Yarasanın Doğuşu: Bir Bob Kane ve Bill Finger Öyküsü - Bölüm Bir


Batman'i artık tanımayanımız yok. Hiç alakası olmayanların bile kulağına gelmiştir ismi. Belki de Dünya'da en çok tanınan kahraman şu an. Özellikle 2000li yıllarda git gide artan popülaritesi günümüzde zirve yapmış durumda. Peki, 75 yıl önce her şey nasıl başladı?



1939 yılında, daha sonra hepimizin DC Comics olarak tanıyacağı o zamanın National Comics şirketi, Superman'in getirdiği büyük başarının ve tanınmışlığın ardından yeni bir süper kahraman arayışına girdi. Editör Van Sullivan, o dönem pek de meşhur olmayan Bob Kane'den böyle bir karakter yaratmasını istedi. Teklifinin başarılı olmasının en önemli sebebi editörün, Kane'e Superman'in yaratıcıları Bob Schuster ve Jerry Siegel'ın haftada 800$ kazandıklarını söylemesiydi. O dönem için dudak uçuklatan bu miktarı duyan Bob Kane kırmızı bir kuş kostümü giyen sarışın bir karakter yarattı ve adına "Bird-man" dedi. 

Karakterini yaratırken en büyük ilhamı bütün Batman hayranlarının yakından bildiği The Mark of Zorro filminden aldı tabi ki. 
Filmin bu sahnesinde iple sallanan Zorro şüphesiz Detective Comics #27'nin kapağındaki Batman'in pozuna ilham veren sahnenin ta kendisi. Bob Kane'in ilham aldığı tek şey Zorro değildi tabi ki. 39 yılının ünlü comic striplerinden birisi olan Flash Gordon serisi de Kane'e kesinlikle ilham veren şeylerin başındaydı. 

Alex Raymond'un yazıp çizdiği Flash Gordon'daki Hawkman karakterlerinin kanatları "Bird-Man" konseptini oluşturan şeylerin başında gelmekte.


Bird-Man yavaş yavaş oturmaktaydı. Sarı saçları, kırmızı kostümü, mekanik kanatları ve domino maskesiyle Bob Kane'in ilk skeçi gün yüzüne çıktı:


Flash Gordon'dan sadece karakteri yaratırken değil, aynı zamanda ilk çiziminde bile etkilenmişti Kane. Karakterinin ilk pozu doğrudan bir Flash Gordon çiziminden alınmıştı:


Böylelikle köşeyi döneceğini düşündüğü karakterin çizimini bitirdi ve sayfalarını, çizimlerini kaptığı gibi sessiz sedasız bir hayat geçiren yazar arkadaşı Bill Finger'ın evine koştu o akşam. Büyük bir hevesle çalışmalarını gösterdi. Büyük ihtimalle Finger'ın gözlerinin büyüyüp "Bu, harika bir iş, Bob. Hemen başlayalım ve kendi Superman'imizi yaratalım." demesini bekliyordu. Ama Bill Finger hiç etkilenmişe benzemiyordu. Ve Bob Kane'in hayal kırıklığıyla dolu bakışları altında sıkıntıları anlatmaya başladı.

'Detective Comics' adındaki bir dergide "Bird-Man" isminde bir karakterin kendini gösterip ön plana çıkamayacağını düşünüyordu. Tabi o zamanlar çizgi romanlar tek bir kahraman içermiyordu. Onlarca hikayeden birisi olacaktı Bob Kane ve Bill Finger'ın karakterleri de. Daha sonra Finger, karakterin Flash Gordon yerine dönemin karanlık kahramanlarından The Shadow'a benzemesi gerektiğini söyledi.



Ardından Bill Finger Webster sözlüğünü eline aldı ve "Yarasa" kısmını açtı. Bulduğu resmi Bob Kane'e gösterdi ve şöyle dedi:

"Kulakları fark ettin mi? Bunları kopyalayalım." Daha sonra bunun bir maskeye benzemesi gerektiğini söyledi. Maskenin burun kısmı aşağı indirilmeliydi ve gözler hiç gözükmemeliydi. Böylece karaktere gizemli bir hava vermiş olacaklardı. Finger, mekanik kanatları da sevmedi. Yarasanın kanatlarına benzemeliydi ve mekanik kanatlar yerine yarasanınkiler gibi açılabilecek bir pelerin verdiler. Kahramanın eldivenleri yoktu, eldiven giydirdiler. Her şey hazırdı.

Bob Kane, Pazartesi günü editör Van Sullivan'a gitti ve karakterini gösterdi. Ve ileride çok tartışmaya yol açacak olan şeyi söyledi, karakteri kendisinin yarattığını. Sullivan bu "Batman" ismindeki karakteri çok beğendi ve Kane'le anlaşıp bir hikaye getirmesini istedi. Ve en nihayetinde Action Comics dergisinin 12. sayısında Kara Şövalye okura ilk defa yüzünü gösterdi:

Bob Kane, Finger'ın yanına koştu tekrardan ve Detective Comics dergisinin 27. sayısında hikayelerinin olacağını söyledi. Ama bahsetmediği bir şey vardı. DC'ye karakterin sadece kendisine ait olduğunu söylediğinden bahsetmemişti Finger'a. Ve Finger ilk hikayesini yazdığında kredisi o zaman Robert Kane adını kullanan Bob Kane'e kalmıştı:


Yazılan ilk Batman hikayesi "The Case of the Chemical Syndicate" Bob Kane'in adına piyasadaydı, hem de hikayeyi yazan kişi bizzat Bill Finger'ken! Ama Finger'ın bir-iki günde yazdığı bu 6-7 sayfalık hikaye de aslında pek masum sayılmazdı. Zira yıllar sonra Jim Starenko'nun hazırladığı History of Comics kitabına verdiği röportajda Finger ilk hikayesini doğrudan The Shadow'dan aldığını söyledi! Ve 2007 yılında şok edici gerçek açığa çıktı: Bill Finger, kendi hikayesinden 3 yıl önce çıkan The Shadow: Partners of Peril hikayesini doğrudan kopyalamıştı.


Tabi ilk hikayesinin kopya olması Bill Finger'ın nasıl bir yazar olduğunu göstermiyor. Batman dışında Alfred, Robin, Riddler, Bat-mite , Penguin, Catwoman ve hatta ilk Green Lantern Alan Scott'ın yaratılmasında en büyük pay sahibiydi ve neredeyse 1,500'ü aşkın hikaye yazmıştı. Bill Finger, döneminin en yaratıcı hikayelerini yazmıştı. 

DC Comics, hikayelerin Bill Finger'dan geldiğini öğrenince doğrudan kendileri için çalışmasını istediler. En meşhur Batman çizerlerinden Jerry Robinson şöyle anlatıyor:

"Bill ve ben diğer şirketlerden teklifler almaya başlamıştık. Herkes, Batman'in başarısında payı olan kişileri istiyordu. DC en sonunda bizi fark etti ve başka bir yere gitme ihtimalimizden korktu. Hemen bizimle sözleşme imzaladı. O dakikadan sonra artık DC için çalışıyorduk, Bob için değil."

Ama DC bundan sonra Finger'ın yaratıcılığının kıymetini bilmiş miydi? Hiç de bile. Jerry Robinson Finger ve DC'nin ilişkisini şöyle anlatıyor:

"Bill bir sanatçıydı. Mükemmelliyetçiliğine aykırı hiçbir şeye izin vermezdi. Hikayeleri üzerinde çok çalışırdı ama hızlı bir yazar değildi. Bazı yazarlar hızlıdır ve çok fazla hikaye üretebilirler ama bazıları da her kelimeleri için ter dökerler. Bill, ikinci türdendi. Hikayelerinde uğraşırdı ama kolay kolay ortaya çıkmazlardı. Her seferinde bir öncekinden daha yaratıcı işler çıkarmak için uğraşıyordu. Ama kıymeti anlaşılmadı tabi. Onun için teslim tarihine yetişememek anlaşılabilir bir durumdu ama şirket için hayati bir şeydi. Onlar için en önemli şey teslim tarihine yetişmekti ve Bill de çoğu zaman yetişemezdi. Ona pislik gibi davranırlardı, ne kadar harika bir iş çıkarırsa çıkarsın bir gün geç kaldı diye demediklerini bırakmazlardı. Bu da Bill'in moralini bozmaktan başka bir şeye yaramazdı."


Bugün Bill Finger'ın hikayelerine hayran birçok kişi bulabilirsiniz ama Finger yaşarken DC Comics tarafından hep hak etmediği muameleler gördü ve gerçekten kıymeti bilinmedi. Bunda tabi ki spot ışıklarının üzerinde olmasına bayılan Bob Kane'in de büyük etkisi vardı. Kane, Finger'ın Batman karakteri üzerinde yaratıcı olma hakkı isteğini "şöhret hayranlığı" olarak tanımlıyordu ve durumu kendince şöyle bir mantığa oturtuyordu:

"Hayalet bir yazar ya da çizer olmanın dezavantajı herhangi bir kredi almadan anonim olarak kalmanızdır. Eğer birisi kredi almak istiyorsa, diğeri hayalet olarak kalmalı ve öncü, yenilikçi olmaya devam etmeli."

Bob Kane, Batman'in yaratıcısı olarak sadece kendisinin isminin geçeceği bir anlaşma yapmıştı ve Bill Finger yaşadığı müddet boyunca hiçbir zaman yaratıcı sıfatını çizgi romanlarda göremedi.

DC, 1968 yılında Bob Kane ile sözleşmelerini yeniledi. Üstelik Bob Kane artık çizerlik kariyerine devam etmiyordu bile. Anlaşma Kane'in gelecekteki bütün Batman hikayelerinde "tek yaratıcı" olarak geçmesine yönelikti. Dahası şirket, Finger'ı şirketi "gençleştirme" planı dahilinde kovmuştu! Finger 70lerin başında şirkete serbest bir çalışan olarak geri dönse de stres, süregelen fakirlik ve alkol problemleri yüzünden fazla tutunamadı. Ve Batman'in 2 babasından en geri planda kalanı 59 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yıllar sonra DC, Finger'ın itibarını iade etmeye çalışsa da en yaratıcı çizgi roman yazarlarından birisi, kara şövalyenin arkasındaki adam bunları göremedi.


Çizgi romanın gümüş çağını şekillendiren ve artık bir çizgi roman efsanesi olan Carmine Infantino ile 2006 yılında yapılan bir röportaja bakalım son olarak:

Bill Finger'ı ne kadar iyi tanıyordunuz?

Pek yakından tanırdım. Sevecen bir adamdı. Ben şirkete bizim konuştuğumuz dönemlerden çok daha sonra katıldım. O zamanlar Batman ile uğraştığını sanmıyorum. Diğer DC karakterleri ile çalışıyordu.

Bir insan olarak onun hakkında neler düşünüyorsunuz?

Harikaydı. Çok parlak bir yazardı. Batman'deki tüm o kötüleri onun yarattığını düşünüyorum. Batman'i o yarattı, bir başkası değil. Kane'in olayla hiçbir alakası yoktu. Her şey Bill'indi.

Bunu kendisi mi söylemişti?

Bill bayağı bir altüst olmuştu. Neydi o herifin adı... Kane. Kane ona tazminat ödeme sözü vermişti. Kane ve babası sürekli ona böyle sözler verdi, ama metelik çıkmadı. Ama Kane façayı doğrulttuğunda Batman'den milyon dolarlar kazandı. Ve hala, Bill'in elinde hiçbir şey yoktu. En sonunda da DC'den çıkabilmek için elinden ne geliyorsa yaptı. İşin temelinde tüm o harika kötü karakterleri Bill yaratmıştı. Kendisi duygusal bir adamdı. Bu konuda hiçbir şey yapamadı.

Bir Bill Finger imzası haline gelen bu tarzı için nelerden ilham aldığını düşünüyorsunuz?

Kendisi ve Jerry Robinson arasında, Joker'i kimin yarattığına dair bir tartışma vardı. Bill bana bir çizim göstermişti. (Bu arada, sürekli Coney adasındaki o lunaparka giderdi.) Orada, Joker'in başına benzeyen bir resim vardı. Bir keresinde oraya gittiğimizde bana onun göstermişti. O başın bir kopyasnı çıkarttı. Sonra da anlaşılmaz bir biçimde Joker dedi. O, Penguen, İki-Yüz... hepsini o yarattı. Ama şimdi Jerry Robinson Joker'i Bill'in değil de kendisinin yarattığını söylüyor. Bunu nasıl kanıtlayabilir? Bilmiyorum. Bob onun Conrad Veidt'i gördükten sonra Joker'i yarattığını iddia ediyor. Yani herkes Joker'i yaratmış olabilir, ama ben Bill'in yarattığını düşünmeyi seçiyorum, çünkü karakterleri sürekli o yaratırdı. Tüm o düşmanları Bill yaratmıştı. Belki de ben deliyimdir. Ama fakir ölen Bill'di.

Peki Jerry Siegel ve Joe Shuster aralarında çatışırken o ne düşünüyo--

Bu konuda çok fazla konuşmazdı. Belki başkalarıyla konuşmuştur ama bana hiç açmadı. 
Tek kızdığı şey, bana sürekli anlattığı şey Batman'di. Çok öfkelenmişti. Eline hiçbir şey geçmemişti. Ve kendisi Batman'in yüreği, ruhuydu! Karakteri ayağa kaldırdı, çocuğu, Robin'i ve diğer herkesi o yarattı.



Peki, Bob Kane neden sürekli Batman'in tek yaratıcısının kendisi olduğunu söylüyordu? Batman'i gerçekten de Bill Finger mı şekillendirmişti sadece? Hikayeyi bir de Bob Kane tarafından dinlemek gerekiyor mu?

Yarasanın Doğuşu: Bir Bob Kane ve Bill Finger Öyküsü - Bölüm İki'de yüzlerimizi Bob Kane'e döneceğiz. Bizden ayrılmayın...



Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget