Çizgi Kafe

Flashpoint hikayesinin uyarlanacağı The Flash solo filmi daha çekimlere başlamadı ama şu ana kadar iki yönetmen, birkaç senaryo ve bolca kafa eskitmişliği var. Muhtemelen teklif götürülen ama reddeten yönetmenler de vardır. Mesela Ben Affleck. Evet inanır mısınız, vallahi Ben Affleck.
Variety'nin haberine göre Warner Bros uzun suredir beklemede olan Flashpoint filminin yönetmenliği için Affleck'in de kapısını çalmış, Affleck "Kim o?" demiş, WB "Batman rolüne devam eder misiniz bilmiyoruz ama evrenin en karmaşık filmlerinden birini yönetmek ister misin?" diye sormuş. Affleck de durur mu yapıştırmış cevabı: "Beni bi' sal artık Warner."

Flashpoint filminde Ben Affleck'i görür müyüz bilmiyorum, ama rolü küçük olacağından güzel bir veda olabilir. Belki o zamana kadar bile durmaz da neyse. Affleck reddede dursun, Flashpoint filminin yönetmenleri bulundu. Spider-Man Homecoming'in senaristleri John Francis Daley ve Jonathan Goldstein, filmi yönetmek için görüşmelerde.


Spider-Man'in tonlarıyla Flash'ın tonları birbirine yakın olduğundan iyi bir karar gibi duruyor. Homecoming'de iyi de bir iş çıkardılar, hatta bi' ara ikili o filmin yönetmenliği için de Marvel'ın listesindeydi. Ezra Miller'ın Fantastic Beasts 2'deki rolü için bu kadar beklendi ancak daha beklenecek çok kişi var gibi. Aquaman için Jason Momoa, Wonder Woman için Gal Gadot, hatta eklerlerse Mera için Amber Heard falan. Barry'nin annesini kurtararak yol açtığı o savaş halindeki dünyanın tam olarak hangi kısımlarını filme ekleyecekler bilmiyoruz. Senaryo da yazım aşamasında zaten. Koskoca Flashpoint'i film yapıp bir zahmet efsane mektup sahnesini, Thomas Wayne'i, Atlantis ve Amazonlar savaşını ve Reverse Flash'in ölümünü göstersinler bir zahmet.

Bu filmde olacaklarla Warner Bros, evrende neleri değiştirme cesaretinde bulunacak o da önemli.


DC evrenini kozmik olarak masaya yatırdığımız, evrenin farklı noktalarını incelediğimiz bir özel dosyamız var: Kozmik DC Dosyası. Bu dosyaya daha önce birçok farklı kavramı, evreni, karakteri ve gücü sığdırdık. Kozmik dosyaya ulaşmak için tepedeki menüden Özel Dosyalar sekmesini kullanabilirsiniz ya da dosyayı toplu olarak okumak için bu linke tıklayabilirsiniz: Kozmik DC Dosyası.

Şimdi sırada evrendeki önemli gezegenler ve sistemler var. DC evreninde sürekli ismini duyduğumuz bu yerler neresi? Galaktik bir harita çıkarma zamanı!

Oa
Evrenin Muhafızlarının merkezi. Yeşil Fener Birliği'nin karargahı ve merkezi güç bataryalarının bulunduğu yer. En eski gezegenlerden bir tanesi olmasının yanı sıra Oa, evrenin merkezindeki gezegen oluyor. Fener birliğinin merkez bataryasıyla birlikte, hapishanelerinden mahkemelerine kadar bütün sistemleri de evrenin bu merkezinde bulunuyor. Gezegenin koruma sistemi çok güçlü ve kendisi de bir çöl gezegeni. Yeşil Fenerlerle ilgili daha fazla detay için şuraya bakabilirsiniz.

Mogo 
Mogo aslında hem bir gezegen hem de bir Yeşil Fener Birliği üyesi. Alan Moore'un yarattığı bu gezegen, birliğe yardımcı olacağı zaman bütün ekvatoru boyunca birlik sembolünü parlatır. Ayrıca ölen fenerlerin yüzükleri Mogo'ya gelir ve buradan Mogo tarafından gönderilir. Üzerindeki dinlendirici yapısı sayesinde birçok fener, zihinsel sıkıntılarını Mogo üzerinde gezip, Mogo ile zihinsel konuşmalar yaparak atabilir. Lights Out serisinde Oa, Relic tarafından yok edildiğinde, yeniden inşa edilene dek Mogo merkez olmuştu.

Korugar
Dünya dışında Yeşil Fener Birliği'ne çok üye çıkaran gezegen olarak da bilinir. Aynı zamanda çok kuvvetli üyelerdi bunlar: Sinestro, kızı Soranik Natu ve yine en büyük fenerlerden Katma Tui. Korugarlılar insansı bedenlere sahiplerdir ama sadece ten renkleri kızıldır. Sinestro yozlaştıktan sonra gezegenini bir diktatör olarak yönetmişti ancak fenerler tarafından kovuldu ve yenildi. Korugar'da fenerlere iyi gözle bakılmaz. Nihayetinde onları zora sokan da bir fenerdi. Ancak First Lantern Volthoom tarafından yok edildi. Sinestro Birliği ilgili daha fazla detay için şuraya bakabilirsiniz.

Ysmault
Kırmızı Fenerlerin evi ve merkez bataryalarının yuvası. Şeytanların yönettiği eski Empire of Tears'ın başkentiydi. Eski kralları öldüren Atrocitus, kanlarıyla kan denizini yaptı, kristalleşmiş kandan kırmızı yüzükleri dövdü. Fenerlerin bu gezegene girmesi kesinlikle yasaklanmış ancak Abin Sur zamanında buraya çarpan bir geminin kazazedelerini kurtarmak için girmiş, sonunda da En Karanlık Gece (Blackest Night) ile ilgili kehaneti öğrenmiş, Dünya'ya yönelmiş, nihayetinde de ölmüştü. Kırmızı Fenerlerle ilgili daha fazla detay için şuraya bakabilirsiniz.

Zamaron
Bir "Adem ile Havva" burada ölmüş ve onların aşkı Yıldız Safirini (Star Sapphire) oluşturmuş derler Zamaron için. Oa'daki diğer Maltuslulardan kaçan Zamaron kadınları burayı keşfetmiş ve safirin gücüyle tanıştıktan sonra kendi merkez bataryalarını inşa etmişlerdi. Zamanla evrimleşerek güçlendiler ve savaşçılara dönüştüler. Tabii zamanında kaçtıkları Oalılara ve fenerlere de düşman oldular nihayetinde. Zamaronlar ile ilgili daha fazla detay için şuraya bakabilirsiniz.

Qward 
Anti Madde evreninin merkezindeki bu gezegen Oa'nın tam olarak aynı konumunda, zıt evreninde bulunur. Asi Maltuslu Krona'nın zamanında yaptığı deneyler sonucunda doğmuş bir evrenin ürünüdür. Sonra Crisis on Infinite Earths öyküsünde Anti-Monitor'un silahını Weaponers adı verilen ırka dövdürdüğü yer de olur burası. Yıllar sonra Sinestro muhafızlar tarafından yenilip buraya sürgüne gönderildi. O da burada kendi birliğini kurmaya başladı. Sinestro'nun Qward öyküsünü de yine burada bulabilirsiniz.

Krypton
Superman'in doğduğu ve ayrıldığı gezegen. Rao kızıl yıldızının yörüngesinde dönerdi. Dünya'ya oldukça benzeyen bir yapısı vardı ve Yeşil Fener Tomar Re tarafından korunmaktaydı. Bildiğiniz üzere birkaç kurtulan dışında kendisi yok oldu. Ayrıca Weghtor isminde bir uydusu vardı. Galaksinin ilk kolonicilerinden olan Kriptonlular, ilk kolonilerini de kendi uydularına kurmuşlardı.

Bizarro World 
Htrae gezegeni olarak bilinir aslında. Bizarro Superman'in memleketidir. Gerçekten de Dünya'nın küp şeklinde bir formasyonudur. Ancak Bizarro'nun kendisinin yarattığı bir dünyadır. Superman'le karşılaşmasından sonra kopyalama yapabilen bir ışınla Superman'in dünyasını kusurlu bir şekilde inşa etti yeniden. Kendisi Bizarro #1 oldu, Bizarro Lois Lane ve daha nicelerini oluşturur. Bu dünyada herkes tersten yaşar. Mutlu olduğunuzda üzgünüm dersiniz.
 
Rann
Alpha Centauri yıldız sisteminde, Dünya'dan 4.5 ışık yılı uzakta bir gezegendir Rann. Dünyalı arkeolog Adam Strange'i bu gezegene getiren bir bilim adamı, gezegenin korumasını da Adam'a vermişti. Yıllar önce yapılan atom savaşları sonunda yok olmak üzere olan gezegeni Adam ve bilim adamının kızı Alanna kurtarmaya çalışırken, gezegeni yeniden yeşillendirmesi için Swamp Thing'den bile yardım almışlardı. Superboy Prime tarafından Polaris sistemine taşınan Rann, Thanagar gezegeniyle burun buruna gelince Rann-Thanagar Savaşı başladı.

Thanagar 
Burası şahin insanların gezegenidir. Ayrıca Nth metali denilen oldukça değerli maddenin merkezi de burasıdır. Tabii Hawkgirl ve Hawkman'in yuvaları da aynı zamanda burası. Thanagarlılar teknoloji olarak oldukça ileride olan bir ırktır ve zamanında tüm galakside kolonileşme çabalarına kendileri de katılmıştır. İmparatorlukları gittikçe büyümüş, kendi bölgelerine hakim olmuşlardır. Infinite Crisis dönemine geldiğimizdeyse büyük Rann-Thanagar Savaşı'nın tarafı olmuşlardı.

Daxam
Kripton ve Dünya'ya oldukça benzeyen bir yer. Yeşil Fener Sodam Yat'ın gezegenidir. Vakti zamanında Mongul buraya gelip bir diktatörlük kurmuş, Sinestro Birliği'ni buraya taşımıştı ancak Sodam Yat, ION gücünü kullanarak gezegenin kırmızı güneşini Dünya'nınki gibi sarı güneşe çevirmiş, bunun sonucunda da Daxamlılar Supermanvari güçlerle Mongul'u yenmişlerdi. Sodam Yat daha sonra güneşi eski haline getirip işleri normale çevirdi. Daxam'a giriş ve çıkışlar gezegenin kendi kontrol konseyi tarafından tamamen yasaklanmıştır.
 
Czarnia 
Bir zamanlar barışçıllıkta Kripton'la yarışan Czarnia, evrendeki en mükemmel yerlerden birisiydi. Sosyal açıdan tüm halkı refah içindeydi. Bir gün bir bebek getirildi buraya. Bakıcısını delirtti. Bebeğe daha sonra, "iç organlarınızı yemekten büyük zevk alan" anlamına gelen Lobo ismi verildi. Lobo 17 yaşına geldiğinde bütün gezegeni yerle bir etti. Akrep benzeri canavarlarla 5 milyar nüfusu sıfıra indirdi. Şu anda geriye kalan tek Czarnialı ise Lobo'nun kendisi. Gezegeniyse hala yıkıntı ve kemiklerle dolu.

Vega Yıldız Sistemi
Son olarak, yukarıdaki önemli gezegenlerden sonra bir de devasa bir sistem olarak Vega var elimizde. Zamanında Maltuslular burada yaşarken Psion ırkı üzerinde deney yapmışlar, daha sonra Oa'ya taşınınca, kalan Psionlar geride bırakılan teknolojiyi öğrenmiş ve daha da geliştirmişlerdir. Ve zamanla kendi içlerinde geliştikçe Muhafızlardan ve Yeşil Fener Birliği'nden nefret etmişlerdir. Bunun sonucunda da Muhafızlar, Yeşil Fenerlerin Vega Yıldız Sistemi'ne girmesini kesinlikle ve kati surette yasaklamışlardır. Hiçbir Yeşil Fenerin olmadığı bu sistem de galaksinin suç oranının ve kaçak sayısının en çok olduğu yer olmuştur haliyle. Yıllar sonra asıl girmeme sebebinin, Larfleeze'i buradaki Okaara gezegeninde tutmak olduğu anlaşılmış, bundan dolayı kanun kaldırılmış ve fenerlerin girişi serbestleştirilmiştir. Sistemde 23 gezegen vardır. Bunlardan birisi Teen Titans üyesi Starfire'ın daha sonra yok olmuş gezegeni Tamaran, bir diğeri Omega Men'in merkez üssü Kuraq'tır.

Bazı diğer gezegenleri ve farklı evrenleri ise Çoklu Evren Haritası yazımızda anlatmıştık.

***
Bu dosyamızı da bu şekilde bitirmiş bulunuyoruz! Kaçırdığımız bir gezegen var mı? DC Evreninin kozmik yanlarından merak ettiğiniz şeyler var mı? Yorumlarda söyleyebilirsiniz!

Shazam filmine dair bildiğimiz şeyler henüz sınırlıydı. Daha hiçbir karakter görüntüsünü bile alamadık. Çekimlerin başladığını ve 5 Nisan 2019 tarihinde filmin gireceğini biliyoruz, yönetmenin David Sanberg olduğunu, Shazam'ı Zachary Levi'nin oynacağını biliyoruz. Ha, bir de Shazam'ın en büyük düşmanı Black Adam'ın filmin kötüsü olmadığını biliyoruz. Tabii bu durum en başından beri herkesi şaşkınlığa uğrattı ancak sonunda filmin kötüsünün kim olduğunu öğrendik: yine Shazam'ın büyük düşmanlarından birisi olan Doctor Sivana. Oynayacak kişi ise DC evrenine yabancı değil: Green Lantern filminin Sinestro'su Mark Strong.
Doctor Sivana adında kötü bir şerefsizi oynuyorum ki en eğlencelileri de bu tipler oluyor. Green Lantern filminde Sinestro'yu oynamıştım ki her ne kadar ben o filmin güzel olduğunu düşünsem de isteneni veremediği için DC ile hala bitmemiş bir işimin olduğunu düşünüyorum. O filmde gayet kötü bir karakteri oynamıştım ve devam filminde daha da kötüleşmesini görecektik ancak olmadı. Dolayısıyla o şansımı Shazam için değerlendireceğim umarım.

Eğlenceli bir film olacak. Süper kahraman olmasına rağmen hala ufak bir çocuk olan bir çocuğun öyküsü bu. Biraz 'Big' biraz 'Stranger Things' tadı var. Uzun süredir antrenmandayım, sanırım film boyunca da bolca uçup ellerimden elektrik fırlatacağım.
diyor Mark Strong.

Ancak haberler bundan ibaret değil. thathashtagshow sitesi daha önce olduğu gibi yine Shazam filminin oyuncu seçmesi kağıtlarını bulup aranan oyuncuların tanımlarını paylaşmış. Ancak uyaralım filme dair spoiler olabilir bundan sonrası.

---------------------------------------------------------------------------------------

SPOILER ÇIKABİLİR!

---------------------------------------------------------------------------------------

Thaddeus Bodog Sivana - Dünya'yı ele geçirmek niyetinde olan, ölümden dönmüş bir büyücü. Yardımcı Erkek Oyuncu

Beautia Siavana - Sivana'nın sadık kızı. Sevgisine karşılık bulamayınca taraf değiştirip Billy'e yardımcı oluyor. Yardımcı Kadın Oyuncu

Magnificus Sivana - Sivana'nın inanılmaz devlikte güçlü oğlu. Shazam ile savaşacak. Yardımcı Erkek Oyuncu

Shazam - Güçlerini henüz hazır olmadan bir çocuğa vermek zorunda kalan yaşlı büyücü.  Yardımcı Erkek Oyuncu

Gizemli Adam - Shazam'ın emrindeki kişi. Cameo Erkek.

Genel olarak bakacak olursak, Sivana orijinal versiyonundan çok uzakta bir karakter olacak. Doctor Sivana dediğiniz adam dev robotlar yapıp Shazam'ı onlarla uğraştıran ufak tefek, karizması çok olmayan bir adamdır. Mark Strong'u uçurup elektrik fırlattıracaksanız o zaman Black Adam'ı ilk filme koysaydınız yahu?! Kabul, New52 döneminde Sivana'ya böyle bir büyücülük durumu da eklendi ancak bu adam her zaman en bilindik kötü bilim adamı tiplerindendir.

Tabii, Shazam her zaman en klasik, en çocukça ve en 1940lar hikayelerini taşır. Kötü adamın aklında dünya hakimiyeti olması söz konusu Shazam olduğunda klişe değil, zaten olması gerekendir. Ama Sivana konusunda ben mutsuzum ne yazık ki. Beautia ve Magnificus çizgi romanlarda her zaman Billy'nin yardımcısı olan karakterlerdi. Beautia yine çizgi romanlardaki versiyonuna yakınken Magnificus için farklı bir şey denenecek anlaşılan.

Ve son kısımdaki "Gizemli Adam" kişisinin de The Rock bedeninde gelecek Black Adam cameosu olduğu konusunda hemfikiriz sanırım?

Pekala, siz Shazam filminden ne bekliyorsunuz?

Hellboy filminin yeniden çekimi konusunda hepimiz heyecanlıyız. Özellikle Stranger Things'le birlikte artık oldukça bilinir birisi olan David Harbour'un filmden görselleri gelmeye devam ettikçe, Ron Pearlmanlı Hellboy serisinin de üstüne çıkabileceğini düşünmeye devam ediyoruz. Ayrıca film yaklaştıkça da David Harbour'un film hakkındaki demeçleri de artıyor. Geçtiğimiz günlerde şu şekilde bir demeç vermişti:


Fakat ihtiyar kurt durulmuyor. Collider'a verdiği röportajda eğer teklif etseler Indiana Jones yeniden çekiminde bile ağır aksak bir Indy'i canlandıracağını söyleyen Harbour, Marvel filmlerine ve aslına bakarsanız genel olarak süper kahraman filmlerine bakış açısını da şu şekilde özetledi:

"Ben elimizdeki bu eğlence sinemasının üzerine bir şeyler katmak istiyorum. Bir noktada beni Hellboy'u oynamaya çeken de bu oldu. Macera ve aksiyon dolu süper kahraman filmlerini gerçekten seviyorum ama bana göre Marvel evreni yeterince yetişkin değil. Deadpool ve Logan o yönde ilerlemeye başladılar ve ben de bunu Hellboy ile yapmak istiyorum. Sevdiğim şey bu. Daha yetişkin ve kompleks işler yapmak, fedakarlık yapmak gereken ve işlerin her zaman rayına oturmayacağı projelerde olmak istiyorum."

Kim bilir belki de birçok diğer ünlü oyuncu da bu temadan dolayı süper kahraman janrına uzak kalmayı tercih ediyor olabilir.

Sizin bu Hellboy uyarlamasından umutlarınız ne durumda?

DC Sinematik Evreni, 2013 yılında Man of Steel ile başladığında, Disney'in Marvel evrenini geçmesi için yapılan, Warner Bros'un yükselen süper kahraman popülaritesini elindeki ile değerlendirmek istediği bir fırsattı. Çünkü 2011'de Harry Potter serisi sona erince takvimde ve gişede büyük bir boşluk oldu. Yılda 2 veya 3 filmle, bu filmler kağıt üzerinde WB'yi alır götürürdü. Çünkü Disney'i uçurdu. Aynısı niye Warner Bros'a olmasın?

Bunu ben cevaplayayım; eğer evrenin başında çizgi romanları bildiği kadar, beyaz perdede hikaye anlatımını da bilen biri olmazsa, olmuyor maalesef. Geoff Johns ile gördük bunu. Ama Johns bir kenara, günahların ağa babası Warner Bros'tan başkası değil. Nedenlerini siz gayet iyi biliyorsunuzdur. Son olarak gişede oluk oluk para getirmesi beklenen Justice League öyle bir patladı ki, getirdiği tek şey oluk oluk kan oldu herhalde.

Bunun ardından Geoff Johns ile DC Films'in başında olan Jon Berg görevden alındı ancak Johns danışman olarak devam edecek. Herhangi bir yetkisi bulunmuyor. Bu ikilinin yerine ise göreve Toby Emmerich getirildi. Kendisini bu yaz gişede büyük iş yapan It ve başka korku filmlerinden tanıyoruz. Yani evrene getireceği ton, az çok belli ve ben bundan inanılmaz mutluyum.

Warner Bros CEO'su Kevin Tsujihara şöyle diyor; "Warner Bros, en büyük ve çeşitli yapımları çıkarmaya devam etmeli. Biz böyle başarılı olduk. Disney'in yaptığını yapamayız, onların çok işine yaradı ama bizim öyle bir stüdyo değiliz. Herkese hitap eden filmler yapmalıyız. Toby'nin DC Films'e yeni bir soluk getireceğinden eminim."

Toby Emmerich'in görev değişikliği üzerine başka değişiklikler de yaşandı. Tanıtım departmanının başındaki Sue Kroll, yapımcılığa getirildi. Bundan önce Sue Kroll, yeni filmlere onay veren komitede de yer alıyordu. Bu yetki artık sadece Toby Emmerich'e ait. CEO Kevin Tsujihara, iptal etmediği takdirde Emmerich istediği her filmi çıkartabilecek. Tanıtım departmanının başına getirilen Blair Rich ve, dağıtım departmanının başına getirilen Ron Sanders, sadece Emmerich'e hesap verecekler. Emmerich de sadece CEO'ya hesap verecek. CEO'nun kime hesap verdiği de malum zaten.

Her ne kadar kendisi yalanlamış olsa da Sue Kroll'un süper kahraman filmlerinden nefret ettiğine dair söylentiler vardı, kendisi bundan sonra DC Films dışındaki filmler için yapımcı ve ödül komiteciliğine getirildi. Ayrıca bir başka söylenti de Justice League başarısız olacağı için tanıtımının bilerek az yapıldığı yönünde. Batman v Superman'in tanıtımının yarısının Justice League için yapılmadığını da belirtelim.

Bu değişiklikleri görmek ve WB'nin hiçbir zaman Marvel formülüyle başarılı olamayacağını anlaması için Suicide Squad ve Justice League'i feda ettik, olabilir mi böyle birşey! Artık tek umudumuz derli toplu organize bir evren. Emmerich bakalım The Flash filmini reboot olarak mı kullanacak, yoksa çizgi romana hakim olmayan izleyicinin kafasını karıştırmadan yoluna devam mı edecek? Ayrıca çözmesi gereken bi' de Ben Affleck meselesi var.

 
Süper kahramanların yaşadıkları şeyleri genelde sadece aksiyon anında takip etme fırsatımız oluyor. Genellikle kahramanların yaşadığı bunalımları ve çıkmazları farklı hikayelerin konularına hizmet odaklı görüyoruz. Batman, Vision, Omega Men ve Mister Miracle'ın başarılı yazarı Tom King, bu noktaya el atacağı Sanctuary serisini duyurdu.

"Tüm DC çizgi romanları şiddet dolu. Okuması keyifli ve heyecanlı ama bu şiddetin karakterlere ve okura olan etkisini konuşmuyoruz genelde, benden bu konuda bir şeyler yapmamı istediler, ben de bunu yapacağım. Sanctuary diyoruz buna. Süper kahramanlar için bir nevi kriz merkezi olacak. DC çapında, tüm süper kahramanları kapsayacak. Özellikle Batman gibi her gece bir kavganın içinde olan kahramanları."

"Süper kahramanlar için, hani gerçek hayatta gazilerin gidip zihinsel destek aldığı yerler olur ya, ona benzer bir yer olacak. Burada kahramanlar, gerçekten de yaşadıkları şiddetin kendilerini mental olarak etkilediğini ve bunların sonuçları olduğunu itiraf edebilecek. kısaca diyebilecekler ki 'evet, yaşadıklarımızdan mental olarak etkileniyoruz ve insanlarla birlikte olmak bize yardımcı oluyor, bunu da saklamıyoruz'"

Benim aşağı yukarı anladığım olay, süper kahramanların bir nevi terapi merkezinde yaşadıkları olayları ve geçirdikleri travmaları birbirleriyle paylaşacaklar. Bunun yanı sıra da streslerini atabilecekleri aktivitelerde birbirleriyle etkileşime geçecekler. İlk bakışta çocukları hedefleyen bir proje gibi duruyor evet ama Mister Miracle ve Vision serisi bize bir şey göstermişse, Tom King karakterlerin travmalarını terapi yoluyla anlatmayı o kadar güzel beceriyor ki, Sanctuary, DC'nin en duygusal ve mental odaklı serilerinden birisi olabilir.

Projenin ne zaman başlayacağını ise henüz bilmiyoruz.


(8 - 14 Ocak)

Valkyrie, Exiles’a Geliyor


Thor: Ragnarok’ta Tessa Thompson'ın canlandırdığı Valkyrie, beşinci ekip üyesi olarak Exiles'a geliyor.

Saladin Ahmed tarafından yazılan ve Javier Rodriguez tarafından resmedilen Exiles, çoklu evreni korkunç tehditlerden kurtarmak için farklı boyutlardan bir araya getirilmiş bir süper kahraman ekibini konu alıyor. Portal açma mutantı Blink'in yönettiği ekipte; Khan, Iron Lad ve hatta X-Babies'den Wolverine'in şirin bir karikatür versiyonu var. Valkyrie, ekibin beşinci ve son parçasını oluşturuyor.

Serinin yazarı Saladin Ahmed, karakterle ilgili şunları söylüyor:"Valkyrie her zaman beni cezbeden bir karakter oldu. İkonik savaşçı kadın görünümü (mızrak, kılıç, uçan at) ve çağdaş New York’ta çalışan antik bir fantastik kahramanının bir arada olması. O klasik bir Marvel kahramanı. Fakat Valkyrie'nin Exiles versiyonu şu ana kadar çizgi romanlarda gördüğümüzden biraz farklı. Bizim Valkyrie, Asgard'ın Yalnız Savunucusu olarak bilinir. Teknik olarak Marvel Cinematic Universe gerçekliğinden olmasa da, temelde Tessa Thompson'un Thor: Ragnarok'ta sergilediği, fiziksel açıdan daha büyük hâli."


Exiles, ayda iki kez yayınlanacak ve ilk olarak 11 Nisan'da raflarda yerini alacak. 2.sayısı ise 25 Nisan'da raflarda olacak.

*****

Tessa Thompson, BAFTA Adayı


Thor:Ragnarok ve Valkyrie’den bahsetmişken, bir de Tessa Thompson’dan bahsedelim. Zira Thompson, “Yükselen Yıldız” kategorisinde BAFTA adayı oldu. Thompson'ın aynı kategorideki rakipleri ise Daniel Kaluuya, Florence Pugh, Josh O'Connor ve Timothee Chalamet.

Adaylar belirlenirken, 2017 yılındaki işleri dikkate alınıyor ve Thompson'ın 2017 yılındaki tek büyük projesi Thor: Ragnarok'daki Valkyrie rolüydü.

BAFTA Ödül Töreni 18 Şubat'ta Londra'nın Kraliyet Albert Salonu'nda gerçekleşecek.

*****

Vin Diesel Yeni Bir Franchise Peşinde


The Wrap'in haberine göre Sony Pictures, Valiant çizgi romanından uyarlanan Bloodshot filminin başrolü için Vin Diesel ile görüşmelerde bulunuyor. Temmuz ayında Sony’nin Jared Leto ile görüşmelerde olduğu söylenmişti. Harbinger'ı içerecek olan beş filmlik bir serinin parçası olarak planlanan Bloodshot’ın vizyon tarihi Sony tarafından ilk olarak 2019 olarak belirlense de, son gelişmelere göre bu tarih, 2018’in son ayları olmak üzere geri çekildi.

Bloodshot’ın yapımcı koltuğunda, Neal Moritz olacak. Senaryosu Eric Heisserer'a emanet olan filmin, yönetmen koltuğunda Dave Wilson oturacak.

*****

İlk “Teen Titans GO! To The Movies” Fragmanı


 “Teen Titans GO! To The Movies” den ilk fragman geldi. 3 Ağustos 2018’de seyirciyle buluşacak animasyonun fragmanı için sizi şöyle alalım:



*****

Thor: Ragnarok Blu-Ray’i 6 Mart’ta Geliyor


Thor: Ragnarok 20 Şubat’ta dijital, 6 Mart’ta Blu-Ray olarak çıkacak. Silinen veya genişletilen sahnelerin ve kamera arkası görüntülerin yanı sıra, “Marvel Studios: İlk On Yıl – Kahramanların Evrimi” başlığı altında güncel MCU zaman çizelgesinde Thor’un bulunduğu yeri gösteren videolar da mevcut.

*****

Brainiac 5 Aktörü Jesse Rath: “Bölümde daha iyi görünüyorum ya. Valla.”


Supergirl’ün sezon ortasından dönmesine günler kala, Legion of Super-Heroes temalı bölümünden bir yeni fragman bir de ön izleme videosu geldi. Brainiac 5, görünümüyle fanların şakalarına malzeme olunca, karakteri canlandıran Jesse Rath Twitter’dan açıklama yaptı: “Bölüm boyunca daha iyi görünüyorum, sizi temin ederim. Konuşmaya başlayana kadar bekleyin, zamanla siz de seveceksiniz."

Hatırlatma: Supergirl “Legion of Super-Heroes” isimli yeni bölümüyle 15 Ocak’ta dönüyor.

*****

Strangers In Paradise 17 Ocak’ta Dönüyor


"Amerika'nın en sevdiği çift geri döndü! Eisner Ödüllü seri 25. yıldönümünü kutlamak için, yeni bir hikâyeyle geliyor!”

Terry Moore’un popüler çizgi romanı Strangers In Paradise, planlanan tarihten 2 hafta erken yayınlanacağı duyuruldu. Strangers In The Paradise XXV # 1, 31 Ocak yerine 17 Ocak'ta yayınlanacak.

*****

Suicide Squad: Hell to Pay Animasyonundan Görseller Geldi


Suicide Squad: Hell to Pay animasyonun seslendirme kadrosu açıklandı. Kadro şöyle: Christian Slater (Deadshot), Billy Brown (Bronze Tiger), Liam McIntyre (Captain Boomerang), Kristin Bauer van Straten (Killer Frost), Gideon Emery (Copperhead), Tara Strong (Harley Quinn), Vanessa Williams (Amanda Waller), C. Thomas Howell (Zoom), Dania Ramirez (Scandal Savage), James Urbaniak (Professor Pyg), Julie Nathanson (Silver Banshee), Jim Pirri (Vandal Savage and Vertigo), Greg Grunberg (Maxum Steel), Dave Fennoy (Blockbuster and Tobias Whale), Cissy Jones (Knockout), Natalie Lander (Darma), Trevor Devall (Punch), Dave Boat (Harvey Dent/Two-Face) and Matthew Mercer (Savage Gunman).

Animasyondan yayınlanan görseller ise şöyle:





*****

Shazam!’da Wonder Woman Cameosu İster Miyiz?


Shazam! yıldızı Zachary Levi, Entertainment Tonight’a verdiği röportajda, Gal Gadot’un bir cameoyla Shazam!’da yer almasını istediğinden bahsetti. Şöyle diyor Levi: "Sanırım birinden cameo almak süper olur, Gal Gadot'un çok enerjik olduğunu düşünüyorum. Bir cazibesi, göze çarpan bir havası var. Eskiden İsrail ordusundaydı. Şimdi  bir anne. Hem ayakları yere basan biri hem klas hem de Wonder Woman. Shazam’ın içindeki 14 yaşındaki Billy Batson’ın bu güzel Amazonlunun etrafında nasıl garipleştiğini görmek çok eğlenceli olurdu diye düşünüyorum. Gerçekten harika olurdu.”

Hatırlatma: Shazam! 5 Nisan 2019'da vizyona girecek.


2011-2016 yılları arasındaki 5 sene çizgi romanlar için oldukça hareketli geçti. Marvel, çoğu serisini yenileyip 1. sayılarından başlattığı Marvel Now dönemini, daha sonra da All New All Different Marvel dönemini başlattı. Bu esnada DC Comics, Bütün dergilerini, hikayelerini sıfırlayarak yeni okurların başlayabilecekleri bir nokta yarattı. Buna New 52 dendi. Şu anda, bu dönemi bitirerek Rebirth adını verdikleri bir dönemi yaşıyorken biz de geçmişi biraz kurcalayalım, henüz okumamışsanız, okuyabileceğiniz bir şeyler için bir tavsiye listesi çıkaralım dedik. Daha önce bunu Marvel Now ve All-New All-Different Marvel için de yapmıştık. O listelere de şuradan ulaşabilirsiniz:

Marvel Now döneminden okumanız gereken en iyi 5 çizgi roman
All-New All-Different Marvel döneminden okumanız gereken en iyi 5 çizgi roman

5. The Flash #1-25
Yazan: Brian Buccellato ve Francis Manapul
Çizen: Brian Buccellato ve Francis Manapul


Listemize Justice League'in şaşkın koşucusu Flash ile başlıyoruz. Şunu belirtmek gerekiyor ki bu noktaya gelene kadar çizgi romanlarda Flash titrini yıllarca Barry Allen değil Wally West taşıdı. Final Crisis ile birlikte, artık Wally'nin son dönemlerini görüp Barry'e yeniden tahtı devretmiştik. Her ne kadar sinemadan ve televizyondan, asıl Flash'ın Barry olduğunu ve her zaman da onun kalması gerektiğini düşünüyorduysanız, New52 öncesi Flash çizgi romanları size Barry'i vermeyecekti. Dolayısıyla aslına bakarsanız yıllar sonra Barry Allen yeniden çizgi roman aleminde bütün yetenekleriyle hikayesini anlatabilme şansı buldu bu seriyle.

Buccellato ve Manapul, ilk ortaklıklarını bu seride gösterdiler ve o kadar naif, o kadar kendi çevresinde dönen öykülere giriştiler ki kendinizi bir anda büyülü bir evrenin içinde bulmanız olasıydı. Renk tercihlerinden tutun da panel kullanımlarına kadar birçok noktada kendine özgü bir seri oldu Flash. Tüm bunların yanı sıra, sadece 25 sayı ile Speed Force kavramını her yanıyla incelediler, Speed Force'u kullanarak Barry'e yepyeni yetenekler kazandırmayı başardılar.

Eğer bu ikilinin bu seride yaptıklarından memnunsanız size, Detective Comics serisinin Icarus ve Anarky hikayelerini de önerelim öyleyse.

4. Aquaman #1-18
Yazan: Geoff Johns
Çizen: Ivan Reis


Sizi bilmem ama ben bu seriyi övmeye başlarken "bundan önce çizgi romanlarda Aquaman bir karikatürden ibaretti" yorumunu kullanmayı sevmiyorum. Aquaman bu dönemden önce de oldukça karizmatik ve canavar gibi bir arkadaştı. Justice League'in Aquaman'ine işte bu diyorsanız, bunun sebebi biraz da Snyder'ın, 90lardaki Peter David dönemi Aquaman'ini baz almasıdır. Aquaman daha önce de çok iyi bir çizgi roman karakteriydi ancak bu seri, popüler kültürde Aquaman için oluşan önyargıları da kırdı desek yeridir.

Öncelikle anlattığı hikaye korkutucuydu. Aquaman'in Dünya'nın diplerinde yaşayıp da en korkunç şeyleri yaşaması gerekirken bu tarzdan uzak duran yazarları pek anlamamışımdır. Dolayısıyla Johns, Trench isimli ilk hikayesiyle derin denizin korkutucu ortamını bize sunmuşken, ilerleyen sayılarda da Aquaman'i hep gizemlerin merkezine koymayı başardı. Sonunda da Justice League serisi ile birlikte Throne of Atlantis hikayesi işlendi, Aquaman'in ve çevresinde olup bitenlerin, DC evrenine ne denli katkı sağlayacağını da görmüş olduk.

Rebirth döneminde yayınlanan Aquaman serisi ise Arthur Curry'nin krallığı ve diplomatik yaşamı üzerine eğilmekte ki yine değinilmesi gerektiğini düşündüğüm bir konuydu. Dolayısıyla onu da tavsiye edeceğim.

3. Green Arrow 17-35
Yazan: Jeff Lemire
Çizen: Andrea Sorrentino

Green Arrow, zamanında Mike Grell'in elinde mükemmel bir anti kahramana dönüşmüş, tüm kahramanlardan ayrı bir noktada kendisini konumlandırmıştı fakat gelin görün ki ilerleyen zamanlarda Oliver Queen popülerliğini yavaş yavaş yitirmeye başladı. Arrow dizisi başladığında oldukça iyi bir kitle toplamış ve herkes tarafından beğenilerek izlenince New52'da başlayacak serisi doğal olarak insanları meraklandırmıştı. Ama New52 Green Arrow serisi faciaydı. Eğer burada bahsettiğimiz kısımları okumaya niyetleniyorsanız, öncesine bir set çekin ve tamamen silin, çünkü o kadar kötü bir seriydi. 17. sayı ile birlikte gelen Jeff Lemire de zaten öncesini silerek işe başladı.

18 sayı içinde bize hem mistik bir Green Arrow, hem beş parasız ve herkes tarafından avlanan bir Oliver Queen veren Lemire, aynı zamanda hikayesini küçük parçalara bölerek her yeni hikayede farklı elementler ekledi. Tüm bu süre içinde Shado'yu bize yeniden sundu, yanında Emiko karakteriyle bizi tanıştırdı, Henry Fyff çizgi romanlarda kendisine yer buldu ve nihayet Komodo gibi adını Green Arrow Düşmanlar Galerisinin üst sıralarına yazdıracak bir kötü karakter sundu.

Yapamadığı tek şey Black Canary'i bize tanıtabilmekti ama New52'nun en büyük hatalarından birisi de karakterlerin eşlerini silmesi olmadı mı zaten? Onun tadını almak istiyorsanız da doğrudan hiç beklemeden Rebirth Green Arrow serisine bakmanızı dilerim. Lemire sonrasındaki sayıları okuyup bitirmenize gerek dahi yok.

2. Wonder Woman 1-35
Yazan: Brian Azzarello
Çizen: Cliff Chiang


Wonder Woman'ın DC Comics tarafından harcandığını düşünen tek kişi ben olamam değil mi? Bakın yıllar boyunca Batman ve Superman'in zilyon tane dergisi olurken, Wonder Woman her zaman sadece tek bir dergide, yazarının insafına bırakılıveriyordu. Tabii, Greg Rucka ve Gail Simone gibi yazarlar güzel işler çıkardılar ancak eğer bugün bir çırpıda Batman ve Superman maceraları saydığımız gibi Wonder Woman hikayeleri sayamıyorsak bunun tek suçlusu Diana'yı tek bir dergiye maruz bırakan DC Comics'tir.

New52'da da ilk 35 sayısında Azzarello ve Chiang o kadar güzel bir Wonder Woman hikayesi kurguladılar ki mitolojiyi en başından itibaren yorumlamaları gerekti. Hepsi tamamen kendine özgü yunan tanrılarının şekillerine ve tavırlarına zaten hayran bir şekilde bakarken serinin ortasında olaylara dahil olan Orion, Highfather ve New Gods ile birlikte seviye oldukça yukarılara çekildi. Tüm bunların yanı sıra Diana'nın kudretini, kararlığını ve şefkat duygusunu bu kadar iyi verebilen bir seri daha olduğunu sanmıyorum. Tabii Rebirth ile birlikte bu güzel hikaye tamamen yok sayıldı ancak Wonder Woman 2 filmi için esinlenilecek noktalardan birisi olacağını düşünüyorum. Aklınızda bulunsun ;)

Ayrıca bir başka güçlü kadın karakter için de J.H. Williams ve Haden Blackman'ın yazdıkları yere kadar Batwoman serisini de okumanızı öneriyorum. Özellikle World's Finest hikayesindeki Wonder Woman/Batwoman takımını sizin de ısrarla bayinizden isteyeceğinize eminim.

1. Earth-2/World's End/Future's End/Convergence/Society
Yazan: Bir dolu yazar.
Çizen: Bir dolu çizer.


Bakın, New52'nun ve belki de DC'nin son 10 yılının en cesur çizgi romanı neydi diye soracak olursanız bana, gözüm kapalı bir şekilde cevabım Earth-2 ve devamı olacaktır. Henüz ilk sayısında Batman, Superman ve Wonder Woman'ı öldürerek tertemiz bir dünya yarattıktan sonra eskinin Justice Society of America ekibini yepyeni imajlarla ve daha kudretli hallerde görüyoruz. Üstelik bu sefer hiçbir şekilde ana karakter oldukları için başlarını kurtarabileceklerinden emin bir şekilde okumuyorsunuz seriyi! Başta ufak tefek hikayelerle ilerlerken Injustice'in yazarı Tom Taylor, Darkseid ve devasa ordusunu bu dünyaya getirdiğinde ortalık karışıyor ve okuyabileceğiniz en enfes serilerden birisine dönüşüyor.

Şöyle düşünün, neredeyse 100 sayıya yakın bir seri boyunca sürekli olarak aktif bir savaş bölgesi içindesiniz ve kahramanlar sürekli fedakarlık yapıp Darkseid ya da onun adamlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Kendi serileri biterken World's End ve Future's End başlıyor, böylece hem gelecekte hem de günümüzde dünyaların nasıl yok olmaya başladığını görüyorsunuz. Olaylar hiç durmaksızın sizi Convergence öyküsüne fırlatıyor ve aksiyon orada da devam ediyor. Bu seriyi takip etmeyen birçok kişi de Convergence öyküsünü bu yüzden sevmedi, çünkü Convergence bu serinin hikayesiydi. Nihayetinde de varlıksal sorgulayışlar eşliğinde Earth-2: Society serisine geliyoruz ve serinin sonuna ulaşıyoruz.

Eğer şöyle sağlam, okkalı ve bir oturuşta sizi kendisine bağlayacak bir seri arıyorsanız, aradığınız o enfes seri burada. Ya da şöyle diyeyim, Injustice hayranı mısınız? Injustice'in ağababası bu seridir.

***
Listemiz genel olarak bu şekilde. Tabii ki buraya belki Justice League, Grayson, Batman gibi dergileri de ekleyebiliriz ancak kısa bir liste sunacak olursak, tercihlerimiz yukarıdakilerden yana olacak. Sizler New52 döneminden en çok hangi seriyi sevmiştiniz ve neden?

Barbar Conan 16 yıllık yokluğunun ardından yeniden Marvel'a döndü. Conan Properties International ve Marvel Comics'in bugün yaptığı açıklamaya göre  Robert E. Howard'ın Barbar Conan'ının yeni çizgi romanları 2019 Ocak itibariyle Marvel adı altında yayınlanacak.

1932 yılında yaratılan Conan, 1970 yılında Marvel çatısı altına girmişti ve o zamandan sonra iyice popülerleşip analarımızın babalarımızın ikonu haline geldi. Yani birçok yetişkinin "Crom adına" demesinin hikmeti Conan'dı. Conan'ın lisans hakları ise 2003 yılından beri Dark Horse Comics'teydi ve şimdiye kadar yayınlanan tüm Conan maceraları (Türkiye'dekiler de dahil sanırım) Dark Horse'un yayınlamış olduğu serilerdi.

Marvel'ın baş editörü C.B. Cebulski şunları söyledi, 
Marvel adı altında Barry Windsor-Smith'ten tutun, John Buscema'ya ve Neal Adams'a kadar birçok efsanevi çizerin kaleminde hayat buldu Conan. Bu mirası sürdürmek bizim için bir görev ve 2019'da Kimmeryalı barbarın eve dönüşü için yeteneklerimizi ortaya dökeceğiz. Oldukça heyecanlıyız!
 Ayrıca Mike Deodato ve Esad Ribic'in çizimleriyle iki de kapak yayınlandı:





Biliyorsunuz, Dark Horse ayrıca 1991 ve 2014 yılları arasında Star Wars'un genişletilmiş evrenini büyük ölçüde kuran yayıneviydi ve 2015'te Marvel haklarını geri aldıktan sonra çok sağlam seriler çıkarmıştı. Aynısının Conan için de olacağını umuyoruz!

 Siz kimmeryalı barbarı özlediniz mi?

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget