Haftanın Çizgi Romanları: 25 Mayıs 2016


[info title="Başlamadan Önce Okumanızı Öneririz!" icon="exclamation-triangle"]25 Mayıs-1 Haziran arası seçtiğimiz çizgi romanların kısa incelemeleridir.

İlk kısımda çizgi romanı okumayanlar için sürpriz bozan bilgi yoktur, kırmızı kutucuklu kısımlar ise "Spoiler Bölgesi"dir. Sayıyı okumaya niyetliyseniz uzak durmanızı öneririz.

Takibe almamızı istediğiniz çizgi roman varsa, yoruma bırakın!
[/info]

Justice League #50


Geoff Johns'un New52 başladığından beri yazarlığını sürdürdüğü Justice League'in final sayısına--en azından Johns için-- geldik. 51. ve 52. sayılar başka bir ekip tarafından yazılıp tamamlanacak ancak Origin, Villain's Journey, Throne of Atlantis, Trinity War, Amazo Virus, Forever Evil ve son olarak da Darkseid War hikayesi ile, çizgi roman yazmaya belirsiz bir süre için ara verecek Johns, geçtiğimiz 50 sayı boyunca ortalamanın üstünde hikayeleriyle bizi heyecanlandırmayı başardı. 50. sayının sadece Darkseid War ve Geoff Johns'un final sayısı olmasının yanı sıra çok önemli bir yanı daha var. Geçtiğimiz sayılarda Mobius tahtına oturan Batman, evrendeki bütün bilgilere sahip olmuştu ve ilk yaptığı şey de Joker'in kim olduğunu öğrenmek olmuştu. İşte DC yetkilileri bize aylar önce Joker'in kim olduğunu bize de açıklayacaklarını ve bunu 50. sayıda yapacaklarını anlatmışlardı. Şimdi o noktaya geldik artık. Ancak şunu söyleyeyim, umutlarınızı gömün, Joker'in ismi açıklanmadı. Öte yandan sayının kendisinde çok ilginç şeyler yaşadık. Geçtiğimiz sayılardan beri sürmekte olan meydan savaşı sonunda bitti. Bir dünya yeni şey öğrendik. DC evreni artık yenilenmeye hazır. Muhtemelen JL 51. ve 52. sayılar sadece genel bir ortalığı toparlayacak ya da alakasız hikayeler anlatacak.


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Meydan savaşı sırasında Superwoman, önceki sayılarda doğurduğu bebeğinin, Shazam'ın Earth-3 versiyonu Mazahs'tan olduğunu söyleyerek bebeği tanrısal güçlere sahip JL üyelerine tuttu ve her MAZAHS diye bağırışında kahramanların güçlerini topladı. Ancak Grail, Superwoman'ı öldürerek bebeği aldı ve Steve Trevor'a verdiği Anti-Life denklemini geri alıp bebeğe verdi. Bebek hızla büyüyerek Darkseid'a dönüştü. Savaş devam etti. Sonunda Batman, Hal Jordan'ın yardımıyla kıçını sandalyeden kaldırdı ve Darkseid'ı yenebilmeleri için Grail'in Anti-Life denklemini kesmesi gerektiğini söyledi. Bu sırada da Flash'tan kurtulan Black Racer, özgür kalabilmek için birisini öldürmeliydi. O da Jessica Cruz'u seçti. Ancak öğrendik ki öldürdüğü kişi Jessica değil, onun bedenini kullanan Volthoom imiş. Böylece Jessica, kendisine sürekli kötü telkinler veren yüzükten kurtulmuş oldu.


Darkseid'ı öldüren Grail ortadan kayboldu ama sonradan öğrendik ki bir mağarada bebekle beraber saklanmış. Bebek hala Darkseid'ın güçlerini taşıyor, daha doğrusu bebek Darkseid'ın reenkarne geçirmiş hali. Muhtemelen uzun bir müddet DC evreninde Darkseid görmeyeceğiz.


Öte yandan Themiscyra'ya ayak basan ilk erkek Steve Trevor değilmiş. Ve öğrendik ki Diana doğduğu zaman bir de erkek ikiz kardeşi olmuş ancak çocuğu kaçırıp saklamışlar. Çocuğun adı Jason. Grail'in annesi son nefesinde Diana'ya Jason'ı bulmasını söyledi.

Tanrı güçleri birlik üyelerine geçtiği sırada Apokolips tanrısı olan Lex Luthor'sa Apokolips'e geri döndü ve kendisini bekleyen hayranları tarafından şerefle karşılanıp Apokolips tahtı ikram edildi. Ayrıca kendisine yaptırdığı bir zırhı da üzerine giyiverdi hemen. Yeni evrende bir Superman'e daha hazır olun yani.


Ve son sahnede Mobius sandalyesinden Batman'in kalktığını görüp oturan Owlman, tam sandalyenin asıl sahibi Metron ile anlaşma yaparken "O geliyor, geldi" dedi ve hakkın rahmetine kavuştu. "O" dediği kişiyi de, haftalık incelemelerden bağımsız inceleyeceğimiz DC Universe Rebirth #1 sayısında göreceğiz.


Darkseid War'ı sevmedim. Sevemedim. Adında Darkseid olmasına rağmen hemen hemen 2 sayıda gördük adamı, birisinde zaten Grail'in kuklasıydı. Seri aşırı derecede dağınıktı. Ana hikayenin devam etmesinin yanı sıra takip edilemeyecek kadar çok alt hikayesi vardı. Örneğin yüzüğün içine hapsolan Jessica Cruz ve Cyborg'un kurtulma çabaları, Mister Miracle-Big Barda aşkı, Lex Luthor'un Apocalypse günleri, Amazonlar, Furyler ve daha birçok şey takip etmeyi ciddi anlamda zorlaştırdı.

Tek bir baloncukla Pre52 Wally West'i işittik.

Zaten serinin neredeyse 6 sayısını tek bir meydanda geçirmemiz nedense beni çok sıktı. Bir noktadan sonra artık birbirlerine ışın atan kahraman görmekten bıktım. Kompozisyonlar oldukça karmaşık ve yoğun geldi. Velhasılı kelam, bir Forever Evil'dan aldığım tadı dahi alamadım. Hatta Highfather, Darkseid gibi New Gods mensubu ağır topları içeren Green Lantern: Godhead hikayesi bile bundan çok daha sağlamdı bana soracak olursanız.

Tabii bir de bangır bangır reklamı yapılan "Joker'in kimliğini açıklıyoruz" nanesi var. Öğrendiğimiz kadarıyla Mobius sandalyesi Batman'e Joker'in adını söylememiş, sadece "3 tane Joker var" demiş. Joker'in ismini öğrenmemiz bile daha mantıklı olurdu diye düşünüyorum. Açıkçası 3 Joker kimliğiyle de nereye varacaklarını çok merak ediyorum. Tabii, Batman dergisinin başında olacak Tom King'e güvenim aşırı derecede fazla. O yüzden bu olayı sağlam bir artıya çevirir diye umuyorum. Wonder Woman erkek kardeşini arayacak kendi serisinde. Serisinin başında da Greg Rucka gibi baba bir yazar var. Böyle leş bir konudan güzel bir hikaye çıkarabileceğini düşünüyorum. Lex Luthor, ortalıkta Superman olarak dolanacak, özellikle de bir alttaki çizgi romanda olanlardan sonra.

Geriye kalan yorumlarımızı da artık DC Universe Rebirth #1 incelememize bırakalım. Ortalama bir finalle Geoff Johns'a elveda diyelim.
 [/error]
7.0
İYİ

Superman #52


Final Days of Superman hikayesini ne kadar süredir takip ediyorsunuz bilmiyorum ancak 8 haftadır Superman'in ölümüne doğru adım adım gidiyoruz ve her hafta bu "Haftanın çizgi romanları" köşemizde, hikayenin sıradaki sayılarını teker teker inceleyerek geldik. Şimdi artık Superman'in New52'daki dergisinin finaliyle, Superman #52 ile birlikte hikayeye son noktayı koyuyoruz. Daha önce Superman öleceğini anlamış ve dostlarıyla vedalaşmaya başlamıştı ancak ölümüne yakın, enerjisinin başka bir varlık tarafından kullanıldığını öğrenmişti ve yanına Batman ile Wonder Woman'ı da alarak bu Solar Superman ile savaşmaya gitmişti. Geçtiğimiz sayı karşı karşıya geldiler. Siviller uzaklaştırıldı, Clark ve Diana, Solar Superman'i haşat edercesine patakladılar ama durduramadılar. Tüm bunların yanı sıra Pre52 Superman de ortaya çıkmıştı ve ailesini kutuplarda sadece kendisinin girebildiği bir Yalnızlık Kalesi'ne götürmüştü. Ayrıca süper güçlerini yeniden kazanmaya çalışan Supergirl de durumdan haberdar olunca Supes'un yardımına koşmak için harekete geçmişti. Tüm hikayeyi okumak isteyenler için sırası şu şekilde:
1. Superman #51
2. Batman/Superman #31
3. Action Comics #51
4. Superman/Wonder Woman #28
5. Batman/Superman #32
6. Action Comics #52
7. Superman/Wonder Woman #29
8. Superman #52

Bu sayıya önceki sayılarda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Superman, Solar Superman ile savaşıyor ve yardımına Kara, Diana ve Bruce gelse de savaşı kendi başına devam ettirip sona erdirmek istiyor. Superman'in son günleri hikayesini tamamlıyoruz, Dünya, bambaşka bir Superman'e emanet ediliyor.


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Sonunda Superman'i öldürdük. Sayının yarısından çoğu kavgayla geçtiği için anlatılabilecek çok da bir şey yok. En sonunda Superman, Solar Superman'i alıp uzaya çıkararak geçtiğimiz sayılarda öğrendiğimiz Solar Flare özelliğini kullandı, güneş patlaması yaptı ve ampul Supes'ü öldürdü. Daha sonra kriptonit zehirlenmesinden yeşilleşmiş suratıyla gökyüzünden düşerken Pre52 Superman tarafından yakalandı ve yere indirildi. Sonunda da bütün herkese son bir veda konuşması yaparak hayata gözlerini yumdu. Dünya'yı Superman olarak koruma görevini de Pre52 Superman'e bıraktı.




Arkadaşlar Superman böyle ölmemeliydi! Yani anladık tamam, hayranlar New52 öncesinin Superman'ini görmek istiyor, Lois and Clark serisi tuttu falan ama bu, New52 Superman'ine çöp muamelesi yapmanızı gerektirmiyor. New52 Superman'inin sevilmeme sebebi, New52 Clark'ının karakteriyle alakalı değildi ki en başta? Adama zaten sabit ve uzun dönemlik bir yazar çizer ekibi zaten vermediniz, Wonder Woman'la cidden kötü ötesi zorlama bir aşk hikayesini gözümüze gözümüze soktunuz, Lois'i fırlatıp bir kenara attınız, Jimmy olsun Lana olsun hiçbirine adam akıllı bir karakterizasyon sağlamadınız, bütün serileri boyunca karşısına adam akıllı bir düşman çıkarmadınız. Yahu bu adam Lex Luthor'la bile 1 kez olsun mücadele etmedi adam akıllı, Zod'un yerine zorla H'el diye birini itelediniz derken Pre52 Superman'in hiçbir avantajı, New52 Superman'ine zaten geçmedi. Eh, ben de koca Gotham'da bir yeraltı örgütü olduğunu öğrenince aval aval bakan New52 Batman yerine Bat-God'ı istiyorum, bu mudur yani sizin değişimden anladığınız?



Ayrıca kaç yazıdır diyorum, Superman'in ölümü nasıl sıradan bir şey gibi gösterilir yahu? Böyle bir olay nasıl olur da "Joker'in kimliğini açıklayacağız" gibi tırışka bir iddiadan daha az reklam yapılır? Yazarların bile bu ölümü ciddiye almadığını düşünmekteyim. Bari bir cenaze sahnesi koysaydınız, adettendir...Artık Pre52 Superman, oğlu Jon, eşi Lois Lane, New52 Lois Lane ve Clark'ın yasını tutup tutmayacağını bile bilmeyeceğimiz Diana ile yeni evrene devam edeceğiz. Bunu da unutmayalım sakın, Wonder Woman Rebirth çıktığında umalım da bari orada unutmasınlar koca Superman'in öldüğünü!
[/error]

4.0
KÖTÜ


Captain America Steve Rogers #1


Steve Rogers'ın son dönemde yaşadıklarından ne kadar haberdarsınız? Kısaca güncele yetiştirelim. Steve, Iron Nail ile savaşında vücudundaki bütün süper asker serumunu kaybetmişti ve hızla yaşlanmıştı. Daha sonra SHIELD'ın onursal komutanı olurken Captain America titrini de yakın dostu Sam Wilson'a bırakmıştı. Ancak Sam, Steve'in aksine politik konularda tarafsız kalmayıp siyasi görüşlerini belli edince halk tarafından olumsuz karşılaştı. Sam'in otorite tanımaz tavırları yüzünden de karşı karşıya geldi ikili. Bu esnada meydana gelen Standoff serisinde, kötüleri rehabilite etmek için SHIELD'ın topladığı bir kasabaya giden Steve, kötülere hafızalarını kaybettirip yeni kimlikler veren muazzam derecede güçlü Kobik isimli küçük kız tarafından iyileştirildi, gençliğini ve gücünü yeniden kazandı. Sam'e Captain America ismini bırakarak halka duyurdu ve birlikte Maria Hill'i yaptıklarından dolayı yargı önüne çıkarabilmek için gizlice çalışmaya karar verdiler. Bu yeni serinin ilk sayısıysa bambaşka bir doğrultuda gitti. Hydra üyelerinden bir tanesinin canlı bomba olarak ilk ve son operasyonunu durdurmak için çabalayan Steve'in çocukluğuna dair flashbackler gördük ve Jack Flag ile Free Spirit isimli iki eski kahramanla güçlerini birleştirdi ama sayının finali, bu haftanın en şok edici şeylerinden birisi oldu, orası kesin.


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Flashback sahnelerinde, annesini sokakta dövmekte olan Steve'in babasını Elisa Sinclair isimli bir kadın durdurur ve annesiyle Steve'i yemeğe götürür. Yemekten sonra evlerine bıraktığındaysa annesine "bak Steve halkla kaynaşsın istiyorsan, bizim topluluğun bir toplantısı var" diyerek bir davetiye verir. Sıkı durun, davetiye bir HYDRA toplantısına ait!

Günümüzdeyse Standoff'tan sonra ortadan kaybolan Zemo'yu Steve bulur ve peşine düşer ama istememesine rağmen yanına Jack Flag ve Free Spirit de gelir. Zemo'yla uçakta savaşırken onu gören Jack Flag yardımına gelip Zemo'yu etkisiz hale getirir. Ama Steve "keşke bunu yapmasaydın" diyerek Jack'i uçaktan atar ve iç konuşmasını "Daha iyi bir dünya hayal ediyorum" diyerek bitirirken 75 yıllık tarihindeki en şok edici şeylerden birisini söyler:


Evet efendim bunu bilinçli bir şekilde, zihni kontrol altında değilken söyledi Steve. Belki birkaç sayılık bir hikaye olacak, belki de Steve'e bambaşka bir kişilik daha ekleyecekler. Elimizde iki seçenek var. Birincisi, Steve tıpkı Sovyet ajanları gibi uyutulmuş bir Hydra ajanıydı ve Kobik onu yeniden gençleştirince aktif hale geldi. Diğerleri, Steve'i yeniden kendine getirmek için çabalayabilir. Aşağı yukarı 2. bir Winter Soldier hikayesi okuruz. İkinci seçeneğimizse Sam ve Steve'in anlaşmalarıyla alakalı olabilir. Maria Hill'i gizli bir şekilde devirmeye niyetlilerdi, bunun için de uzun çaplı bir plana girişmiş olabilirler. Ancak bu daha da düşük bir ihtimal gibi. Steve burada bu cümleyi Erik Selvig'in yanında söylüyor. Lafı öyle taşımak istemiş olabilir. Yine de düşük ihtimal veriyorum. Çocukluk hatıralarında HYDRA toplantıları olması, ilk seçeneği daha makul hale getiriyor.

Ancak gönlüm, bunun sadece sıradan bir kandırma metodu olmasından yana. Aksi taktirde Nick Spencer, kendisine verdiğim tüm kredileri tüketmiş olacak.
[/error]

7.0
İYİ

Totally Awesome Hulk #6


Yukarıda 3 tane bomba hikayeden sonra biraz motorumuzun soğuması gerek sanırım. Bildiğiniz gibi Bruce Banner'dan sonra Hulk kimliğini üstüne alan kişi Amadeus Cho, öfke kontrol problemlerini kız kardeşi Maddy ile birlikte çözmeye çalışıyordu. Bu süre içinde de Amora isimli bir yaratık koleksiyoncusuyla uğraşan Hulk, Amora'nın Asgard'ı ele geçirmek istediğini ve kendisi için şampiyon olarak Hulk'u seçtiğini bilmiyordu. İşte bu seçimin sonucu olarak, geçtiğimiz sayıda gönüllerin yeni yıldırım tanrısı, dişi Thor'umuz Jane Foster, bütün kudretiyle sayının sonunda Amadeus ve Maddy'nin karşısında, hesap görmek için zuhur etmişti. Bu sayının hikayesi çok da büyük şeyler içermediği için bu sayıya özel, Spoiler bölgesi kısmını eklemiyorum. Sayıya hesaplaşmamızla başlıyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla Hulk'un bilinci yerinde değilken Enchantress, Amora, kendisine 9 krallığın tahtını önermiş, Hulk da kabul etmiş. Bu sayıda genel olarak Amadeus'un vicdani git gellerini izledik "ya yine onun dediklerine teslim olursam?" şeklinde. Ancak işler düzgün gitti ve dişi Thor'umuz ile birlikte günü kurtarıp Uru metali işçisi cücelerin çalınan metallerini geri verdiler. Thor da "gözüm üzerinde" diyerek uçtu gitti. Genel olarak güzel ve aksiyon ağırlıklı bir sayıydı. Büyük olaylar olmadı, kimse şok edici şeyler yaşamadı. En azından bir nefes almak için okunabilecek bir sayı. Önümüzdeki ay, 7. sayıda Bruce Banner yeniden ortaya çıkıyor, işte asıl gümbürtü asıl o zaman kopacak. Amadeus'un nasıl Hulk olduğunu biliyorsanız, 8. sayıdan da seriyi okumaya başlayabilirsiniz muhtemelen. Bilmiyorsanız da 5. sayıda anlatmıştık. Buradan ulaşabilirsiniz.

7.0
İYİ

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget