Titans 7. Bölüm İnceleme

Titans 7 bölüm sonunda öyle bir dizi haline geldi ki, eğer sezonun başından beri bölüm bölüm izliyorsanız 5. bölümün sonunda Jason Todd’un gelişi hariç hiçbir bölümde ”Hemen yeni bölüm çıksa da izlesek” dedirtmemesine rağmen yeni bölüm gelince kendinizi saniyesinde diziye kaptırabiliyorsunuz. Çünkü dizinin hem sezonun büyük hikayesini, hem de karakter hikayelerini takip etmek çok kolay. Ama bunun sebebi biraz da karakter hikayesi olarak sadece Dick Grayson ve Rachel’ın anlatılması. 7 bölüm geçti Kory’e dair ilk bölüm dışında hiçbir şey anlatılmadı, Garfield’da çok az şey gösterildi.

Bu bölümün en iyi yanı Kory hariç, üç karaktere de odaklanılmış oluşu. Bir yandan Rachel ve annesi meselesine odaklanıp, Organizasyon’a dair daha çok şey öğrenirken, bir yandan Dick Grayson’ın Robin sorunları anlatılırken bir yandan da Garfield’ın ilk kez birini öldürüşü anlatıldı. Her ne kadar Rachel ve annesi meselesi daha büyükmüş gibi gösterilmeye çalışılsa da, bana yine merkezde Dick Grayson varmış gibi geldi. Geçen bölümün incelemesinde eğer Robin’e ayırdıkları zaman ve ilgi, Titans’ı geride bırakırsa dizi Titans dizisi değil Robin dizisi olur demiştim. Bu bölüm biraz öyle oldu açıkçası. Rachel’ın annesini kurtarmak üzerine ayrılan koca bir bölüm, daha çok Dick Grayson anlattı. Şöyle diyeyim: Yazarların amacı Rachel’ın annesini kurtarmaktı, bölümün en büyük olayı buydu. Ama bir yandan da bu olurken diğer karakterlerin sınırlarını zorlamak istemişler. Garfield ilk kez birini öldürdü mesela, Kory’nin üzerinde de deneyler yapıldı. Zaten bir önceki bölümün tamamı Dick Grayson’ın Robin’liği bırakma meselesine ayrıldığı için, hemen bir hafta sonra tekrar bu konuyu izlemek bölümün asıl amacının önüne geçti. Angela’yı kurtarırken yan hikaye olarak da Robin’i anlatmak istediler ama işin dozunu biraz kaçırdılar.

Dick Grayson dizinin en ilgi çekici karakteri kabul, en çok Robin meselesini izlemek istiyoruz o da kabul, ama dizi bunu abartınca işin tadı kaçıyor. Benim bölüme dair en büyük eleştirim bu. Bunun dışında harika bölümdü. Sonunda Organizasyon’a dair daha çok şey öğrendik ve en önemlisi nihayet dizi Rachel meselesini ilerletmeye karar verdi çünkü birkaç bölümdür askıya alınmıştı Rachel konusu. Buna rağmen Rachel konusunda anlatabileceğim yeni birşey yok çünkü yeni bilgiler vermediler. Sadece anneyi kurtardık. Sanıyorum 8. bölümde anne her şeyi anlatacaktır. Bölümün en büyük artılarından biri bence Garfield’ın ilk kez birini öldürmesiydi. Bunun etkisi 16 yaşında bir çocuğun üzerinde büyük olmalı, ona yardımcı olabilecek kişi de Dick Grayson’dan başkası değil. Bölümün en sevdiğim sahnesi yine Dick Grayson’a ait. Hastaneden kaçarken koridorda güvenlikle karşılaştıkları an. Ekip Rachel’ın annesi, Rachel, üzerinde deneyler yapılan Kory ve şok geçiren Garfield. Dick’in durumu da pek iç açıcı değildi ama herkesin önüne geçti, derin bir nefes aldı ve tam takımının ihtiyaç duyduğu anda 8-9 güvenliği tek başına darmadağın etti. Bu o kadar bi’ Batman hareketi ki. Ayakta kalan son kişi olmak. Çok belli izlediğimiz kişinin Robin oluşu. Bu sahneler sayesinde Dick Grayson bu dizinin yıldızı. Belli ki öyle olmaya da devam edecek.

8. bölümün adı Donna Troy, ikinci bölümde duvardaki fotoğrafta gösterildikten sonra nihayet Donna Troy’a da geçiyoruz. Kendisi çizgi romanlarda Wonder Girl olarak biliniyor bu arada. Dizide Dick Grayson’ın eski kız arkadaşı. Aslında kız arkadaşı mı bilmiyorum, bir ara takılmışlar işte. İşin can sıkıcı tarafı Dick’in yine ekibi bırakıp bir yerlere gidişi. Bu sezon 10. kez falan oluyor bu. Ama şöyle de bir şey var: Hem Rachel’ın annesini buldu, hem de Rachel’ın peşindeki Organizasyon’un tesisini havaya uçurdu. Rachel artık güvende zannediyor olabilirler. Ama tabii ki değil ve tabii ki yine bir araya gelecekler. Dick Grayson artık resmen Robin olmayı bıraktığı için, yavaş yavaş Nightwing hazırlığı bölümü olabilir.

Önümüzdeki bölüm Donna Troy’u merakla bekliyorum.

Yorumlar