İnceleme: Action Comics #961



[update title="Künye" icon="info-circle"]Yayınlandığı Tarih: 10.08.2016
İçerdiği Sayı: Action Comics #961
Hikaye: Path of Doom Part #5
Yazar: Dan Jurgens
Çizer: Stephen Segovia
Yayıncı: DC Comics[/update]
DC Rebirth'ün amiral Superman dergisi, Action Comics'te Rebirth sayısını da dahil edersek 6. sayıya geldik. 1. sayıdan itibaren başlayan Path of Doom hikayesi ise önümüzdeki sayıda final yapacak ve sonra da derginin başından beri gördüğümüz süper gücü olmayan, Superman olduğunu bilmeyen ama çok şey yaşadığını iddia eden Clark Kent'in kim olduğunu göreceğimiz "Who is Clark Kent?" hikayesi başlayacak. Geçtiğimiz sayılarda ise Superman, oğlu Jon ve karısı Lois'i korumak için harekete geçmişti zira Doomsday, oğlu Jon'un Kripton DNA'sının kokusunu almış, çocuğun peşine düşmüştü. Sonunda ailesine yetişen Clark, ikisini de uzağa yollamış ve tepede Doomsday'le savaşmaya koşan Wonder Woman'ın yanına doğru gitmeye başlamıştı. Bu esnada Wonder Woman, Metropolis'e bakması için Lex Luthor'u arkada bırakmıştı.


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Bu sayı, Doomsday'e karşı savaşan Superman ve Wonder Woman'ın aksiyon sahneleri ile dolu. Kavga devam ederken Lex Luthor da Metropolis'te yıkılan binalardaki insanları kurtarmakla meşgul. Yanında da güçsüz Clark Kent var ve Luthor, çaresiz Kent'in, artık Superman olmadığından emin. Bu sırada yardıma gelen bir de Superwoman var. Tekrar savaş alanına döndüğümüzde, Diana bütün savaşçılığıyla Doomsday'i geri püskürtüyor ancak canavar durmak bilmiyor. Sonunda Clark, Diana'yı ikna ediyor ve Wonder Woman, Lois'le Jon'u, Justice League uydusuna çıkarıyor. Dövüşü oradan izliyorlar. Tüm bu olayları ekranı karşısında izleyen Mr. OZ, zamanı geldiğini söyleyerek bir kapıyı açmalarını adamlarına söylüyor. Bir anda Doomsday dört bir yanından sarılıyor. Hareket edemiyor. Superman kafasını kaldırdığında uçan taşıtlara binen bir sürü askerin, bir ışınla yaratığı zapt ettiğini görerek, burada daha büyük bir oyunun döndüğünü anlıyor ve sayı bitiyor.[/error]

Görüş


Aksiyon dolu bir sayıyı daha geride bıraktık. Tüm sayı boyunca Clark'ın, sadece yaratığı yenmeyi düşünmesini değil, ailesini her şeyden önce düşünmesini gördük ki bu da bizim hep istediğimiz, Superman'e hakiki bir zayıf nokta oluşturan şeylerden birisi. Bir taş ya da sevdiği kadından öte, aile kavramı, Superman'in zorlama zayıflıklarından birisi değil kesinlikle. Empati kurmamız çok daha rahat oluyor bu şekilde. Wonder Woman resmen bu sayıda mükemmel ötesiydi. Doomsday ile savaşırken tamamen savaşçıya dönüşmesi inanılmazdı. Kendi serilerinde bile nadir gördüğümüz bu acımasız savaşçı haline bayıldım. Jon'un ağlak bir bebekten çok babasına yardım etmek isteyen, savaşmak isteyen, bütün riskleri almak isteyen bir çocuk olması, kendisini daha da sevilebilir kılıyor. Superman'in Doomsday ile olan savaşında, zamanın efsanesi Death of Superman'e bolca gönderme yapılması ziyadesiyle güzel. Sıfırdan bir düşmanla karşılaştırmak yerine, klasik Superman'in, en büyük karşılaşmalarından birisini meydana çıkarmak gerçekten de güzel bir hareket. Clark'ın attığı her yumrukta, onun geçmişi de düşünüp hareket ettiğini sayfalardan hissedebiliyoruz doğrudan. Tüm bunların yanında Mr. OZ'un planı harekete geçti artık. Önümüzdeki sayıda sonunda OZ ile tanışabilmeyi umuyorum. Sayı genel olarak çok güzel bir şekilde devam ediyor. Çizgisini bozmamasını umut ediyoruz!
8.0
GÜZEL

Sizin sayıya verdiğiniz puan kaç?

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget