Bir Justice League Eleştirisi

Justice League filmini enine boyuna tartıştık!


Baştan anlaşalım, bu film iyi bir film değildi. Sadece iyi kısımları olan kötü bir filmdi. İyisiyle kötüsüyle kritiğini yaparken, bir yandan da başka bir konuyu öne sürelim, bu film bir Zack Snyder filmi bile değildi. Bu konuyu tartışmadan önce, fragmanlar ve film yapım aşamasını, yeniden çekimleri ele almakta fayda var ve bu yüzden konuya oradan girelim. Batman v Superman: Dawn of Justice filmi pek çok eleştiri almıştı, Suicide Squad yerden yere vurulmuştu ve Justice League ilk fragmanıyla beraber de birçok eleştiri gelmişti. İlk eleştiri Cyborg’un efektleriydi ama emin olun o konuda endişelenmeye hiç gerek bile yok, film efekt faciası ama Cyborg’un bununla uzaktan yakından alakası yok. Ayrıca filmi izlemediyseniz, önce izleyip sonra yazıyı okumanız tavsiye edilir, sonra bozuşmayalım.

İlk tanıtımda Snyder tonu hakimdi, gri filtre yine göze çarpan bir detaydı, yine Snyder’in olmazsa olmazı ‘’kasvet’’ daha bu tanıtımdan belli oluyordu. Keza ilk resmi fragmanda da böyleydi. Ardından açıklamalar ve imalar üst üste geldi, önce Superman’in filmde sakallı ve uzun saçlı olacağı söylendi ayrıca bizzat Henry Cavill tarafından siyah kostüm ima edildi, Green Lantern iması da cabasıydı. Filmde Jesse Eisenberg’ün olduğu söylendi, Deathstroke görüntüsü yayınlandı, kamera arkası görüntüleri yayınlandı ve burada Henry Cavill’i mavi kostüm içinde gördük, resmi film görsellerinde de kendisi vardı ancak ortada başka bir spekülasyon vardı. Filmin kötü karakterleri içinde Superman de olabilirdi!

Man of Steel filminin ardından DC Comics filmlerinin dümeni Zack Snyder’e verilmişti ve o dümeni tutarken de aklında bir hikaye örgüsü kurduğunu tahmin etmek zor değil. Bu hikaye örgüsünün merkezinde de Superman’in olduğunu dört film boyunca gördük. Yani karşımızda bir ‘’Superman Öyküsü-Superman Saga’’ vardı ancak Snyder oldukça ağırdan alıyordu. Suicide Squad filminde bile ‘’Superman’siz dünya’’ etrafında dönen bir hikaye işleniyordu, yani Superman hep merkezdeydi. Peki bu hikaye örgüsü nasıl sonlanacaktı? Bir önceki filmden anladığımız kadarıyla Bruce Wayne haklı çıkacak ve olayın çözümünde de Lois Lane önemli bir rol oynayacaktı. Yani önceden yapılan bir plan vardı ve bu bir önceki filmde açıkça da gösterilmişti.

Sonra ne olduysa oldu, önce film için neredeyse yeni bir film parası kadar bütçe ayrılarak yeniden çekim yapılacağı söylendi, ardından Zack Snyder’in kızının intihar ettiği ve bu yüzden filmin yeniden çekimlerine katılmayacağı duyuruldu ve Joss Whedon filmin başına getirildi. Bu süreçte de film müzikleri Junkie XL’den alınıp Danny Elfman’a verilerek izleyiciyi ikinci şoka uğrattılar. İşte her şey bu kısımda başlıyor, neden Zack Snyder kızının intiharından hemen sonra değil de aylar sonra koltuğu bıraktı ve neden yeniden çekimlerde apayrı bir vizyona sahip yönetmen koltuğa oturtuldu? Ekip içinde olayı duyar duymaz söylediğim durumun gerçek olma ihtimalini de bu film neredeyse ispatladı sayılır, ben iddia ediyorum ki, Snyder filmden kendi isteğiyle değil Warner Bros. zoruyla ayrıldı. Anlaşamadıkları konu da Superman oldu! 


Henry Cavill’in bıyıkları olmasaydı bu iddia ettiğim konuya kimse inanmazdı ancak filmi izlerken gördük ki bütün Superman sahneleri yeniden çekilmişti. Hem görsel efekt katliamı yapılmıştı hem de buradan Snyder’in Superman sahnelerinin komple uçurulduğunu fark ettik. Ayrıca Superman öldükten hemen sonra canlanmaya dair ilk nüve de daha filmin sonunda verilmişti, yani canlanma ya kendiliğinden olacak ya da ‘’başka faktörler’’ devreye girecekti. Ki ben o faktörün Darkseid olmasa bile, yeniden canlanışın ardından Superman’in ilk başta kötü tarafta yer alacağına inanıyordum. Zira elimizde Superman: The Animated Series gibi bir örnek mevcuttu da, Darkseid gelmeden önce Steppenwolf sonra Superman gibi karakterler bir ön istila hareketleriyle animasyon serisinde karşımıza çıkmışlardı. Hatta bu animasyon serisinde Lois Lane anahtar bir rol oynamış ve Superman’in kayıp/değiştirilmiş hafızasının yerine gelmesini sağlıyordu.

Fragmanların birinde Bruce Wayne bir hologramın karşısında duruyor ancak hologramın bize ne olduğu gösterilmiyor olsa da Supergirl olabileceği herkesçe dillendiriliyordu. Zaten kırmızı çizmenin üst kısmına baktığımızda Superman kostümü değil daha farklı bir kıyafet olduğu hiç değilse anlaşılıyordu. Bu sahnenin gizemini eğer sonradan yayınlanmazsa anlayamayacağız ancak yine nedense Superman’in istilacıları yönettiğinde karşısındaki rakibinin Supergirl olduğu bölümü hatırlarsak, ben nedense konunun bu hikayeye bağlanacağını ancak denenemeden önüne geçildiğini düşünüyordum. Böyle bir şey olmasa bile, hologramın Superman: Doomsday animasyonunda olduğu gibi Alternatif-Superman’e bağlanabileceği de aklımdan geçmiyor değildi. Ancak bu benim ortaya attığım bir iddia olarak kalacak, eğer film beğenilirse, esas senaryoyu bilen kimse ağzını bile açmayacak ve yukarıdaki iki ihtimalin dışındaki esas fikri söylemeyeceklerdir. Karşınızda Superman II filminden beri en tartışmalı DC Comics filmi duruyor diyebiliriz, o filmin esas hikayesini seneler sonra öğrendiğimizi unutmayalım, ki vizyondaki halinden epeyce de farklıydı. Yine tekrarlayalım, filmin esas halinin bu olmadığına dair en büyük kanıt hepsinin yeniden çekildiğini kanıtlayan CGI faciası Superman sahneleri.

Tabii her yönetmen karşı taraftan hikayesine saygı duymayı haklı olarak bekleyecektir. Dümeni önce tamamen kendisine veren Warner Bros. sonra dümeni Geoff Johns ile paylaştırmış ve sonra da ‘’yeniden çekim’’ kararıyla da ikisini de dümenden iterek başa kendisi geçmişti. Yeniden çekimin her zaman olmasa da genellikle ‘’senaryoyu değiştirmek’’ anlamı taşıdığını bilmeyenlere de hatırlatmış olalım. İşte bu yüzden tıpkı geçmişte Richard Donner’a yaptıklarını Zack Snyder’a da yapıp kendi zevklerince bir filmi izleyicinin önüne getirerek hikaye anlatımını da baltalamış oldular. Fakat bunu yaparken yeni sahnelerin Zack Snyder’in onayı alınarak çekildiğini pek çok kez gözümüze soktular, filmde tek yönetmen olarak da onun adı geçecekti, bu bir şark kurnazlığıydı elbette. Eğer film beğenilmezse tüm suç Snyder’in olacak ve zaten peşin peşin gönderilen yönetmen günah keçisi ilan edilecekti. Yeni gözde Joss Whedon’a da leke bulaşmamış olacaktı.

Bu Warner Bros.’un ilk rezaleti değil. Yukarda da anlattığımız gibi, üçleme bir hikaye kurgulayan Richard Donner ikinci filmin çekimleri biter bitmez kovulmuş ve yeniden çekilen sahnelerle filme dolgu yapılarak filmin hikayesi baltalanmıştı, sonradan gerçek kurgunun ne olduğunu öğrenmekle beraber belki de sinema tarihinin en iyi üçlemesi olabilecek bir hikayeyi kaçırdığımızı anlayacaktık. Superman IV filmi en azından eli yüzü düzgün bir film olabilecekken stüdyo müdahalesiyle kesilen sahneler yüzünden yarısı havada kalmış vasat bir filmden öteye gidememişti, bu dördüncü filminden sonra beyazperdede Superman uzun bir süre hayal olarak kalmıştı. Tim Burton’un elinden Batman alınmış ve karakter-mekan birden bire değişerek izleyici dumur edilmiş, serinin yine dördüncü filmiyle Batman’e kısa sayılamayacak bir süre yine beyazperde yolu kapanmıştı. Sanırım en çok beğendikleri film Green Lantern olacak ki, hiçbir spekülasyon olmadan vizyona giren filmleri o oldu, gişede de güzelce battı.

Aşağıda madde madde iyiyi kötüyü sayacağız ancak bir konuya açıklık getirelim, filmde Zack Snyder ile Joss Whedon’un çektiği sahneler kendini hemen belli ediyor. Görsellik olarak değil hikaye olarak da belli ediyor. Filmin yarısından fazlasında Warner Bros.-Joss Whedon etkisini hissediyorsunuz, hissetmekle kalmıyor fark ediyorsunuz. Filmin ilk yarısının büyük çoğunluğu Zack Snyder’a aitken ikinci yarının tamamı Whedon’a ait, bu belli oluyor. Hatta Whedon, yine kendisinin çektiği ilk Avengers filminden aşırdığı kısımları Justice League filmine monte ediyor. Yanlış anlaşılmasın, The Avengers oldukça başarılı bir filmdi. Ama aynı formülü kimi yerlerde tıpkısının aynısı sahnelerle sunmak kesinlikle bir başarı değil. Hatta Joss Whedon’un çektiği Avengers filmleri ile karşılaştıralım madde madde, daha açıklayıcı olacaktır:


1-İlk Avengers filminde Loki’nin asasına dokunduktan sonra karakterlerin birbirleri hakkındaki gerçek düşüncelerini duyduğumuz sahne ile Aquaman’in kemendin üstüne oturup herkes hakkındaki gerçek düşüncelerini söylediği sahne… 

2-Bruce Banner’ın yeniden Hulk olmayı reddetmesine rağmen filmin sonlarında fikrini değiştirmesiyle Superman’in yine filmin sonunda fikrini değiştirerek geri dönüşü…

3-Loki’nin Dünya’yı kendi hakkı olarak görmesi ve yönetmek istemesi ve Steppenwolf’un yine aynı motivasyonu ile iki karakter arasındaki paralellikler-kimi zaman Ultron ile birebir örtüşen noktalar…

4-Cyborg’un –her nereden çıktıysa- dahi olduğunun söylenmesi ve ne büyük bir tesadüftür ki Tony Stark’ın bu ünvanı zaten çoktan kapmış olması, unutmayın Cyborg’un zekası daha çok güçlerini kazandıktan sonraki süreç için konuşulacak bir konudur, öncesi için değil. 

5-Vision’un yaratılış sürecinde enerji yetmediği için Thor’un çekicini kullanması ile Superman’in dirilmesinde yaşanan benzer sorun için Flash’ın gücünü kullanması…

6-Karakterler arası çatışmalardaki benzerlikler…

7-Ultron’un kendisine güç veren sonsuzluk taşı-sonsuzluk taşından dünyaya gelen Vision tarafından yok edilişi ile Steppenwolf’un kendi asker kuvveti tarafından alt edilişi…

8-Ana Kutular’a sonsuzluk taşından hallice misyon yüklenmesi…

Bu liste eğer uzatmak isterseniz uzar gider. Bunlar en bariz örnekleri o kadar. Şimdi gelelim filmin iyi, kötü ve tartışmalı yanlarına, öncelikle iyi yanlarından başlayalım.




Filmin İyi Yanları

1-Kesinlikle Aquaman!

2-Tabii ki Wonder Woman!

3-Steppenwolf’un geçmişinin anlatıldığı muazzam sahne, filmi sırf bu sahne için bile olsa sinemada izlemek gerekir.

4-Batman’li açılış sahnesi de en az yukarda bahsi geçen sahne kadar şahane.

5-Bir sonraki filme selam çakan, Lex Luthor’un önderliğinde kurulacak kötüler takımı göndermesi, merakla bekliyoruz!



Filmin Tartışmalı Yanları

1-Barry Allen seyirciyi ikiye böldü. Kimisi gerçekten çok sevdi kimisi de sevmedi. Ben sev(e)meyen taraftayım.

2-Parademonlar akılsız yaratıklar, bunu biliyoruz bilmesine de, kendi üstünü tanıyamayacak kadar da akılsız değiller.

3-Film müzikleri fazla klasik, hele ki Danny Elfman’ın 1989 yılındaki Batman müzikleri ile kıyaslanınca pek tatmin etmiyor. Yine de alıcısı varmış gibi duruyor.

4-Batman, Parademonları çeken şeyin korku olduğunu nasıl anladı?

5-Cyborg’un karakter evriminin kopuk olması, film başındaki bunalımlı karakterden film sonundaki ayak parmağı şakası yapabilecek kadar kendisiyle barışık bir karaktere dönüşüvermesi…

6-Clark Kent?




Filmin Kötü Yanları

1-Snyder Batman’i nerede Joss Whedon Batman’i nerede! Batman v Superman: Dawn of Justice filminden sonra karakter değişimi bekliyorduk zaten de, kimse bize cıvıklaşacak dememişti! Ki filmin ilk yarısında Snyder’in çektiği her halinden belli olan Batman sahneleri ile karşılaştırınca Joss Whedon Batman’i kabak gibi ortaya çıkıyor.

2-Superman’in karakter evriminin Cyborg’unkinden daha beter olması! Warner Bros. sağolsun. Eminim ki, Snyder’in tasarladığı Superman hikayesi kesinlikle bu değildi, karakterin gelişimi bir sonraki Justice Legue filminde bitip, Superman Saga sonlanıp, Flashpoint’e gidilecekti ya da Flashpoint’e doğrudan gidilip kısa kesilecekti.

3-Batman v Superman: Dawn of Justice için yapılan ve pek de doğru bulmadığım, pek çok iyi klibin bir araya getirilip kopuk bir filmin ortaya çıktığı yorumu esasında bu film için geçerli. Sahne sahne zaten ayırt edilebilen filmin alt metinde kopuklukları fazlasıyla mevcut. Oysa bir önceki filmde bir konu bütünlüğü, işlenen bir hikaye vardı ve alt metnin giriş-gelişme-sonucunda herhangi bir kopukluk yoktu.

4-Yüzeyden bakınca başı sonu belli olan bir film… Ama sadece yüzeyden…

5-Bir filmi iki farklı yönetmenin çektiği bu kadar mı belli olur! Hangi sahneyi hangi yönetmenin çektiğini kolaylıkla tek tek sayabilirsiniz. Suicide Squad’a bu konuda laf atanları da sahneye davet ediyorum. En azından o filmi tek yönetmen çekti, başı sonu kendi vizyonuyla bezeliydi, görsel dili kendine aitti. Tabii Warner Bros. bu filmi de yeniden çektirtti ya, neyse!

6-Ne yazık ki Superman’in suratı… Bu filmi bu haliyle nasıl izleyici karşısına koydular hayretler içindeyim. Star Wars: Rogue One filminde genç Prenses Leia’nın görsel efekt yüzüne ileri-geri konuşanları bu konu için de sahneye davet ediyorum.

7-Snyder’in CGI sevdasının Whedon eliyle iyice suyunun çıkarılması…

8-Ben Affleck spekülasyonları canımızdan bezdirdi. Burada ekibin ortak kanısı olduğunu düşündüğüm bir yazı mevcut, Ben Affleck’i sevmiştik ama anlaşılan bu rolde pek tutunamayacak gibi. Özellikle Snyder olmadan işi çok daha zor.

Film hakkında daha çok yorum yapılabilir, üzerine daha çok kalem oynatılabilir ancak burada kesmek yeterli olacak. Bu yazıyı yazdıran esas sebep, filmin ‘’kör göze parmak’’ yapım sürecinin dillendirmeyen kısımlarını öne çıkararak, yönetmenin istediği film ile şirketin istediği film ayrılıklarının nerelere varabileceğini göstermekti. Tabii olan yine Zack Snyder’a oldu, zira yazıyı yazarken hala Snyder’a yükleniliyor. Hayır, bu film kesinlikle onun filmi değil. Peki buna neden ses çıkarmıyor? Sebebi basit, Hollywood’da kimse mızıkçıları sevmez, yönetmen olarak büyük prodüksiyonlardaki kaderi susmasına bağlı. Yoksa kendisini her an düşük bütçeli aksiyon filmlerinin yönetmeni olarak bulması işten bile değil!

Yorum Gönder

[disqus]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget