Hoş Bir Fumetti -4 Martin Mystere


Bu haftaki serimiz "İmkansızlar Dedektifi" Martin amcamız. Yazının kısalığından çok şikayet edildiği için bu sefer uzun tutmaya çalışacağım. Bakalım başarabilecek miyim :D


Martin Mystere 1980'lerde Türkiye'de en çok bilinen Fumetti firması Bonelli Comics (Asıl ismi Sergio Bonelli Editore) tarafından çıkarılan ve çıktığı 1982 tarihinden hemen 2 yıl sonra ülkemizde "Atlantis" adıyla yayınlanmaya başlayan seri ve bu serinin ana karakterinin ismi. Yayınında ismi sadece ilk basıldığı zamanlar, söylenenlere göre siyasi nedenlerle, Atlantis olarak değiştirilmiş ancak daha sonra Martin Mystere ismi baki kalmıştır.  

Martin Mystere'ın konusunu anlatmaya ilk önce ana karakterden başlamak gerek. Martin amcamıza neden Martin amca dendiğiyle başlayalım. Resimlerden de az buçuk anlarsınız ki kendisi orta yaşın biraz üstünde bir zat... Harvard'da arkeoloji bitiren amcamız bununla yetinmemiş adeta Felsefe'deki bilgelik arayışı içine girerek çoğu alanda da uzman olmuştur. Bunları kısaca listeleyecek olursak arkeoloji, sanat tarihi, sibernetik, antropoloji hemen akla gelen ilk örnekler. Arkeoloji bitirdi diye kendisini sürekli kazılara giden bi' tip olarak canlandırmayın kafanızda. Kendisi bir zaman televizyon showu yapmış, zaman zaman başka işlerde çalışmış ama en çok kendisine ünvanını kazandıran gizem çözücülüğüyle tanınmıştır. O kadar bilginin yanında kibir barındırmayan, güleç hareketleriyle tam bir kahraman kimliğinde olan Martin amcamızın hikayelerinde neler anlattığına geçelim.


Martin Mystere serisini bir türle sınırlandıracak olursanız bence haksızlık edersiniz. Zira serilerinde en çok sevdiğim yan budur. Çünkü Martin amca sadece arkeolojik gizemleri değil, zaman zaman bilimi aşan kötü adamları, sonunun geldiği söylenen dünyayı, gelecekte yok olacak insanoğlunu maceralarında barındırır. Bu yüzden Martin amcayı bir kaba sığdırmak yersiz. Bunun dışında Martin Mystere serilerinde bir diğer farklılık hikayelerin Amerika'da sıkışıp kalmaması. Martin bir bakmışsınız Hindistan'da Dalaylamalarla, bir bakmışsınız Avrupa'da, bir bakmışsınız Mısır'da piramitlerde. Hatta kendisinin Türkiye'de geçen bir Nuh'un Gemisi temalı hikayesi de mevcuttur. 

Martin Mystere'ın ilk maceraları hep Atlantis ve Mu odaklıyken sonraki maceraları üstte bahsettiğim çeşitliliğe kavuşuyor. Hikayelerde genel olarak ortada bir gizem olur, Martin Mystere ve yoldaşları o gizemin içine burnunu sokar ve olaylar gelişir. Ama Martin Mystere sıradan bir fumetti değildir. Ele aldığı konularda sizi derinlere indirir. Olayları çözmeye çalışırken Martin amcanın bilgeliğinden yararlanır ve hayatınız boyunca belki de hiç duymayacağınız şeyler öğrenebilirsiniz. Gelelim Martin Mystere'ın maceralarındaki diğer karakterlere.



Martin Mystere'ın her macerasında yanından eksik etmediği, en sevdiği arkadaşı Java'dır. Java görüp görebileceğiniz en tuhaf sidekick olabilir. Zira kendisi bir Neanderthal yani mağara adamı. Neredeyse hiç konuşmaz (konuşsa da pek anlayamadığımız için fark etmiyo' gerçi), ama adeta bir süper kahraman gibidir. Gelişmiş koku duyusu, altıncı hisleri, çevikliği, gücü onu insan ırkından daha üstün kıldığı bir gerçek. Tabi Martin ile Java direkt ilk maceradan karşımıza çıkmıyor. Java'nın ortaya çıkışı "Şeffaf Gölgeler Kenti" adlı maceradan uzun uzadıya öğrenilebilir...



Martin Mystere o kadar bilgeyken hayatında kadın yok mu sanıyordunuz? Martin Mystere'ın çok uzun süre müstakbel eşi daha sonra eşi olacak Diana resimden de görüldüğü üzere sarışın, fıstık bir hatundur. Kendisi kıskanç, meraklı, güzel bir sosyal hizmetler görevlisidir. Bu iki karakter dışında meşhur NYPD'den Travis maceralarda sık rastladığımız karakterlerden ama tarzımız fumetti olduğu için aynı karakteri her macera görme ihtimalimiz hayli az oluyor... 

Martin'in ana düşmanı Sergej Orloff'dan bahsetmezsek olmaz. Kendisini pek sevmem (Fumetti'deki kötü kahramanlara karşı bi antipatim var ama ne yapayım sevebildiğim kötü karakter sayısı çok az...) "Şeffaf Gölgeler Kenti" maceramızda kendisinin bir nevi kötü oluş hikayesi anlatılmaktadır. Olayı uzun uzun anlatıp spoiler vermeyeceğim ama kendisi Martin'i günahı kadar sevmez... Bunun dışında Martin Mystere'ın belalısı, Atlantis ve Mu olaylarını çözmeye her kalkışında delilleri ortadan kaldıran, "Kara Adamlar" (İlluminati was here seslerini duyar gibiyim.) vardır. Bu Kara Adamlar dünyanın bilinmeyen şeyleri öğrenmesinden haz etmeyen, toplumu uyutmayı hobi edinen bir örgüttür.



Kim okumalı kısmına gelelim. Martin Mystere biraz daha 12 yaş üstü kitleye hitap etse de "Fumettiler basit oluyo', nası okuyabiliyosunuz?" diyenler için birebir. Eğer henüz hiçbir hikayesini okumadıysanız hunharca dalın. Sosyal medyada bilimselliği ve doğruluğu olmayan bilgiler edineceğiniz profillerden çok daha geniş bilgi ağıdır Martin amca. Ancak bir tek sorun var okuması biraz zordur. Zira Bonelli'nin bir ciltte başlattığı hikayenin aynı ciltte bittiğini görmedim. Bu yüzden tam macera tam macera ilerleyecekseniz sıralamaları iyi takip etmeniz gerekiyor. Maceralar yarıda kalsın istemezsiniz. Lâl Kitap'ın klasik maceralar serisi ile başlayabilir, ben sadece 5-10 macera okuyabilirim diyosanız da her biri tam macera olan Almanaklarına göz atabilirsiniz (Yıllık'ın Fumetticesi). Cobra sağolsun son olarak favori maceram kısmını da ekleyim. Kıvılcım macerasını kesinlikle tek geçerim. Haftaya Mister No'da görüşmek üzere... 

 

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget