak durmanızı, şöyle bir göz atacaksanız nükleer sızıntı kostümünüzü giymenizi tavsiye ederiz.




Arrow nihayet 2. sezonuna başladı ve geçen sezonun en iyi bölümü olan sezon finali "Sacrifice" nerede bıraktıysa aynı tatla devam ediyor. 

Oliver'ın, Malcolm Merlyn'in planına engel olamayıp hem Glades'in hem de Tommy'nin ölümünü durduramamasının üzerinden 5 ay geçmiş ve daha önce 5 yılını harcamış olduğu adaya yeniden dönmüş durumda. Bölüm de buradan başlıyor. Felicity ve Diggle Oliver'ı adadan çıkmaya ikna etmeye gelir ve Oliver kısa zamanda ne kadar Tarzan'a benzediğini hevesli ve terli bir şekilde gösterir. Thea ve şirketi kollaması için geri dönmesi gerekmektedir ama tekrar "vigilante" olmaya gönüllü değildir. Adadan geri nasıl döndüklerine dair bir fikrimiz yok ama Oliver ilk başta özel bir şeyle gelmişse dönüşleri kolay olmuştur tabi. Neyse gereksiz bilgi zaten, irdelemeye gerek yok. 

Şehirde olanları kısaca özetlemek gerekirse kapüşonlu kahramanımızın yokluğunda Dedektif Quentin rütbe kaybetmiş, ergen aşıklarımız Thea ve Roy hala aynı muhabbetlerine devam etmekte, Laurel, Tommy'nin acısından botoks yaptırmış (cidden bu kızın yüzüne n'olmuş!?), Felicity ve Diggle dinamiklerinden hiçbir şey kaybetmemiş, anne Queen mapus damlarında "Oy gardiyan" türküsünü mırıldanmaya başlamış bile. 


Ayrıca şehirde copycat diye de bilinen, ecnebilerde oldukça meşhur bir savaşçı kimliği (!) olan "Çakma kahraman" kişiler de türemiş. Bu sahneyi izleyip de aklına The Dark Knight gelmeyen yoktur sanırım. Ama "çalma" demeyelim zira süper kahramanlık müessesesinde copycat kültürü oldukça geniş. Bu çakma kahramanlarımızın özelliği, hepsinin Glades'deki büyük depremin ardından hayatları mahvolmuş insanlar olmaları ve kendilerine bunu yapan insanlara acı çektirmeyi Oliver'ı idol alarak öğrenmiş olmaları. Bölümümüzün ana hikayesi bu. Ancak karakterler biraz zayıf. En basitinden Moira Queen'in onca açıklamasına inatla Queen'lere bulaşmaları biraz zorlama. Dahası bölümün başındaki acımasız kişiler, gece kulübünde rastgele bir kız seçip öldürmekle tehdit eden kişiler zaten öldürmeye karar verdikleri birini kaçırınca neden birbirleriyle çatışıyorlar anlamsız.

Glades faciasından sonra Queen Consolidateds'in durumu da içler acısı bir durumda. Stellmoore şirketi bu sene ekonomik anlamda ciddi bir rakip olacak gibi. Yani Oliver, kapşon giymediği zamanlarda da zor durumda kalacak. Bunun en büyük örneği de Summer Glau'nun oynadığı, tuttuğunu koparan, kopardığını yok eden Isabel Rochev karakteri. En az Nasreddin Hoca kadar hazır cevap olan bu karakterin endişe veren tek yanı, kendisini Summer Glau'nun oynuyor olması. Bugüne kadar oynadığı bütün diziler yayından kaldırılan ve peşine "Summer Glau laneti" diye bir bela takılan Summer Glau'nun gayet güzel oyunculuğunu bile endişeyle izlemek zorunda kalıyoruz. Ama Glau, diziye oldukça güzel bir eklenti olmuş.


Adada olanlar ise her zamanki gibi heyecanlı. Adada da 5 ay geçtiğini öğrendik. Oliver'ın daha adadan kurtulmak için 4,5 senesi var. Bu da bizi rahat 6 sezon bile götürür. Hatta ben olsam dizinin finalini ilk bölümün başıyla birleştirir, tatlı bir final yapardım, Justice League filmini beklerdim (Yürü be!). Geçen sezon adada ilkokul hocama aşırı benzeyen Fyers ve ahalisinin işlerine karşı savaşan üçlümüz bu sezon adanın yeni misafirleriyle uğraşacak. Shado'yu kaçıranlar, "Mezarlar nerede?" sorusunu ısrarla sormaktaydılar. Acaba hazine avcıları mıydılar? Eminim daha düzgün bir şey çıkacaktır ama bahsettikleri mezarların Fyers ve adamlarının mezarları olmadığından gayet eminim. Bu sezon adada yeni bir konumuz var. Ayrıca ocakta yayınlayacağımız ve Green Arrow: Ölüm Makinesi hikayesinin devamında Shado ve Diggle'ı da göreceğiz. Bekleyelim.

Oliver'ın koruma içgüdüsüyle vahşileşip adam öldürdüğü sahnenin de bu bölümde olması manidar. Zira kanunsuz kahramanımız artık öldürmek istemiyor ve işleri daha temiz yollarla halletmek istiyor. Zaten artık dizi de babasının "intikam"ından Tommy'nin "onurlandırılma"sına geçti. Roy Harper ise bu sezon büyük ihtimalle Oliver'ın gerçek kimliğiyle tanışacak. Oliver'ın gerçek kimliği ise bu sezon belli oldu artık. Bölümün sonunda "Yeşil Ok"a odaklanan kamerayı hatırlarsak ve kanunsuz olarak anılmaktan huzursuz olan Ollie'yi de hesaba katarsak bu sezon %40 "Green Arrow" ya da %60 "Arrow" ismini duyacağız.


Evet, gelelim 2. sezon tahminlerine ve teorilerine.

Black Canary'den başlayalım. Eğer Black Canary ile ilgili bir şey bilmek istemiyorsanız bu paragrafı atlayın. Spoiler içinde spoiler kullanarak kendimi onurlandırdıktan sonra Black Canary'nin kim olduğunu söyleyeyim: Caity Lotz a.k.a Sara Lance yani Laurel'ın Oliver yüzünden ölen kız kardeşi! Tabi elbette bunu bilenleriniz de vardır. Peki, nasıl olacak yani? Ne demek kardeşim, Black Canary Laurel'dır, nokta! diyorsanız bir soluklanın hele. Black Canary aslında Dinah Lance değil annesidir çizgi romanlarda. Dinah, bunu annesinden miras alır ve bu kahramanlığı devam ettirir. Tıpkı Watchmen'deki Silk Spectre gibi. Laurel'in annesini oynayan, Doctor Who'dan tanıdığımız, biricik River Song'umuz Alex Kingston dizinin sürekli oyuncusu olmayacağını söylemişti. Zaten bölümün sonunda gördüğümüz Canary'nin de fiziğine benzer bir fiziği yok. Sara Lance, Black Canary mirasının ilk halkasını oluşturacak ve büyük ihtimal bir iki sezon sonra Laurel kontrolü eline alacaktır ve özlediğimiz Black Canary'i gösterecektir. Evet, bu konuyu kapattığımıza göre 2. sezon dileklerine geçelim.

Dizinin 2. sezonu Batman'in en efsane hikayelerinden birisi olan No Man's Land'e inanılmaz derecede müsait. Olayların deprem makinesiyle başlaması bile aynı (No Man's Land'de sonradan depremin doğal olduğunu öğrenmişlerdi). Mahvolmuş Glades'de sürekli hak iddia edip şehri kendi aralarında paylaşıp bölgelere bölecek suçlular, onlara engel olmaya çalışan Quentin Lance önderliğindeki polis ekibi, bölgeleri kurtarmaya kararlı kahramanlar ve her şeyin ortasında çile çeken Glades halkı. Eminim bu sezon harika olacak.

 Agents of S.H.I.E.L.D.'ın hayal kırıklığı bir dönemde 2. sezonuna başlayan Arrow, beklediğimize değercesine, kalitesini ikiye katlayıp ekranlara dönüyor. 

"OLIVER QUEEN - YOU HAVE FAILED THIS CITY"

 

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget