İnceleme: Trinity #2


[update title="Künye" icon="info-circle"]Yayınlandığı Tarih: 19.10.2016
İçerdiği Sayı: Trinity #2
Hikaye: Better Together Part Two
Yazar: Francis Manapul
Çizer: Francis Manapul
Yayıncı: DC Comics[/update]
Trinity oldukça başarılı bir şekilde başlayan bir çizgi romandı. İlk sayısında daha çok bir nostalji turu yaşamıştık. Francis Manapul bize üçlümüzün sadece kavga ve gürültüden ibaret olmadığını, aralarındaki dostluk ve aile bağının gerçekten de güçlü olduğunu sadece bir akşam yemeği ile anlatmayı başarmıştı. Hikaye olarak çok bir şey olmasa da üçlünün birbirleriyle yeniden anlaşmaya başladığını görmüş, sayının sonunda da ahırda bir aynanın içinden genç Clark'ın babasıyla konuşmasını duymuşlardı. Tüm bunları da Manapul'un enfes çizimleri eşliğinde okumuştuk.


[error title="Spoiler Bölgesi" icon="exclamation-circle"] Clark, Bruce ve Diana, önceki sayıda gördüğümüz aynanın içine girmişler ve çocuk Clark ile karşılaşmışlar. Clark çok kızgın, çünkü babasının kalbinin attığını duyamıyor. Bu yüzden bizimkilere sert bir şekilde saldırdıktan sonra ortadan kayboluyor. Üçlü, kalbi durmuş olan baba Kent'i iyileştirdikten sonra, Baba Kent, Superman'i Clark'ın gerçek babası sanıyor ve korkuyor oğlunu alacak diye. Kısa bir yanlış anlaşılma düzeltildikten sonra hep beraber çocuk Clark'ı aramaya gidiyorlar. Çocuk Clark'sa saklandığı şelalede bir ses duyuyor ve ses, babasını iyileştirmesi karşılığında Clark'ın yardımını istiyor. Diğerleri Clark'ı bulmaya giderken, yanından geçtikleri nehrin kriptonitle dolu olduğu ortaya çıkıyor ve Superman suya düşüyor. Baba Kent, Superman'i kurtardığında, Diana ve Bruce da çocuk Clark'ı getiriyor. Onlar yeniden mutlu olurken, öte tarafta Jon, babasını merak ederek ahıra gidiyor ama kukuletalı birisi onu bayıltıyor ve onun yerine içeri giriyor. İçeride üçlünün uyuduğunu görüyoruz ve onları uyutan bitkiyi Poison Ivy'nin verdiğini, üçlünün, rüyalarında da birisiyle savaşacağını söylüyor. Sayı bitiyor.[/error]



Görüş


Trinity'nin ilk sayısını oldukça sevmiştim. Hatta bazı farklı yerlerde benim incelememden alınmış yerlere de bolca denk geldim, huh, okunuyor olmak güzel. Bu sayı da Manapul bize oldukça leziz bir hikaye vermiş. Superman'in babasıyla yeniden karşılaşması ama ona hiçbir şey söyleyememesinin yanında, Bruce'un sürekli paranoyak bir şekilde yanlış bir şeylerin olduğunu söylemesi ve Diana'nın aralarındaki en şefkatli kişi olması karakterleri okumayı daha da güzel bir hale getiriyor. Hikayede olan şeyleri merak ediyorsanız, bu oldukça gerçekçi bir rüya. Zamanında Alan Moore'un, For The Man Who Has Everything isimli bir Superman hikayesinde kullandığı Black Mercy ismindeki bitki, o zaman Superman'i aynı bu şekilde rüyaya sokmuştu ve hatta tipi bile aynıydı. Superman o zaman rüyasında Krypton'un yok olmadığı, kendisinin evlenip çocuk sahibi olduğu bir dünya görmüştü. O zaman Black Mercy'i yerleştiren kişi Mongul'du. Burada da bitkilerin kraliçesi Poison Ivy. Üçlü için oldukça farklı bir kötü seçimi olmuş ve bu seçimden oldukça memnunum. Ivy, rüya dünyasında da birisinin üçlüyle uğraşacağını söylüyor ama kim olduğunu söylemiyor. Benim düşüncem, bu kişinin Mongul ya da Mongul Jr. olabileceği yönünde. Manapul, çizgilerinde de çok başarılı bir iş çıkarmış. Zaten kullandığı renkleri de çok ama çok seviyorum, bir de Bruce'u aksi bir çocuk, Clark'ı sevimli bir çocuk gibi hissettirme konusunda çok başarılı. Trinity bir güzel sayıyla daha gönlümüzde yer ediyor.
8.0
GÜZEL

Sizin sayıya verdiğiniz puan kaç?

Yorum Gönder

[disqus] [facebook]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget