“Crossover” Olayı Sadece Comics’de Değil Fumetti’de De Var!

Ümit Kireççi – [email protected]

Zagor, Çizgi Düşler Yayıncılık tarafından basılan Zagor Özel Sayı dizisinde “…Başka yer…” deyince “crossover” kavramının sadece comicslere özgü olmadığını hatırladım. Kahramanların çizgi roman yayınları arasında yolculuk yapması, farklı karakterlerin işbirliğine gitmeleri ve ortak macera yaşamaları İtalyan Çizgi Romanı Fumetti’de de var. Üstelik de oldukça etkililer. Zagor’la Başka Yer arasındaki etki gibi…

Zagor kimdir?

Zagor, 1961 senesinde Sergio Bonelli ile Gallieno Ferri ortak yaratısı olarak çıktı çizgi roman sahnesine. Elinde taş baltası, üzerinde ilginç kartal desenli kırmızı gömleği, yanında tombul arkadaşı Çiko, aklında uygulamaya kararlı olduğu barış ülküsü… Böyle biriydi işte Zagor. Asıl adı Patrick Wilding olan kahraman küçükken anne ve babasını kaybeden, daha sonra bir avcıdan ders alan, zaman içinde kendini geliştirerek Darkwood bataklıklarında Tarzancılık oynayarak Kızılderililere tanrı gibi görünme numaraları yapan biridir. Gerçi sonradan Manitu’nun lütfuna mazhar olarak gerçekten de tanrısallaşır gibi olmaya başlar yer yer. Ama bu değişim onu asla değiştirmez. Her zaman olduğu gibi mütevazı ve idealist kişiliğe sahiptir, ödün vermez.

Basit bir western kurgusu vardır. Ve tabii sıradan masal kurgusu. Huzurlu ve düzenli bir gidişatı barış düşmanları bozar, insanlar bir şekilde kahramandan yardım ister veya kahraman olaya dahil olur, macera yaşanır, düzen eski haline döner. Bunlar hep alışılagelmiş balta, ok, tabanca yöntemleriyle gerçekleşir. Oysa benim gibi bazılarının hoşlandığı hikayelerinde Zagor klasik western kurgusunun dışına çıkarak bazen periler alemine, bazen uzaya, bazen mitolojik dünyalara, bazen de başka çizgi roman karakterlerinin sayfalarına konuk olur. İşte o zaman Manitunun el vermesi de “Baltalı İlah” sıfatı da bence daha ön plana çıkar. Ayrıca bu olağanüstü ortamların olağanüstü maceralarının western dönemi kültürü içinde işlenmesi bambaşka bir tat verir. İşte bu noktada “Başka Yer” aynı mantık çerçevesinde önemli bir işlev üstlenir.

Başka Yer’den Hikayeler / Storie Da Altrove

Başka Yer, ilk kez 1987 yılında bir Martin Mystere (nam-ı diğer Atlantis) çizgi romanında görülmüş bir organizasyondur. Daha sonra sırasıyla bu organizasyon Bonelli’nin birçok yayınında ortaya çıkmıtır. Çizgi Düşler’in yayınladığı Zona X, Nathan Never, Doğan Egmont’un Zagor’u ve Lal Kitap’ın Dylan Dog’unda.

Ancak ilginçtir bu organizasyon 1987 yılından itibaren farklı yayınlarda boy gösterirken kendi dizisine ancak 1998 yılında kavuşmuştur. 

Peki nedir bu Başka Yer?
Başka Yer, 1776 yılında ABD başkanı Thomas Jefferson’la Benjamin Franklin tarafından kurulmuştur. Onlara falcı-medyum Amanda Janozs’la Fransız maceraperest Jean Bientot – Lois eşlik etmiştir. Gizemli, büyülü, paranormal ve bilim kurgusal olayları çözmek üzere kurulan Başka Yer o dönemin bilimsel birikimlerini temel alarak maceraların kapılarını açar. Bu arada Edgar Allan Poe, Van Hellsing, Sherlock Holmes ve Arsen Lüpen gibi kurgusal karakterler veya kimi kurgusalların babası sayılabilecek sanatçılar olayların göbeğinde yer alır.


Ancak diziyi okuyanlar Başka Yer’in üssüne dikkatli baktığında koridorlarda yürüyen Dalekleri, Jedi’ları, Conan, Doctor Who, Uzay Yolu karakterlerini görebilirler. Bu şekilde Başka yer’den hikayelerin sonsuz olanaklara sahip olduğu sonucuna varmak da kolaylaşır.

Bu arada tarihin farklı dönemlerinde gerçekleşen farklı paranormal ve bilimsel anormallikleri çözen Başka Yer ajanları sık sık değişirken okurlara dünya çapında bir geziyle farklı kültürlerin olağanüstü lezzetlerini tattırıyorlar desem yeridir.  

Başka Yer, Poe ve Zagor

Zagor, Özel Dizisinin 6. Cildi 145. sayfası 5. karesinde küçük bir çocukla konuşurken anıyor adını Başka Yer’in. “Christopher Ölmeli” başlığını taşıyan öyküde telepati ve telekinezi tabanlı olağanüstü güçleri olan küçük bir çocuğun güçlerini anlayabilmesi, denetleyebilmesi için organizasyonun ona yardımcı olabileceğini açıklayıp önerirken. 

Sonra da finalde anılır Başka Yer bir kez daha. Christopher’a anne-babalık yapmak isteyen çiftin onu oraya götürecekleri konuşulur. Konu kapanır, macera biter. 



Ama benim yazıma konu olacak çağrışımlar da bundan sonra başlar.

Önce Aksoy yayıncılık, ardından Doğan Egmontca orijinal fumetti boyutunda basılan Zagor’un editörlüğünü Ege Görgün, çevirilerini Ay Barka’nın yaptığı dizisinin 23. sayısında “Özel Ajan” hikayesinde Başka Yer’le ve hikayeleriyle karşılaşmıştım. Boselli’nin yazdığı, Ferri’nin çizdiği hikayede “Agente Speciale” (no 376) şehirde başlıyordu. Kalabalık içinde insanlar bıçaklanarak öldürülüyor ancak katil bir türlü görülemiyordu. Daha sonra “Raven (Kuzgun)” kod adlı özel ajan yazar Edgar Allan Poe müdahalede bulunarak bunun tek kişinin işi değil de… Okuyun işte ilginç bir çözüme ulaşarak katili yakalıyor. Böylece de Başka Yer yöneticileri tarafından Zagor’la işbirliği yapmak üzere Darkwood’a gönderiliyor.

Bunun devamında da dört sayı süren olağanüstü bir macera okuyor, uzaya açılıyor, şeytan bebeklerle kapışmalara tanık oluyor, hayata dönen düşmanları görüyoruz. 

Bu hikayeye Altrove Da Storie’nin ilk cildinin 176. sayfasının 5. karesinde atıfta bulunulduğunu görüyoruz. Hem de Poe’nun tablosu önünde. Atıfta bulunan da ABD başkanlarından Grant oluyor. Sonrasındaysa 7. ciltte “Karanlıkta Bağıran Ev” hikayesinde Poe’yu tek başına serüven içinde görüyoruz. Ve tabii yine Zagor karşılaşmasına gönderme yapılıyor ve hayli çarpıcı, gotik bir hikayeyle baş başa bırakılıyor okur.  

Carlo Recagno’nun yazdığı, Sergio Giardo’nun çizdiği hikayenin orijinal adı “La Casa Che Urlava Nel Buio”. Çeviren Yılmaz Dağlı. Yayıncı Çizgi Düşler.



Özetle “Crossover” Olayı Sadece Comics’de Yok

Çizgi roman ekollerinin birbirlerinden etkilenmediklerini söylemek yanlış olur. Onlarca örnekte göreceğimiz üzere her ekol diğerlerinden bazı uygun parçaları alarak okurlarına yeni zenginlikler sunabiliyorlar. Bu bağlamda Fumettilerde de çizgi roman dizileri arasında kahraman yolculuğu yapılmasını yadırgamamak gerekir. Ayrıca da bir ekolü diğerinin önüne geçirmeye kalkmak da çok yerinde olmaz. Bunun yerine her birinden farklı lezzet almanın yollarını bulmak gerekir. Elbette comics, manga, frankofon, fumetti ekollerinden birine dalmak çıkışı olmayan bir yola girmek gibidir. 

Asla tam anlamıyla uzmanlaşma sağlanamayacağından başka ekollere zaman ayırmanın mantığı sorgulanabilir. Bence bunun yanıtı inatla ve saplantılı bir şekilde çıkışı olmayan yola mı girileceği, yoksa kendini geliştirmek isteyen okurun ayrım yapmadan sanattan zevk almanın yoluna mı gireceği seçeneğinde gizli. Yol uzun, virajlar tehlikeli ve sapaklar hemen önümüzde. Hızlı karar verin, yolu geçmeyin, geri dönüşü olmayan süreçleri yaşamayın. Sonuçta bütün yollar çizgi romana çıkıyor!

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget