En İyi 5 Batman - Elseworlds Hikayesi



Batman haftasında sıra 75 yılın en iyi hikayelerini seçmeye geldi!


En iyi hikayeler dediysek bunu tek bir potada eritmeyeceğiz tabi. Burada 75 yaşında bir karakterden bahsediyoruz ve birbirinden güzel sürüyle macerası var. Fakat yine de eninde sonunda eleme yapmamız gerekecekti. Biz de farklı bir yol izlemeye karar verdik. En iyi Batman hikayeleri 4 yazı başlığı altında gelecek:

-En iyi Sınırlı Seriler
-En iyi Tek Sayılık Hikayeler
-En iyi Hikaye Örgüleri
-En iyi Elseworlds Hikayeleri

Listemizin en ufak kısmından başlıyoruz. Öncelikle Elseworlds nedir?

Marvel şirketinin "What if?" denilen serileri vardır. "Ya şöyle olsaydı?" diye. Örneğin bizim de çevirdiğimiz What if Planet Hulk? sayısındaki gibi "Ya sürgüne gönderildiği gezegende ölen Hulk'un karısı değil de Hulk olsaydı ne olurdu?" şeklinde bir misalini görebiliriz. Marvel'da bu konsept biraz daha, zaten yapılmış olan seriler üzerine yapılırken DC Comics bu mantığı bambaşka bir şekilde ele alıyor. 

Yine "Ya şöyle olsaydı?" mantığı temel olarak korunsa da en büyük değişiklik karakterlerin tamamen değişmesi. Bildiğimiz, tanıdığımız karakterleri bambaşka bir evrende ya da bambaşka bir zamanda görürüz. Ama bu işin en iyi yapıldığı karakterlerin başını Batman çeker. Yaklaşık 30'un üzerinde Elseworlds hikayesine ev sahipliği yapan Batman, kendi evreninin verdiği imkanlarla da hikayelerin zenginleşmesine çok büyük olanak sağlıyor. Eh, elimizdeki materyal az olunca en öne çıkanları alalım dedik. İşte Enygma'nın seçkisi en iyi 5 Elseworlds hikayesi...

[next]


5. Nine Lives


Yazar: Dean Motter
Çizer: Michael Lark

Film noirler belli bir dönemi kasıp kavurmuştur ve benim de en sevdiğim film türlerindendir. Genel motifleri nadir değişir. Karanlık bir dünya vardır. Kimsenin hoşlanmadığı bir dedektif, cezbedici bir femme fatale, her birinin kendi sırları olan gizemli kötü adamlar vardır ve tüm hikaye keskin gölgeler ve loş bir ışıkta anlatılır. İşte Nine Lives Batman evrenini yoğurup noir bir dünya olarak bize hediye ediyor. Bir bakalım...

Hikayemiz 2. Dünya Savaşı sonrası suçlular tarafından yönetilen bir Gotham şehrinde geçiyor. Hikayenin en net değişikliği olarak Bruce Wayne acımasız ve dilediğini yapan bir iş adamı. Güvenilmez ve ahlaksız avukatı Harvey Dent ona her konuda yardımcı oluyor ki Two-Face'in en iyi yorumlarından birisi olmalı bu serideki hali. Zamanında iyi günler görmüş ama artık lükse düşkün yaşamını sürdürebilmek için Kit Kat kulübünü işleten bir Selina Kyle var. Edward Nygma'dan tutunda paranoyak bankacı Oswald Cobblepot'a kadar herkes ona hayran. Ve işte hayat böyle devam ederken her şeyin darmaduman olmasına sebep olan bir cinayet işlenir. Cinayeti çözecek kişi ise özel dedektif Dick Grayson'dur.





Evet, başlığın aksine tam olarak bir Batman hikayesi sayılmaz Nine Lives. Daha çok Dick Grayson odaklı ve her açıdan oldukça başarılı. Özellikle tıpkı bir Humphrey Bogart edasıyla yazılıp çizilen Dick, hikayeyi sırtlayıp götürmekte sırıtmıyor hiç. Ve en güzeli de makyajlanmış karakterler burada yok. Joker, Mr. Freeze, Penguin ve Killer Croc gerçek hayatta nasıl olabileceklerse o şekilde yansıtılmışlar hikayeye. 

Özetlemek gerekirse, Nine Lives eğer benim gibi bir film noir hayranıysanız sizi kendisine aşık edebilecek bir hikaye. Bir Batman macerası için ise 1920'lere oturtulmuş ve finali oldukça tatmin edici olmasıyla geçer notu alıyor ve listemize 5. sıradan girmeye hak kazanıyor.

[next]

4. The Doom That Came to Gotham


Yazar ve Çizer: Mike Mignola

Bruce Wayne ve üç evlatlığı, oldukça rahatsız edici, bol dokunaçlı karanlık yaratıklarla karşılaştıkları kuzey kutbunda geçirdikleri bir müddet zamandan sonra Viktorya döneminin Gotham'ına geri dönerler. Fakat bu korkutucu yaratıklar Gotham'da da kendilerini göstermeye başlarlar. Ve Batman evreni ile Lovecraft evreni böylece bir araya gelir!

Evet, yanlış duymadınız "Lovecraft" dedim. Korku edebiyatının en büyük ustalarından birisinin rahatsız edici dünyası pelerinli süvarimizin şehrine konuk oluyor. Ve kesinlikle Mike Mignola'nın çizimleri bundan daha uygun bir evren bulamazdı kendine. Zaten karanlık ve ürkütücü olan Gotham tasvirine Lovecraftvari varlıkların da eklenmesiyle tam bir korku ve gerilim şölenine dönüşüyor hikaye. Gece yalnızken okumayın.



Evet, seri geneli itibariyle tam bir Mignola eseri. Hızlı bir hikaye, hikayede yer yer görülen açıklıklar, etkileyici görsellik ve mistik sembolizm. Klasik karakterlerin hikaye içindeki kullanımları çok ama çok farklı ve hikayede aldıkları roller her zamankinden daha da esrarengiz. Özellikle Harvey Dent'in işlenişi bambaşka. Yukarıda da görüldüğü gibi. Ve Mignola'nın yaratıkları o kadar inanılmaz ki her şeyi durdurup detaylarına kadar incelemek ve ürpermek isteği doğuruyor.

Kısacası, The Doom That Came to Gotham belki de çok iyi bir hikaye olmayabilir fakat Lovecraft ya da Mignola ikilisinden birisini seviyorsanız kesinlikle ama kesinlikle kaçırmamanız gereken bir macera.



[next]


3. Year 100


Yazar ve Çizer: Paul Pope

2039 yılında geçen bu hikaye Batman mitosuna sağlam temellerle bağlı bir şekilde bir distopik bir gelecek sunuyor. Paul Pope bize ilkel, karanlık ve gizemlerle kaplı bir Batman ve otoriter, baskıcı ve boğucu bir Gotham şehri sunuyor. Ayrıca Batman için çalışan, araç tasarlayan genç bir Robin ve Batman'e yardımcı olan, bilgisayarlarla bağı kuvvetli ve Oracle veriyor. Batman'e yardımcı olan karakterlerin başında da Jim Gordon'un mirasını sürdüren torunu var.

Hikayenin en iyi yanı aksiyon sahneleri. İnce ince işlenmiş, detaylı ve vurucu bir sanat çalışmasıyla takip ediyoruz seriyi. Ve Pope'un panelleri kullanışı ve yakaladığı kareler, sahneleri uzun uzadıya seyretmemize olanak sağlıyor. En basitinden açılış sekansı, bize neyi okuyacağımıza dair oldukça gizemli ve aynı zamanda meraklandırıcı bir bakış açısı sağlıyor:





Hikayenin kendisi çok fazla şey vaat etmiyor bize ne yazık ki fakat bambaşka bir Gotham yorumunu görmek hikayenin en önemli noktalarından. Belli bir gerçekçiliğe sahip seride, Batman'in nefes nefese kaldığı birçok ana şahit olabiliyoruz. Tuhaf kostümüyle hasta görünümlü Batman aynı zamanda ürkünç bir etki bırakmayı da başarıyor. Her ne kadar hikayenin sonunda birçok soru havada kalsa da (Gotham nasıl bu hale geldi? Joker gibi eski düşmanlara ne oldu? Kostümü giyen kişi Bruce Wayne mi? Öyleyse nasıl hayatta kalmayı başardı? gibi) Year 100 hikayesi bitirdikten sonra daha fazlasını iştahla istetiyor. Umarım günün birinde bu evreni genişletmeye karar veren bir yazardan tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabını alabiliriz. Ve umarım bunu yapan kişi yine Paul Pope olur.


[next]


2. Red Rain


Yazar: Doug Moench
Çizer: Kelley Jones

Batman'le ilgili en önemli şey hepimizin bildiği gibi yarasa konsepti içinde olması. Fakat kurgusal tarihte yarasa ile çok ünlenmiş bir karakter daha bulunmakta: Kont Dracula!

Hikaye, sadece "yarasaları savaştıralım" mantığıyla gözüküyor olsa da aslında bundan çok daha derin ve çok daha detaylı. Hikayemiz genel olarak şöyle:

Dracula Gotham'a gelir ve buraya bayılır ki hangi kötü adam bayılmadı ki bu şehre? Burada soyunu devam ettirmeye karar verir ve şehrin kodamanları ve kanun uygulayıcılarının umursamadığı alt tabakadan insanların kanını emerek işe başlar. Cinayetler arttıkça polisin ilgisi de bu yöne kayar ama ne olduğunu çözemezler. Fakat kara şövalyemiz ilk cinayetten beri işin peşini bırakmamıştır. Böylece tarihin en önemli iki yarasasının amansız kapışması başlar!



Doug Moench kelimeleri o kadar işlemiş ki, hikayenin ne kadar inanılmaz olduğunu anlatmaya uygun kelime bulamıyorum. Hikayenin durgunluğu ve hızı aynı anda sağlaması, tekrar tekrar okuyacağınız metinler, gülünç olmadan ve saçmalığa kaçmadan ustalıkla serpiştirilen gizemler... Hepsi Red Rain'i en iyi Batman hikayelerinden biri kılan faktörlerden. Buna, Kelley Jones'un karanlık, gotik ve insan üstü. Günümüzün, oyuncaklarıyla oynayan, zırhtan zırha geçen, teknolojiye abanan Batman'inin aksine Batman'i olduğu gibi, korkunç bir gece yaratığı, bir şehir efsanesi olarak çizmeyi başarabilen nadide çizerlerden. 


İki yarasayı evrensel kültürümüzün en ikonik karakterlerinden ikisini alıp bir potada eritiyor ve kesinlikle okumanız gereken maceralardan birisi olmayı hak ediyor.


[next]


1. Gotham by Gaslight


Yazar: Brian Augustyn
Çizer: Mike Mignola

Şüphesiz, Batman için hangi hikaye sıralaması seçersem seçeyim, Gotham by Gaslight her zaman o sıralamanın içinde yer alacaktır. Karakterleriyle, diyaloglarıyla, dönemine yaptığı göndermeleri ve Mike Mignola'nın eşsiz çizimiyle her açıdan harikulade bir eserdir Gotham by Gaslight. 

Hikayemizin konusu: "Ya Batman, Victoria döneminde İngiltere'de ortadan kaybolup Gotham'da açığa çıkan Karındeşen Jack'in peşine düşseydi?".

Hikaye konusu itibariyle zaten ilgi çekici fakat buna en basitinden Batman'in Charles Darwin'le muhabbeti gibi ufak tefek döneme ait kişiler ve detaylar da eklenince hikayeye daha da aşık oluyoruz. Endüstri devriminin etkileri yavaş yavaş görülürken yarasa kıyafeti giyip, at üstünde adam döven bir Batman figürü inanılmaz derecede eğlenceli ve göze hitap ediyor. Kariyerine yeni başlayan Batman'in dönemince tökezlemesi oldukça başarılı yediriliyor ve hepsinden öte Gotham'ı gaz lambaları altında karanlık ve puslu görmek tüyleri diken diken ediyor. Gotham by Gaslight hikayesi, yazar ve çizerin birbirleriyle bu kadar uyuştuğu çok nadir sayılardan birisi olabilir. Her ikisi de birbirlerini çok güzel tamamlıyorlar.

Bir de acı haber vermek gerek tabi ki bu konuda. Viktoryan dönemi Batman konsepti ağzımızın suyunu akıtacak cinsten ve bunu gören bazı insanlar olmuş. Yakın bir zaman önce bir Gotham by Gaslight oyunu olduğunu ama ne yazık ki projenin iptal edildiğini öğrendik. Belki, görüntülerini görmeseydik bu kadar üzülmezdik ama steampunk etkisindeki Batman o kadar çekici duruyordu ki...







Umarız günün birinde bu projeyi devam ettirecek güzel insanlar çıkar...

Evet, en iyi 5 Elseworlds hikayesi seçkimiz böylelikle sona eriyor. Batman'in diğer en iyi maceraları için listelerimiz devam edecek. Bizden ayrılmayın!

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget