İnceleme: Arrow S02E06 - Keep Your Enemies Closer


Yönetmen: Guy Bee

Senaryo: Ben Sokolowski & Beth Schwartz

Oyuncular: Stephen Amell (Oliver Queen/Arrow), Katie Cassidy (Laurel Lance), David Ramsey (John Diggle), Willa Holland (Thea Queen), Emily Bett Rickards (Felicity Smoak), Susanna Thompson (Moira Queen), Caity Lotz (Black Canary), Paul Blackthorne (Quentin Lance), Dylan Neal (Dr. Anthony Ivo), Colton Haynes (Roy Harper), Manu Bennett (Slade Wilson), Michael Rowe (Deadshot), Summer Glau (Isabel Rochev)

Yayın Tarihi: 13 Kasım 2013

İzlenme (ABD):  - Milyon


Bu noktadan sonrası bölüm ile ilgili spoiler içermektedir. Uzak durmanızı, şöyle bir göz atacaksanız nükleer sızıntı kostümünüzü giymenizi tavsiye ederiz.


Geçmiş bölümlerin incelemelerini hızlıca bitirdikten sonra bu haftanın bölümüne gelebildik nihayet. Geçtiğimiz bölümlerden çok daha farklı bir bölüm izledik bu hafta. Hikaye tamamen Rusya'da geçti ve önceki bölümlerin incelemelerinde yaptığımız tahminler de doğru çıkmış oldu.

Artık Isabel Rochev'in kim olduğundan bahsetmemizin vakti geldi. Karakterin en ön plana çıktığı bölümde Oliver kendisine "Şirketi kurtarmak için neden bu kadar uğraşıyorsun?" sorusunu sorunca cevabı çizgi romanlarda aramanın vakti geldi gibi.

Isabel Rochev Sibirya'nın küçük bir köyünde elmas madenciliğiyle uğraşan insanların çocuğudur. Günün birinde haşmetli baba Robert Queen köye ziyarete gelir ve bu küçük kızı çok etkiler. Rochev, baba Queen'i kendisine rol model kabul eder ve hayata sımsıkı sarılır. Madenci köle kız kimliğinden sıyrılır. Ve yıllar sonra hedeflerini gerçekleştirip Robert Queen'in ölümünden sonra şirketin hisselerinin büyük çoğunluğunu satın alır ki dizide de böyle yapmıştı. Amacı Queen şirketlerini Robert Queen'in olduğu o görkemli günlerine geri döndürmektir. Şimdi dananın kuyruğunun koptuğu yere geldik. 2009'daki Justice League: Cry For Justice macerasında Green Arrow'un şehri Star City'nin büyük bir kısmı mahvolur Prometheus isimli bir düşman yüzünden. (Glades depremini hatırlayalım) İşte bu kaos günlerinde Isabel Rochev gücünü daha da arttırmak için kendi özel adamlarını silahlandırır, şehir üzerinde hakimiyetini arttırmaya başlar. 

Isabel, kendisini Robert Queen'in gerçek varisi olarak görmekte. Hatta Robert Queen'in tek "aşkı" olduğunu iddia eder ve anne Queen'in yüzüğünü ve mücevherlerini bile takar. Ve tek isteği Queen ailesinin yüz karası, hovarda evlat, serseri mayın Oliver Queen'i ortadan kaldırmaktır. 

Dizi, Isabel Rochev'in bu eylemleri yapmasına en müsait dönemde ve karakter diziye bundan daha iyi bir zamanda sokulamazdı. Şimdi, 5 bölümdür Isabel Rochev'in Arrow'a değil Oliver'a düşman olaması gerektiğini, Oliver'ın kendi düşmanlarına ihtiyacı olduğunu söylemiştim ve durum umarım böyle devam eder.

Bu bölümdeki Isabel ve Oliver'ın arasındaki ilişki gayet güzeldi aslında. Rochev tam bir femme fatale imajı çiziyor ve bu tam bir "kadın" imajı diziyi renklendiriyor. Yalnız Felicity-Oliver-Isabel arasında oluşturulmak istenen aşk üçgeni nedir ya? 2. sezon harika giderken, bu kadar saçma bir işe girişilmesi doğru mu? Hayır. Oliver sadece Isabel'e yakın olsa hiçbir problem yok. Her ne kadar Felicity ile aralarındaki profesyonel ilişkinin bozulmasını istemesem de Ollie'nin Felicity ile beraber olmasında da bir sorun yok. Ama şu lanet aşk üçgeni nanesini yemeyin abi artık. Pembe dizi havası katmasını geçelim inanılmaz zorlama yapılıyor bu üçgen üstelik. Felicity'nin bu konuyla ilgili her diyaloğu kesinlikle vasatın altındaydı. Oliver'ın bu konuyu açıklaması ise bambaşka bir saçmalıktı. Kısacası bu aşk üçgeni olayı bölümün puanını en çok düşüren şey. Umarım devam etmezler.

Roy ve Thea ise ilişki mevzusu dışında diziye neredeyse dahil olamıyorlar artık. Thea ile Oliver arasındaki abi-kardeş ilişkisini görmek ilk sezonda güzeldi, bu sezonda tamamen boşlandı o. Roy ise nadiren olaylara müdahale etmekte. Bölümün başında Oliver, Diggle ve Roy'un yer aldığı sahne dizinin potansiyeli açısından çok iyi bir umut verdi. Bu dizi sadece Oliver Queen'in dizisi olmamalı diğer karakterler birlikte hareket etmeli artık. Roy ve Thea için söylenecek en net şey Arrow içindeki farklı bir dizide oynuyorlarmış gibi. Hikaye örgüsüne daha sık girmeleri lazım. Biri Red Arrow biri Speedy sonuçta :)



Flashback sahnelerine gidelim. 4. bölüm incelemesinde Profesör Ivo'nun geliştirdiği ilaç hakkında Hourman'in insana 1 saat üstün güç veren Miroclo isimli serumundan bahsetmiştik. Bu bölüm öğrendiğimiz de bu ilacın diziye geleceği. Kişiye üstün güç verecek bu ilaca "Mirakuru" diyorlar ve 2 bölüm önce yaptığımız tahminin isabet etmesiyle bizi sevindiriyorlar. Yine aynı şekilde 4. bölümde Anatoli Knyazev'in, diğer adıyla KGBeast'in kim olduğunu açıklamıştık. Unutanlar oraya bakabilir.


Slade ve Shado'nun yaşadığını öğrendik bu bölüm. Slade'in yüzünün yandığı da doğrulanmış oldu. Daha gözünü kaybetmemiş. Sara'nın ihanetiyle ikilinin hayatı yeniden tehlikeye girmiş oldu. Darkseid versin belanı Sara!

Bölümün en güzel yanı Diggle merkezli bir bölüm olmasıydı. Diggle'ın mapus damlarına girip hayatta kalmasını izlemek güzeldi. Direktifi veren A.R.G.U.S. yöneticisi Amanda Waller'ın da diziye girdiğini gördük fakat Amanda Waller'ın zayıf, uzun bir kadın olması zaten çizgi romanlarda eleştirilirken neden diziye de Waller'ın bu halini sokmuşlar bilmiyoruz. Amanda Waller dediğimiz kilolu, tatlı bir abladır. Oyuncu seçimini sevemedim doğrusu. Ama sonuç olarak DC evreninin en büyük organizasyonlarından birisi de resmi olarak girmiş oldu. 

Bu bölüm Laurel yoktu. Eksikliğini hissettik mi? Hayır. Eksikliğini hissedeceğimiz bir karakter gelişimine  yönelmesinden başka diyecek bir şeyimiz yok ne yazık ki.

Sara'yı gördük ama Black Canary'nin, geçen bölümde kimliğini açıklamasından sonra duygularını yaşamasını izleyemedik. 

Quentin Lance ise Roy'u serbest bırakarak tam kapasiteyle Oliver'a çalıştığını kanıtlamış oldu. 


Diggle ve Deadshot'ın beraber çalışmasını izlemek güzeldi evet ancak ta Rusya'ya kadar gidiyorsun, karını kurataracaksın, tüm bunlara sebep olan adamı öldürmek de amaçlarının arasında, ne diye serbest bırakırsın? 2 sezondur Deadshot'a lanet okuyan Diggle, hapishaneden kaçarken gardiyanları bir bir vuran Diggle, nasıl son anda böyle bir şey yapar? Bu bakımdan hikayenin finali hikaye kadar iyi olmadı. Ama öğrendiğimiz bir şey var ki, o gün Diggle'ın kardeşi Andy'nin kazara değil, bilerek öldürülmesi. (Dizinin ilk sezonunu konu alan çizgi roman Green Arrow Year One'ın yazarı Andy Diggle'dır ;)) Andy'nin öldürülmesini isteyenler ise Diggle'ın gugıl dururken Bing'de arattığı H.I.V.E. örgütüdür.

Nedir bu H.I.V.E.?

Açılımı Hierarchy of International Vengeance and Eliminations, anlamı "Uluslararası İntikam ve Yok Etme Örgütü" gibi çılgın bir şey olan gizli süper kötü örgütüdür. Yüksek seviyede suikast ve terör eylemi yapmalarıyla ünlülerdir. Kiralık katil tutmayı severler (severler ne ya?).

Çağlar boyu her kötü organizasyonun tek amacı olan "Dünya'yı ele geçirme" arzusu ile iş yapar H.I.V.E. Kendilerinin ününü arttırmak için Dünya'nın ünlü kahramanlarını, önemli kişilerini öldürmeyi kendilerine rol biçerler. Master dedikleri liderleri, Justice League'i indirebilecek güçte olmadıklarını bildikleri için, Robin, Kid Flash, Superboy gibi genç süper kahramanların oluşturduğu Teen Titans ekibini ortadan kaldırmaları gerektiğini düşünür. 

Bu iş için Deathstroke - Slade Wilson'a teklif götürürler ama anlaşamayınca oğlu Grant Wilson'a giderler. Oğlu kabul eder ama görev esnasında ölünce Slade oğlunun başladığı işi bitirerek oğlunu onurlandırmaya karar verir ve kılıcını kınından çeker. 

Tabi dizide Teen Titans falan olmayacak. Ama Slade ile H.I.V.E.'in bağlantısını görmek kesinlikle ilginç olacaktır. Yani Slade'i günümüzde görmeye daha da mı yaklaştık demektir artık bu?



Ayrıca Oliver ve Felicity'nin izlediği haberi hatırladık mı? Parçacık hızlandırıcısının kurulmasına karşı protesto devam ediyor. Önceki incelemede de dediğimiz gibi, Flash'ın doğuşu böyle olabilir.

Arrow 2. sezonunda adım adım ilerlemeye devam ederken önceki bölümlere göre daha durgun ama ortaya teoriler atmaya yetecek kadar bir bölümle ilerliyor. Önümüzdeki bölümde Count Vertigo geri dönüyor ve hemen sonrasındaki iki bölümde Flash yani Barry Allen'la tanışıyoruz artık.

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget