İnceleme: Gotham S03E01 - Mad City: Better to Reign in Hell

Gotham'ın üçüncü sezonu Pazartesi yayınlanan açılış bölümüyle nihayet başladı. Diziye olan merakımız sadece ikinci sezon finalinde olanlardan kaynaklı değil, yeni sezonda kadroya katılan yeni karakterler de Poison Ivy'den tutun Valerie Vale'e kadar ve bu sezonun kötüsünün Batman'in New52 çizgi romanlarında ortaya çıkıp büyük başarı yakalayan düşmanlarından, Court of Owls tarikatının olması da bizi bir hayli heyecanlandırıyor.

Evet, Gotham harika bir çizgi roman dizisi değil ama kesinlikle ilgi çekici ve merak uyandırıcı. Aynı zamanda büyük de bir çizgi roman havuzu. Beyaz perdede göremeyeceğimiz çoğu şeyi dizide izleyebiliyoruz. Örneğin Bruce Wayne'in ailesini kaybettikten sonra yaşadığı travma, Selina Kyle ile olan ilişkisinin başlangıcı, Penguin ve Riddler başta olmak üzere villain karakterlerin orijin hikayeleri, Jim Gordon'ın GCPD'de yükselişi, Arkham'dan görüntüler ve Gotham'ın nasıl ''Gotham'' hâline geldiği gibi birçok şeyi izleme fırsatına sahibiz.

Gotham'ın ilk sezonunda izleyiciye yaklaşımı hep ''Alın size villain!'' tarzında oldu. Bazen de ''Yetmedi mi? Alın biraz daha!'' dedi ve bu karakterlere fazlasıyla yer ayırdılar, ben villain izlemek isteyen biri olarak bu durumdan gayet memnunum. Dizide delilik, çılgınlık ve doğaüstü olay temalarının yeri her zaman vardı, hiç azalmadı bu. Belki de bu yüzden üçüncü sezondaki her bölümün başına ''Mad City'' etiketini eklemeye karar vermişlerdir. Bu bölümle birlikte Gotham'ın haftalık incelemelerine başlıyoruz, aman dikkat; SPOILER içerir!


Neler oldu?

Bölüm direkt Jim ve Lee'nin ilişkisinin çözümü ile başladı, Lee kendine yeni bir sayfa açmış. Jim de kalbine taş basarak Gotham'a tıpış tıpış geri döndü ve Indian Hill'den kaçan kişilerin peşinde kelle avcısı olarak koşuşturuyor. Bu grubun başında Fish Mooney var, Hugo Strange'in DNA'sında yaptığı değişikliklerle fiziksel temasta bulunarak insanlara istediği şeyi yaptırabiliyor. Aynı Kilgrave gibi, ama temas lazım. Mooney'nin grubunda da çeşitli güçleri olan tipler var ama bir de sorunları var. Güçlerini kullandıkça vücutlarında yeni hücreler oluşuyor ve sistemleri bunu reddediyor. Amaçları önce bunun ilacını bulmak, sonra da kesin çözüm için Hugo Strange'e ulaşmak. Tabii bunlar olurken Mooney'nin geri döndüğünü öğrenen Penguin etrafta korkuyla dolanıp yeni dostlar edinmeye çalışıyor.

Değerlendirme

Yeni sezonun ilk bölümüyle çok net mekan değişiklikleri yaşadık. Genel olarak GCPD, Wayne Malikanesi, Selina'nın takıldığı çatı katları ve Penguin'in mekanlarında geçen iki sezonun ardından nihayet Gotham'ın yeni köşelerini görebildik ve bunun devamı da gelecekmiş gibi duruyor. Lee'ye ziyarete gittikten sonra 6 aylık bir geçiş yaşıyoruz, Jim Gordon hâlen polis değil fakat -dizi başladığından beri pek etkisi olmayan- GCPD ile olan iplerini koparmadan canavar avına devam ediyor, yakaladığı kişi başına da 5 bin dolar ödül var. Artık Gotham'dan olan şeyler için sorumluluk sahibi değil, tek tabanca takılıyor. Ölmekten de çekinmiyormuş gibi duruyor, Gordon'ın aksiyon sahnelerindeki felsefe basit; ''Suçluyu zekice bir şekilde bul, iman gücünle saldır.'' Son bölümde de gördük bunu, mutlaka ilerde de göreceğiz.

Valerie Vale de bu bölümle diziye giriş yaptı, kendisi Gotham Gazetesinden bir muhabir aynı zamanda çizgi romanlardan tanıdığımız Vicki Vale'in de gelecekteki halası. Jim ile olan ilişkisi ve karşılıklı diyalogları, ukala tavırları çok hoştu. Dizinin basın ayağı için böyle bir karakter gerekliymiş, umarım macerası kısa sürmez.


Barnes tekrar görev başında ve koltuğunun en büyük adayı da Harvey Bullock. Bu arada GCPD'de tekrar özel tim kurulmuş, iki sezondur ölen polis memurunun haddi hesabı yok, ''Nereden buluyorlar bu kadar adamı?'' diye sıkça soruyorum kendime. GCPD'nin gereken ağırlığa kavuşması lazım artık.

Bruce Wayne'nin sezon finalinden sonra İsviçre'ye 6 ay civarında bir seyahat yaptığını öğreniyoruz, bu seyahatte şirketinin Indian Hill ile olan bağlantısını dediğine göre kanıtlarla ortaya çıkarmış ve Hugo Strange'i tutan kişiyi bulmuş. Gotham'a dönüp yönetim kurulunu topluyor ve herkese dev bir gözdağı verip o kişinin kendisiyle iletişime geçmesini söylüyor. Tabii Gotham'da işler o kadar kolay değil, Court of Owls diziye burada giriş yapıyor. İlk talimatları bu gözdağına karşılık Bruce Wayne'i etkisiz hâle getirmek. Bunun için de sıradan bir Gotham sakinin de yapabileceği bir şekilde Wayne Malikanesine girip önce Bruce'u kaçırıyorlar. Alfred yönetim kurulu ile olan toplantıdan sonra alarmları arttırdığını söylemişti fakat bir güvenlik şirketiyle anlaşmayı akıl etseler de rahatlasak. Bruce'un Owls ile kaçırılması ve tanışması Alfred'i Jim ile birlik olmaya itip sezonun geri kalanını da etkileyecektir. Bu aralar Lucius Fox da GCPD'de takılıyor, Jim & Alfred & Lucius iş birliği bizi bekliyor olabilir!

Selina her zamanki gibi çatı katlarında güvercin besleye dursun, bu bölümdeki görevi Poison Ivy'nin fiziksel dönüşümüne zemin hazırlamaktı. Selina'nın Fish Mooney'nin kanatları altında olmasını öğrendikten sonra kendisi de katılmak isteyince beklemediği bir red yiyor ve takibe başlıyor. O tiplerin arasında ''canavarlar'' deyince pek hayrına olmuyor tabii ki, dokunduğu kişileri yaşlandırıp öldürme gücüne sahip Marv, Ivy kaçarken biraz da olsa elinden tutuyor ve Ivy kanalizasyona düşüyor. Ivy'nin büyümüş hâlinin dizide yer alacağı zaten belliydi, önümüzdeki bölümde bunu göreceğiz. Poison Ivy'i beyaz perdede beklerken televizyona kısmet oldu.

Gotham'ın felsefesi ''Daha çok villain!'' demiştik, Fish Mooney liderliğinde birçok kötü karakter diziye katıldı. Sezonlardır Fish Mooney üzerinden dönen ikilemler yetmedi mi sayın senaristler? Karar mı veremediniz karakterle ne yapacağınıza? Havuzunuz inanılmaz geniş, gerçekten Fish Mooney'nin sürekli geri dönmesine ihtiyacımız var mı? Evet Penguin ile Mooney arasındaki rekabeti izlemek zevkli. Hatta bölümün başında Penguin'in GCPD'de kameraların karşısına geçerek halka Mooney'nin tehlikeli olduğunu ve yakalanması gerektiğini haykırması da harika bir örnek. Penguin, Fish Mooney'den korkuyor. Ta ki Arkham'da Nygma ile konuşana dek. ''Penguenler balık yer.'' repliği sizce de muhteşem değil miydi? Gotham'ın parlayan yıldızlarından Robin Lord Taylor, Riddler karakterini o kadar güzel oynuyor ki yer aldığı sahneleri daha dikkatli izleyesiniz geliyor. Riddler'ın hikayesinin yavaş yavaş ilerlemesi güzel, izleyiciye sindire sindire aktarıyorlar. Mr. Freeze, Riddler kadar popüler değil fakat hikayesinin çok çabuk anlatılması benim için hayal kırıklığıydı.

Sezon finalinden sonra en merak edilen konulardan biri Bruce Wayne'in gizemli ikiziydi. Dizide yaşanan diğer şeylere nazaran bu durum biraz daha uzun soluklu olup bütün sezona yayılacak gibi, ikizi bu bölümde pek göremedik. Tek bildiğimiz şey Bruce Wayne'nin kim olduğunu öğrenmeye çalışması. Selina'nın yardımda bulunmasından sonra önümüzdeki bölümlerde ikili arasında daha çok sahne izleyebiliriz.

Görüş


Yeni sezon 6 aylık bir geçiş ile başladığı için genel olarak karakterlerin hâli hazırdaki durumları aktarılmış. Ivy'nin dönüşümü hemen sezon başında oldu, çok da güzel oldu. Jim'in Lee'yi gördükten sonra hiç uzatmadan kalbine taş basması da büyük artı. Gotham yeni sezona fena başlamadı, sezonun villain potansiyeli çok yüksek. Yeni bölümleri beklemedeyiz!
6.5
POTANSİYEL



3. sezonun 2. bölümü ''Mad City: Burn the Witch'' 26 Eylül'de yayınlanacak. Fragmanı da aşağıda:

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget