Inceleme: Arrow S02E11 - Blind Spot



Yönetmen: Glen Winter

Senaryo: Wendy Mericle & Beth Schwartz

Oyuncular: Stephen Amell (Oliver Queen/Arrow), Katie Cassidy (Laurel Lance), David Ramsey (John Diggle), Willa Holland (Thea Queen), Emily Bett Rickards (Felicity Smoak), Susanna Thompson (Moira Queen), Caity Lotz (Black Canary), Paul Blackthorne (Quentin Lance), Colton Haynes (Roy Harper), Manu Bennett (Slade Wilson), Kevin Alejandro (Sebastian Blood)

Yayın Tarihi: 22 Ocak 2014


Bu noktadan sonrası bölüm ile ilgili spoiler içermektedir. Uzak durmanızı, şöyle bir göz atacaksanız nükleer sızıntı kostümünüzü giymenizi tavsiye ederiz.



11. bölüm genel olarak oldukça iyi bir bölüm olsa da easter egg olarak daha az doyurucuydu. Bölümü hatırlatmak için kısaca özetini geçelim:


Sebastian Blood'ın annesinin öldüğünü duyduktan sonra Laurel, Arrow'dan Blood'ın geçmişini incelemesini ister. Birlikte şehir arşivlerine girerler, her ne kadar dosyayı almış olsalar da içindekiler çalınmıştır. Oliver, normalde Blood'ın belediye başkanlığının büyük temsilcisi olması sebebiyle başta tereddüte düşse de Laurel'a güvenmeye karar verir. Fakat gelin görün ki Slade'in "ya bu işi düzeltirsin, ya da ben seni düzeltirim" tehdidiyle Sebastian Blood, Laurel'ın uyuşturucu bağımlısı olduğunu ortaya atar ve ortalığı karıştırır. 

Bu esnada Roy ve Sin de Roy'un yeni süper gücünü deneyecekleri bir şeyler ararlar. Artık Arrow'a ihtiyaçları olmadığını söyleyip Starling Slasher isminde hayat kadınlarını öldüren bir adamın peşine düşerler. Roy, gücünü sınırlandıramaz ve neredeyse adamı öldürür. Sin, zor kurtarır.

Ve bölüm finalinde de Slade'i ilk defa Deathstroke kostümüyle görmüş oluruz.

Bölümümüzü hatırladıktan sonra Easter Egg'lere bakalım:


Saint Walker's Hospital: Bir önceki bölümde de görmüştük. Green Lantern evreninde umut temsil eden Mavi Fenerler'in kurucularından Saint Walker'ın ismine bir gönderme.

Judge Carlin: Sebastian Blood'ın babasının dosyasını alabilmek için Laurel, patronuna Yargıç Carlin'i aramasını söylüyordu. Bir dönem Superman dergilerinin editörlüğünü yapan Mike Carlin ismine bir gönderme. 

Arrow Line: Laurel ile Oliver'ın çatı katında buluşmaları esnasında arkadan geçen trenin hattı. Doğrudan diziye gönderme tabi ki.

Starling Slasher: Bu arkadaş çizgi romanlara baktığımızda en meşhur Green Arrow çizgi romanlarından olan Longbow Hunters'ta yer almakta. Sadece ismi farklı: Seattle Slasher. O da aynı Starling Slasher gibi hayat kadınlarını öldüren birisi. 

İlginç bir bilgi olarak da Starling Slasher'ı tedavi edip Roy'la konuşan doktor daha önce Sin'i de tedavi etmişti ve ondan öncesinde de Huntress Returns bölümünde McKenna'nın doktoruydu. Daha da tuhafı bu arkadaş Smallville'de de birçok bölümde doktor olarak oynamıştı. Sanırım onun da süper yeteneği bu.


Slade'in kostümü ise Yeni-52 öncesi ve sonrasının bir karışımı gibi. Kostüm genel ağırlığıyla Yeni 52 görünümüne benzese de kullandığı uzun ve ince kılıçlar Yeni 52 öncesinin silahları. Bu şekilde güzel bir karışım olmuş ve açıkçası ben kostümü beğendim. Fakat maskenin yerine ilk sezonda gördüğümüz ilk Deathstroke'un maskesini kullanmalarını isterdim. Şu haliyle maske hokey takımına aitmiş gibi.

Genel değerlendirmemize geçecek olursak, Blind Spot haftalık kötü adam konseptinden uzak olunduğunda da gayet iyi sonuçlar alınabileceğini gösteren bir bölümdü. Ana hikayeye çok şey kattı ve karakterlerin ilerlemesi açısından kayda değer bir bölüm izledik. Ollie'nin Slade'le karşılaşacağı ana dair beklentiler de gittikçe yükseldi.

+ Laurel'in karakterinin ilerlemesi için çok iyi malzemeler çıkıyor ortaya, Laurel süs olmaktan daha fazla işe yarıyor böylece.
+ Kevin Alejandro, Sebastian Blood rolü için biçilmiş kaftan. İki yüzlü bir karakteri oldukça başarılı yansıtıyor.
+ Bölümün en büyük artısı tabi ki de bölümlük kötü adam olmadan anlatılan bir bölüm olması. Dizinin en büyük eksisinin bu olduğunu söylemiştik ve bunu aşabileceklerini gösterdiler.
+ Ve tabi ki nihayet Deathstroke'u görebildik!


- Arrow olarak konuşurken daha az replik vermeleri gerek doğrusu. O sesle uzun müddet konuşunca kulak tırmalayıcı oluyor ne yazık ki.

Özetle, Blind Spot diğer doldurmalık bölümlere nazaran daha hatırda kalıcı bir bölümdü ve dizinin geleceği için temel bölümlerden biri olarak bile sayılabilir.

 

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget