İnceleme: Nightwing #6


[update title="Künye" icon="info-circle"]Yayınlandığı Tarih: 05.10.2016
İçerdiği Sayı: Nightwing #6
Hikaye: Night of The Monster Men: Part Five
Yazar: Tim Seeley, Steve Orlando
Çizer: Michael Gaydos
Yayıncı: DC Comics[/update]
Night of The Monster Men'de sondan bir önceki bölümdeyiz. Seriyi beğenen olduğu kadar beğenmeyen de çok. Genel olarak baktığımda ben seven taraftayım. Özellikle bir önceki sayıdaki versuslar (Bkz: Batman #8) çok iyiydi. Hikayenin gelişim gösterdiği asıl sayı bu oldu. Villain'imiz Hugo Strange'i ise neredeyse hiç görememiştik. Neyse, hemen spoiler kısmına geçiyorum.


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Nightwing hala canavar ve Batwoman onunla uğraşmaya devam ediyor. Neyse ki, çok geçmeden Gotham Girl'ün de yardımı ile normale dönüyor. Önceki sayıda insanları etkileyen maddenin onlardan ayrılıp yeni bir canavar oluşturduğunu söylemiştim. Nightwing düzelir düzelmez bu arkadaş kendini gösteriyor. Üstelik elinde şehrin trenini taşıyarak. Gotham Girl, Nightwing ve Spoiler'ı bu trenden kurtarıyor ve bu ikisini Wayne Tower'a bırakıyor. Nightwing ve Spoiler burada ufak bir araştırma yapıyor ve Dick, canavarların Strange'in hastaları olduğu bilgisine ulaşıyor. Bu canavarların anası mı desem, babası mı desem, bu arkadaş Dick'in, Strange'in peşinde olduğunu biliyor. Bir çeşit zekası var. Bundan dolayı Nightwing ve Spoiler'ın peşine düşüyor ve Wayne Tower'a tırmanmaya başlıyor. Bu ikisini tam yakalayacakken Wayne Watchtower aktif hale geliyor. Canavar etkisiz bırakılıyor. Mağarada olan Alfred ise düşen canavarların hücrelerinin organik olmadığını sadece öyle gözüktüğünü, programlanabilir olduğunu ve açık hava ile çeşitli olayların olduğunu hatırlatıyor. Yani canavarlardan kurtulduğumuzu zannederken tam tersi olduğunu görüyoruz. Nightwing araştırması sonucu ulaştığı bilgilerle bu dört canavarın Batman'i temsil ettiğini aktarıyor ve Batman Strange'in yanına gitme kararı alıyor. Sayı da böylece son buluyor.  [/error]




Görüş


Tam "olmamış bu sayı yea" diyecekken bir nokta geliyor ve kalbimi çalıyor. Son ana kadar aslında çok da hoşlanmadığım bir sayı oldu. Neyse parça parça gideyim.

Şimdi öncelikle kurgunun en çok ilerlediği sayı buydu. Batman #8 ile aynı gün yayımlandığından bunun böyle olacağını biliyordum ve sayıyı okumadan önce kafamızdaki soru işaretlerinin epey silineceğini zannediyordum. Benim açımdan pek öyle olmadı. Ben "Neden" sorusunun cevabını almak istiyordum artık. Neden Hugo Strange böyle bir işe girişmiş? Neden psikopata bağlamış? Neden ölü bir projeyi diriltmiş? Bu soruların cevabını alamadığımız gibi "Nasıl" sorusuna da cevap bulamıyoruz. Wayne Watchtower nasıl ana canavarı etkisiz hale getirdi? Bu hücreler nasıl yenileniyor? Yine -neden- yenileniyor? Sonuçta Hugo Strange'in amacı Batman ile yüz yüze kapışmak değil mi? Amacına ulaşıyor zaten devamına gerek var mı? Batman bu canavarların kendisini temsil ettiğini nasıl çözmez ve bu iş Nightwing'e kalır?

Heh, işte bu noktayı sevdim ben aslında. Çok klişe ama dört canavarın Batman'e bir gönderme olmasına ba-yıl-dım! Zaten hayranların bu zamana kadar sürekli Batman kötülerinin Batman'in karanlık taraftaki profilleri olabileceği ya da en kötü ihtimalle Batman'in bir yönünden izler taşıdığını tartışıp durmuyor mu? Bu yönden evet, hoşuma gitti. Hugo Strange'in de aslında iyi bir doktor olduğunu görmüş olduk. "Çocukluk, keder, korku, manipülatör" adamın kafasındaki Batman aslında çok sıradan, çok düz ^^ Ona olan takıntısı da bu yönle aktarılmış gibi, sevmez miyiz?! 

Bunun haricinde, Gotham Girl'ün girdiği tripler neydi öyle ya? Yok "Nightwing benim yüzümden bu halde yapamam" yok "Ya güçlerim fazla gelirse" tripleri. Karakterlerin ön plana çıkarılıp çıkarılıp sonra bir anda böyle geri çekilmesini sevmiyorum ben. Spoiler ise çok kısa zamanda güzel iş çıkarttı. Ya o değil de Nightwing'in canavar halini yine, BTAS'ın "On Leather Wings" bölümündeki dev yarasaya benzettim. Yani ya ben BTAS ile kafayı bozdum ya da amaç buydu. Benim BTAS ile kafayı bozmuş olmam büyük ihtimal tabii. 

Matt Wagner'in yazdığı Batman and the Monster Men'de, Hugo Strange canavarlarını Arkham Asylum'daki hastalardan yaratıyordu. Burada ise kendi hastalarından yola çıkması şık bir tesadüf olmuş. Ya da tesadüf mü olmuş? 

Son kısımdaki cliffhanger ise, benim için oldukça merak uyandırıcı. Hugo Strange neden Batman kostümü giymiş? Bu kadar bilgiyi nasıl toplamış? Tüm bunları Detective Comics #942'de öğreneceğiz. 
7.5
İYİ

Sizin sayıya verdiğiniz puan kaç?

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget