Bir DC Hayranının Gözünden SDCC 2016 Warner Bros Sunumu


Ne gece ama! Wonder Woman, Justice League, Suicide Squad ve Lego Batman fragmanlarını tek bir gecede izleme şansını bulduk. Gerçekten inanılmaz. Suicide Squad'ın tanıtımlarını son birkaç ayda fazlaca gördüğümüz için kişisel olarak beklentim daha çok WW ve Justice League üzerineydi. Tarihin ilk Wonder Woman filmi ve tarihin ilk Justice League filmi... Aslına bakarsanız Justice League programda yoktu ama biliyorduk ki Zack Snyder bir sürpriz yapacaktı. Öyle bir sürprizdi ki bu gerçekleşmese büyük hayal kırıklığına uğrayabilirdik. Ama bir yandan da gerçekçi olmak lazımdı. Ne de olsa 2017 Kasım'da vizyona girecek bir film için trailer beklemek abes kaçardı. O yüzden bu şartlar altında "Dünyanın En Büyük Kahramanları"nın bir arada olduğu bir fotoğrafa razıydık. Ama DC Films beklentileri karşılamakla kalmadı, her zaman yaptığı gibi San Diego Comic-Con'a bu yıl da damgasını vurdu.

Normalde Warner Bros, yaptığı sunumlarda DC Comics filmlerini sonlara saklar. Diğer vizyona girecek filmlerin panellerini yapar, fragmanlarını yayınlar ve en büyük malzemesini de finale kadar bekletirdi. Geçen yılki Comic-Con'un en büyük hiti Batman v Superman: Dawn of Justice için de durum bu şekilde işlemişti. Bu sene Conan O'Brien'ın sunduğu Warner Bros paneli herhalde şimdiye kadar ki en harika Comic-Con paneli oldu. Adeta gövde gösterisi yaparcasına DC Films ile başlandı sunuma. Tüm DC Films yönetmenlerinin teker teker sahneye gelmesiyle de şimdiden tarihe geçen o paneller başladı.


Patty Jenkins'in yönetmenliğini üstlendiği Wonder Woman'dan bir fragman bekleniyordu. Filmle ilgili tüm bilinenler hikayenin Wonder Woman'ın orijinine odaklanacağı ve Birinci Dünya Savaşı'nda geçen bir dönem filmi olacağıydı. İsmi ilk duyurulduğunda ben dahil pek çok kişinin şüpheyle yaklaştığı Gal Gadot, Batman v Superman'de ne kadar harika bir iş çıkarabileceğini kanıtlamış ve solo filmi öncesi ağzımıza bir parmak bal çalmıştı. Bunun yanı sıra DC'den ilk defa eski bir zamanda geçen bir süper kahraman filmi izleyecek olmamız ve bunun da tarihin en büyük kadın kahramanı Wonder Woman'ın ilk sinema filmi olması heyecanımızı bir hayli arttırıyordu. Ancak kendi adıma ufak bir endişe taşımıyor değildim. O da yönetmen Patty Jenkins kaynaklıydı. Filmografisinin pek kabarık olduğunu söyleyemeyeceğimiz yönetmen acaba işin altından kalkabilecek miydi? Daha da önemlisi Batman v Superman'in eleştirel anlamdaki başarısızlığından sonra evrenin yükünü taşımak adına daha da önemli hale gelen bu film için Jenkins doğru bir seçim miydi? Elbette bu soruların cevaplarını tam olarak filmi izlediğimizde alacağız ancak dün gece yayınlanan fragman büyük bir oh çekmemizi sağladı. Bir kere filmde yaratılan atmosfer kusursuz olmuş. Sinematografi gerçek bir sinema deneyimi vaat ediyor. Sahne etrafında dönen kamera, ağır çekim aksiyon sahneleri ve çekim açıları mest ediyor. 20. yy'ın başlarında geçen bir hikaye izlediğinize gerçekten inanıyorsunuz. Özellikle cephede geçen savaş sahneleri çok gerçekçi gözüküyor. Anlaşılan DC Films'in atmosfer yaratma becerisi Wonder Woman'da da devam edecek.


Bu noktada kostümler de önem taşıyor tabii. Michael Wilkinson imzalı harika Wonder Woman kostümü hem çizgi romana oldukça sadık hem de bir o kadar gerçekçi duruyor. Batman v Superman'de ton olarak biraz daha karanlık versiyonunu gördüğümüz kostüm burada daha aydınlık ve parlak olarak göze çarpıyor. Karakterimizin Doğruluk Kementi'ni ise Batman v Superman'de Doomsday'le yapılan savaş sahnesinde görmüştük hatırlarsanız. Bu filmde ise daha aydınlık sahnelerde daha çok izleme şansını bulacağız gibi. Bunun yanında, dün yapılan panelde bir hayran Jenkins'e Wonder Woman'ın jetini filmde görüp göremeyeceğimizi sordu. Daha bunun için erken olduğunu söyleyen Jenkins filmde jetin olmadığını ama ilerleyen dönemde görebileceğimizi söyledi.

Fragmanda bir diğer dikkatimi geçen şey ise ataerkil yapının hakim olduğu bir dönemde anaerkil bir toplumdan gelen bir kadının erkeklerin dünyasına dahil olmasıyla açığa çıkan gerilim oldu. Balo sahnesinde Diana Prince'in elbisesinin sırtında gizlediği kılıçla Danny Huston'ın canlandırdığı komutana doğru yürüdüğü sahneye dikkat. Ana Kraliçe Hippolyta'nın dediği gibi: "Dikkatli ol Diana, onlar seni haketmiyor."

Dün gecenin bir diğer büyük olayı ise Zack Snyder'ın merakla beklenen sürprizi Justice League oldu. İlk başta görmeyi iple çektiğimiz o fotoğraf yayınlandı. Batman, Superman, Wonder Woman, Flash, Aquaman ve Cyborg ilk defa yan yanaydı. Fotoğrafın efsanevi olduğunu bir kez daha yinelemenin gereği yok sanırım. Ancak kostümlerle alakalı bahsetmek istediğim bir iki şey var. Wonder Woman ve Superman'in kostümleri en son bıraktığımız gibi aynı duruyor. Batman'in kostümünde ise bir takım değişiklikler mevcut. Batman v Superman'deki kostüm zırhtan çok kumaştan bir Batman kostümü olarak göze çarparken bu fotoğraftaki suitin önceki kostümle çok benzer olmakla birlikte daha çok zırh havasını taşıdığını belirtmek gerek. Aslında bu mantıklı bir seçim olmuş. Çünkü Kara Şövalye Batman v Superman'e kadarki dönemde Gotham'ın azılı suçlularıyla uğraşmış ve kumaşvari kostüm işini oldukça görmüştü. Batman v Superman'le birlikte ise dünyayı dünyadışı tehlikelerin beklediğini anlayan Bruce kostümünü daha dayanıklı ve daha güçlü bir hale getirmiş olmalı. Hem bu açıdan hem de görsellik açısından kostüme yapılan eklemeleri beğendiğimi söyleyebilirim. Ancak o maske tam olmamış gibi. The Dark Knight Returns referansı olması dışında Ben Affleck'in uzun boyu sebebiyle kısa tutulduğunu tahmin ettiğim kulaklar Batman v Superman'de harika gözükürken burada bir garip durmuş. Sanıyorum bu, maskenin eskiye oranla daha dar ve sıkı olmasıyla ilgili. Dikkatli bakılırsa maskenin Affleck'in göz hizasından yukarıya doğru daralmaya başladığı görülebilir. İşin kötü tarafı ise yayınlanan fragmanda da maske o şekilde gözüküyor.


Fotoğrafta ayrıca Aquaman'in tam zırhlı kostümünü ilk defa görmüş olduk. Geçen sene yayınlanan Aquaman posterinde biraz fazla karanlık bulduğum kostüm zırhın tamamıyla birlikte bu sefer gayet güzel olmuş. Sarı ve yeşil renkleri seçilebiliyor ve pul efekti harika. Aynı Wonder Woman kostümündeki gibi hem gerçekçi hem de çizgi romana uygun bir kostüm yaratılabilmiş. Ve gelelim Flash'a. Açık konuşayım en çok korktuğum kostüm onunkiydi. Artwork'lerden anlaşıldığı kadarıyla çizgi romanlardan daha farklı bir kostüm göreceğimiz ortadaydı. Nitekim Injustice'tekine benzer zırhlı bir kostüm geldi beklendiği gibi ama artwork'lerin korkuttuğu kadar kötü değil. Kırmızının tonu çok güzel ve Barry Allen için çok kötü bir tercih olduğunu düşündüğüm Ezra Miller'ın üstünde güzel duruyor. Ama yine de bu, üstündeki zırha rağmen parmakları kesik eldiven giyen bir Flash'ı harika yapmıyor. Maske ise gayet güzel ama kulakların dışarı doğru değil de maskeye yapışık olması pek iyi değil. Kulakların düzgün bir şekilde duruşu bile Flash kostümü hakkındaki yorumları bir hayli olumlu yapmaya yeterdi bence. Cyborg'un kostümünün CGI olacağı açıklanmıştı daha önce. Ancak hem fotoğraftan hem de fragmandan görüldüğü üzere kostüm çok iyi olmuş.

Ve gecenin bombasına yani Justice League footage'ına geldi sıra. Bir trailer uzunluğunda olan videoda Bruce Wayne'in Diana Prince ile birlikte JL ekibini toplamaya çalıştığını görüyoruz. Evet, yıllardan beri bunun hayalini kuran biri olarak ilk defa bir Justice League filmi izleyeceğimizden ötürü inanılmaz heyecan duyuyorum ama filmle ilgili bir sorunum var. Bana kalırsa Bruce Wayne ekibi toplamamalı. Batman çevresindekilere güven sorunu yaşayan bir karakter olmuştur her zaman. Daha hiç tanımadığı özel güçlere sahip insanlara gidip kimliğini açık etmesi pek hoşuma gitmedi. Bunun yanında ekibi bence Batman olarak da toplamamalı. Bunu bir Batman hayranı olarak söylüyorum hem de. Kişisel olarak Kara Şövalye'nin JL çizgi dizisinin ilk macerasında söylediği gibi "I'm not really a people person." kafasını daha uygun buluyorum ben. Evet, Batman takımı toplarken ve liderlik ederken pek çok havalı sahne izleyeceğiz ancak o "İhtiyacınız olduğunda beni arayın." diyen bir karakter. Justice League'in asil ve kurucu üyesi de olsa ekibin en asi adamından bahsediyoruz burada. Tüm bu uzaylı olaylarının yanında hiç bir zaman Gotham'daki adalet savaşçısı kimliğinden vazgeçmeyen birisi o çünkü. O hala sekiz yaşındaki bir çocuğun başına gelebilecek en kötü şeyi yaşamış olan travmatik birisi.


Justice League footage'ında arkada çalan The White Stripes - Icky Thumb bayağı cool bir hava katmış karakterlerimize ancak ben burada epik bir müziği tercih ederdim. Avengers'ın ya da başka bir kahraman topluluğunun filmlerine bu tür şarkılar gidebilir ama bu bir Justice League filmi. Trailer müziği epikliği ile tüylerimizi diken diken etmeli. İzleyiciyi gaza getirirken bir yandan da bunun sıradan kahramanların değil mitolojik/tanrısal karakterlerin filmi olduğuna ikna etmeli. Ama bu ve yukarıda söylediğim bir diğer problem dün gecenin mükemmelliğini zedelemiyor. Öncelikle DC'nin atmosfer yaratma becerisi JL footage'ında yine kendini belli ediyor. Özellikle Bruce ve Aquaman nam-ı diğer Arthur Curry'nin karşılaştığı sekansın renkleri muhteşem. Aflleck'in gri sakallı Bruce'u harika. Ezra Miller'ı Barry Allen olarak uygun bulmamama rağmen ona ısınmaya başladım. O malzemeden olabilecek en iyi şekilde Flash olmuş. Footage'taki favori repliğim ise Cyborg ve Batman arasında geçen şu konuşma: 

Cyborg: "Seni duymuştum. Gerçek olduğunu bilmiyordum." 
Batman: "Gerekli olduğunda gerçeğim" 

Özetlersek Wonder Woman ve Justice League filmlerinin damgasını vurduğu, haberlerin ve görüntülerin ardı arkasının kesilmediği müthiş bir sunum yaptı Warner Bros. 2013'te yine SDCC'de Batman v Superman filminin duyurulmasıyla başlayan macera artık büyüyerek yoluna devam ediyor. Son olarak Suicide Squad ekibinin hem panelde hem de panel dışındaki görüntüleri gerçekte de harika bir takım olduklarının kanıtı. Vizyona gireceği günü iple çekiyoruz. 

Kaan Bayırakoşan

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget