Green Lantern Animated Series 03 "Razer's Edge"


Bölümün adından da anlayacağımız gibi Razer artık daha çok hikayenin içine giriyor... Bölümü izlemeden gelmeyinissss....





Razer'ın yaptığından pişman olduğunu önceki bölümden görmüştük. Bu bölümde sorgularda cevap vermemesi aslında hem YF'den hem de KF'den nefret ettiğinin yeterli bir göstergesi. KF'e olan nefreti tamamen gezegen yıkımı üzerine dayalıyken YF'e olan nefretinin nedenini bilmiyoruz. Elbette çizgi romanda hiç geçmeyen bir karakterin geçmişiyle ilgili bize bilgi vereceklerdir.


Hal ve atarlı muhafızımız Apsa hikayenin devamının da Sınır Uzay'da geçeceği hakkında bilgi verirken Razer duyduğu pişmanlıktan ötürü sürekli cezalandırılmak istiyor. Razer eğer hikayenin ana karakterlerinden olacaksa cezalandırıp karakteri harcamak gibi bir hataya düşmeyeceklerdir. Ancak evren varolduğundan beri varlığını sürdüren Muhafızlar'ı tek macerada harcayan bir derginin dizisinden bahsettiğimize göre temkinli davranmak her zaman iyidir...



Razer'ı hapsetmek için "Hapishane Gezegen" bulan fenerlerimiz hikayenin bir uzay hikayesi olduğunu hissettiriyor bir anda. Sonuçta onlarca gezegen arasında dolaşıyorsunuz ve bu gezegenlerden sadece birinin basit bir hapishanesine nakletmek çok da hoş olmayan bir durum olurdu. Aynı konsepti şehir hapishanesine uygulasalar belki diyebilirim ama bir uzay hikayesinde olduğumuz göz önüne alınırsa bolca gezegen görmeyi asla yadırgamamalıyız. Hele ki bir YF hikayesi ise...



Gezegenimizin gardiyanları örümcekimsi (hatta bildiğin tarantulanın insan boyutunda olanından) bir tür. YF hikayelerinde bu "evrim farklı yönlerde gelişirse" teması ilk başlarda ne kadar gözüme çarpsa da sonradan batmaya başlıyor. Domuza benzeyen Kilowog, balığa benzeyen Salaak gibi karakterler varken bu konunun çok da fazla sömürülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela Razer'ın tipi her ne kadar insana benzese de gayet hoş tasarlanmış.

Alcatrazımsı hapishanemizden kaçan bir kalamar ile uğraşan ekibimiz (yahu daha demin örümcek dedik de neyse... en azından bu sevimli.) onu zor da olsa yakalamayı başarıyor. Şizofren gibi kendi kendine seslenen kalamarımız onlara hapishanede işkence olduğunu söylüyor. Bölümün belki de en güzel konuşmalarına şahit oluyoruz. İşkencenin hiçbir zaman haklılık yanı olamayacağı ve "canlı hakları" hakkında konuştuktan sonra gezegenin bölümün geri kalanına da ev sahipliği yapacağını anlıyoruz. Geçen bölüme Shyir'ın gezegeni ve bu bölümde örümcek hapishanesinden yola çıkarak her bölüm bir gezegende geçecek diyebiliriz. Ki bu da her bölüm farklı görev yapan "Young Justice" ekibinin dizisini hatırlatır. Benim gibi bu konseptleri seven biri için de güzel olur. Umarım ana hikayenin yanında her bölüm farklı yer gezme imkanımız olur.


Gezegene girilirken ilgimi çeken bir nokta oluyor. Farkettiyseniz ışıklandırmalar gezegen dışından geliyor. Acaba gezegen dışında başka bir gezegenden mi sağlıyorlar ışıkları yoksa onlar direkt uydu vb. şeyler mi? Bunun kafama takılmasının temel nedeni ise gezegene yaklaştıkları anda arkadaki büyük karartı.


Razer'a verilen şokla çok geçmeden onun geçmişine dönüyoruz. Ve bu bölümde alttan mesaj verme konusunda çok başarılı olan yazarlarımız "militarizm" ile ilgili oldukça çarpıcı ve yerinde atıflar yapıyor. Ayrıca Razer'ın ülkesinin feodalite ile yönetildiği gözlerden kaçmamalı. Razer'ın burada daha çok Japonlar'dan ilham alınarak üretildiği söylemek de hakeza mümkün.

Gizemli sarı taşlarla kaplı hapishanemizde gene dünyadan kopamama durumu yaşanıyor. Keşke kristalimsi çizmek yerine daha fazla ovalleştirebilirlermiş... Yüzükleri çalışmayan fenerlerimiz örümceklerle yumruk ve tekmeyle karşılık vermek zorunda kalıyorlar. Öte yandan Razer'ın sevdiği ile son dakikalarına gidiyoruz. Razer'ın elinden düşürdüğü kılıç-kalkan dünya etkisini bir daha gözler önüne seriyor.

YF'in yüzüklerinin çalışmamasının nedeni temelde sarı kristallermiş. Sarı kristallerin böyle bir etkisinin olması bu bölümde es geçileceği anlamına gelmiyor. Ben kötü adam olsam o kristallerden kendime zırh yapıp bir yüzük kapar ve ezer geçerdim YFleri ahh ah...


Kalamarın Aya ile Hal'in espri anlayışı konusunda tartışmasının ardından Aya kendini gemi dışına atıveriyor. Demek ki Aya'yı daha uzun süre gemi dışında göreceğiz. Demedi demeyin...


Razer'ın KF olduğunu gördüğümüz sahnelerle Razer'ın da orjinini az buçuk görmüş oluyoruz. Öte yandan Aya sarı kristalleri geçemediği halde (koridorlarda neden sarı kristal yok?) Razer'ın şok aletine sızmayı başarıp onu şoktan çıkartarak YFleri kurtarmaya ikna ediyor. Böylece Razer'ın kötüden iyiye geçişine de iyiden iyiye tanık oluyoruz. 



Romantizm akımının hissedildiği sahnelerde Razer son anda ekibimizi kurtararak güne son veriyor. Myglom'un hapishane müdürü olmasında gözüme çarpan onun suçunun tam olarak bilinmemesi. Ve Aya'nın YF olmayı hepten kabullendiği sahnelerle bu bölüme de son veriyoruz. Haftaya pazar görüşmek üzere.

 




Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget