İnceleme: Old Man Logan #9


[update title="Künye" icon="info-circle"] ANAD Old Man Logan
Çizgi Romanın Adı: 
Yayınlandığı Tarih: 27.07.2016
İçerdiği Sayı: Old Man Logan #9
Yazar: Jeff Lemire
Çizer: Andreo Sorrentino
Yayıncı: Marvel[/update]
Öncelikle çizgi romanı incelemeye geçmeden önce kısa bir bilgi verelim. Sitemiz açıldığından beri her hafta aksatmadan "Haftalık Çizgi Roman İncelemeleri" köşemizde, o haftanın çıkan önemli çizgi romanlarını inceledik. Geçtiğimiz hafta, toplamda 99 çizgi romanı incelediğimizi duyurmuştuk. 100. çizgi romanımızla birlikte yeni bir formata geçme kararı aldık. Bundan sonra bütün sayıları tek bir yazı içinde vermek yerine, hepsini bağımsız bir şekilde, daha hızlı bir şekilde yayınlayacağız. Bu sayede en azından bireysel takip ettiğiniz bir seri için, diğer hikayelerden spoiler yeme ihtimaliniz olmayacak. Tabii, tek bir yazı içinde okumak isteyenleri de unutmuyoruz. Her hafta yeni çizgi roman günü, çarşamba günü, önceki hafta yayınladığımız bütün çizgi romanları yine eski haliyle tek bir yazıda toplayacağız, böylece yeni sayılara bakmadan öncekileri kontrol etme fırsatınız da olacak. Ve her zamanki gibi, bu incelemelerde de eskisi gibi, sayının hikayesini Spoiler Bölgesi kısmında anlatacağız. Haftanın en yüksek puan alan sayısıysa, "Haftanın çizgi romanı" ünvanıyla vitrinde yer alacak. Öyleyse sayımıza geçelim. [Bu uyarı kısmını sadece bu haftanın çizgi romanlarında göreceksiniz.]

Marvel'da en sevdiğim çizgi romanın Old Man Logan olduğunu söylemiş miydim? Seri o kadar güzel ki, okurken ağlayasım geliyor. Jeff Lemire ve Andrea Sorrentino ikilisi, Green Arrow'da o kadar sağlam bir imza bıraktılar ki şu an resmen kalitelerini mühürlüyorlar. Şu kadarını söyleyebilirim ki, bu seri kesinlikle ve kesinlikle Mark Millar/Steve McNiven ikilisinin orijinal serisinden çok daha kaliteli. Geçtiğimiz sayılarda Logan, kuzeyde bir kasabaya sığınmıştı ve burada, günün birinde kendisiyle evlenen Maureen'in çocukluğuyla tanışmıştı. Ancak Lady Deathstrike ve Ravagers ekibi gelip kasabada sürüyle masumu öldürmüştü. Daha sonra da Logan, artık kendisini bulmalarını beklemeyeceğini, hepsini tek tek kendisinin avlayacağını söylüyordu. Eh, ne diyelim, bu sayıda da dediği gibi avlamaya başlıyor!


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Sayının başında Japonya'da bir binada Eito ismindeki bir eleman, Patch ismindeki yabancıya bir isim vereceğini söylüyor ancak verdiği kağıtta, Patch durumun bir tuzak olduğunu anlıyor ve karşısındakilerin, kafasına konan 3 milyon yenlik ödül için harekete geçtiğini anlıyor. Patch kimliğini bir kenara atan Logan, kelimenin tam anlamıyla teker teker doğruyor kendisine bunu yapanları. Sona bıraktığı elemandan da Deathstrike'ın yerini öğreniyor. Flashback sahnelerinde ise Logan'ın, Maureen'le ilk defa sevgili olduğu zamanlara gidiyoruz. Birlikte Weapon X sığınağında kalırlarken, yerlerinin keşfedilmesi üzerine kaçmışlar ve Japonya'ya gelmişler. Ancak burası da sahipsiz değil, Silent Order isimli bir örgüt tarafından yönetilmekteymiş. Günümüze döndüğümüzde Logan, Deathstrike'ı buluyor ama bir yere zincirlenmiş ve bacakları kopartılmış halde. Bunun bir tuzak olduğunu, buraya gelmemesi gerektiğini söylediği anda da Logan'ı arkasından okluyorlar ve maskeli bir adam, "seni bekliyorduk, artık Silent Order'ınsın" diyerek sayıyı bitiriyor.[/error]

Görüş


Arkadaşlar, bir serinin bütün ama bütün sayıları, bir öncekinden daha güzel olabilir mi? Resmen baştan sona muhteşem bir şekilde ilerliyoruz. 10 üzerinden 10 puanı da sonuna kadar hak ediyor. Tek üzüntüm, sonraki sayılara daha yukarıda bir puan veremeyecek olmak ama buna değer. Logan'ın Japonya günlerine dönmemiz, günümüzde Deathstrike'ın bu hale getirilip yem olarak kullanılması, Silent Order örgütünün ortaya çıkıp yepyeni bir tehdit yaratması ve acı çekerek, öfkesini kusarak sadece yaşamaya ve hayatına kast edenleri yaşatmamaya çalışması, her şeyiyle İhtiyar Logan muhteşem ötesi bir seri. Ancak daha da güzel yanı, zamanında Old Man Logan serisinde Maureen'i bile adam akıllı tanımamışken, şimdi her şeyini biliyor olmamız, Logan'ın, kötülerin ayaklanmasından sonra yaşadığı her şeyi parça parça öğrenmemiz, bu seriyi defalarca kat daha güzelleştiriyor. Andrea Sorrentino'nun çizimleri, serinin renkleri, sayıyı elinize aldığınız anda kelimenin tam anlamıyla sizi içine hapsediyor, kurtulamıyorsunuz. Açıkça söylüyorum, bu sayının tek bir tane bile kusuru yoktur. Son zamanların en güzel serilerinden birisinin en muhteşem sayılarından birisidir.
10.0
MUHTEŞEM

Sizin sayıya verdiğiniz puan kaç?

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget